Türk Ceza Kanunu madde 158/1-f uyarınca bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası, fail için dört yıldan on yıla kadar hapis ve suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasıdır. Kripto para yatırımlarınızda sahte borsa platformları, manipülatif akıllı sözleşmeler veya eşler arası transfer tuzakları nedeniyle mağduriyet yaşadıysanız, yasal haklarınızı hızlıca kullanmanız büyük önem taşır. Bilişim ekosistemindeki anonim yapı, mağdurların suç faillerini tespit etmesini zorlaştırırken, adli makamların kripto varlıklara zamanında el koymasını da teknik olarak karmaşık hale getirmektedir. Hak kaybına uğramadan dijital fonlarınızı geri kazanmak, blokzincir üzerindeki kriptografik izleri teknik araçlarla takip etmek ve yasal süreçleri eksiksiz yürütmek mağduriyetin giderilmesi için şarttır. Bu makalede şunları öğreneceksiniz: TCK m.158/1-f kapsamındaki suçun unsurları, MASAK hesap dondurma kararına itiraz süreleri, dijital varlıklara el koyma usulleri, Asliye Ceza Mahkemesi dava süreçleri ve zararın tazmini yöntemleri.
TCK m.158/1-f Kapsamında Bilişim Sistemleri Yoluyla Nitelikli Dolandırıcılık Nedir?
Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu, TCK m.158/1-f kapsamında, verileri toplayıp işleyen ve ileten teknolojik ağların mağduru aldatmak ve haksız menfaat sağlamak maksadıyla aktif bir vasıta olarak kullanılması eylemidir. Failin hileli davranışlarını internet, sosyal medya platformları, dijital bankacılık uygulamaları veya kripto para borsaları üzerinden gerçekleştirmesi, mağdurun hileyi denetleme imkanını teknolojik bir perde arkasında ortadan kaldırmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatlarına göre, bilişim sisteminin sadece basit bir haberleşme aracı olarak kullanılması suçun nitelikli halinin oluşması için yeterli görülmemektedir. Bilişim sisteminin, aldatma eyleminin icrasında doğrudan ve belirleyici bir araç olması kanuni bir zorunluluktur.
Türk ceza hukuku doktrininde ve Yargıtay kararlarında “sahneye koyma teorisi” olarak adlandırılan yapı, bilişim ağlarında oluşturulan sahte arayüzlerin tamamını mağduru hataya düşüren entegre bir hile mekanizması olarak kabul etmektedir. Dolandırıcıların internet siteleri üzerinden sahte ilanlar vermesi, oltalama yöntemleriyle mağdurların dijital cüzdan şifrelerini ele geçirmesi veya sahte kripto varlık platformları kurarak yatırımcıların fonlarını yasa dışı havuzlarda toplaması doğrudan TCK m.158/1-f kapsamına girmektedir. Bilişim altyapısının sağladığı hız ve anonimlik, failin çok sayıda potansiyel mağdura eşzamanlı olarak ulaşmasını sağladığı için, suçun tahribat potansiyeli basit dolandırıcılık suçlarına kıyasla katlanarak artmaktadır. Yargı mercileri, teknolojik araçların mağdurun iradesini fesada uğratmadaki etkisini göz önüne alarak ağırlaştırılmış cezalar tayin etmektedir.

Türkiye’de Kripto Para Dolandırıcılığı TCK 158/1-f Kapsamında Nasıl Değerlendirilir?
Kripto para dolandırıcılığı vakaları, blokzincir teknolojisinin ve dijital varlık cüzdanlarının internet üzerinden çalışması nedeniyle, Türk ceza yargısında istisnasız biçimde TCK m.158/1- f maddesindeki bilişim sistemleri yoluyla nitelikli dolandırıcılık olarak cezalandırılmaktadır. Kripto para birimlerinin cüzdanlar arası transferi, madencilik onay süreçleri ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarındaki emir defteri eşleşmeleri tamamen bilişim sistemleri üzerinden gerçekleşir. Failin mağduru yüksek kar vaatleriyle kandırarak dijital varlıkları kendi kontrolündeki bir cüzdana transfer ettirmesi, nitelikli dolandırıcılık suçunun maddi ve manevi unsurlarını tamamlar. Sahte ilk coin arzı kampanyaları, ponzi piramit şemaları ve likidite havuzu boşaltma eylemlerinin tamamı ceza yargılamasının konusudur.
Kripto varlık dolandırıcılığında hileli davranışlar genellikle zincir üstü izleme araçlarından kaçınmak amacıyla fonları kripto para mikserlerine yönlendirme veya soğuk cüzdan yapılarına aktarma gibi ileri düzey gizleme teknikleri barındırır. Türk yargı mercileri, fonların anonimleştirilme çabalarını veya dijital izin kaybettirilmesini suçun oluşumu açısından bir engel olarak görmemekte, aksine failin suç işleme kastının ve hileli hareketlerinin somut ispatı olarak değerlendirmektedir. Soruşturma aşamasında Chainalysis veya Elliptic gibi blokzincir analiz yazılımları kullanılarak işlem kimliği üzerinden yapılan takip işlemleri, kripto paranın hangi borsadan çıkarılıp hangi cüzdana aktarıldığını haritalandırmaktadır. Adli bilişim uzmanları tarafından hazırlanan raporlar, mağdurun iradesinin sahte vaatlerle sakatlandığını mahkemeye kanıtlayan en güçlü delil niteliğini taşır.
P2P Kripto Transferlerinde Banka Hesabı Kullandırma Suçu Nasıl Oluşur?
P2P kripto işlemlerinde üçüncü kişilerin banka hesaplarının kullanılması veya kullandırılması eylemi, failin kastına göre TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılığa iştirak suçunu oluşturur. Kripto borsalarının uyguladığı Müşterini Tanı prosedürlerini aşmak isteyen asıl dolandırıcılar, genellikle öğrencilerin veya dar gelirli vatandaşların banka hesaplarını belirli bir komisyon karşılığında kiralamaktadır. Yargıtay içtihatlarına göre, banka hesabını kullandıran kişi sadece kimlik tespiti gerektiren işlemlerde gerçek faydalanıcıyı beyan etmeme suçunu değil, hesaba gelen paranın suç geliri olduğunu biliyorsa doğrudan nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemiş sayılır. Kripto hukuku uzmanı Av. Ahmet Karaca, bu konuda şunları belirtiyor: “P2P kripto transferlerinde en kritik hata, işlem karşı tarafının kimliğini doğrulamamaktır. Bu durum, bilmeden suç gelirlerinin aklanmasına aracılık etme riski yaratır.”
Banka hesabı kullandırma eylemlerinin hukuki nitelendirmesi, hesap sahibinin suç kastına ve kripto transfer işleminden elde ettiği maddi menfaate göre farklılık gösterir. Hesap sahibi, hesabına gelen paranın dolandırıcılık suçundan elde edildiğini öngörebiliyorsa asıl fail ile birlikte TCK m.158/1-f kapsamında yargılanır. Hesap sahibi eylemin suç teşkil ettiğini tam olarak bilmese dahi, hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde yüksek meblağların hesabına gelip kripto borsalarına aktarılmasına göz yummuşsa, nitelikli dolandırıcılık suçuna yardım etme hükümlerinden ceza alır. Kripto P2P işlemlerinde hesap kullandırma fiillerinin cezai yaptırımları aşağıdaki tabloda detaylandırılmıştır.
| İsnat Edilen Suç Tipi ve Eylem Tanımı | İlgili Kanun Maddesi | Öngörülen Ağır Ceza Yaptırımı |
| Beyan Yükümlülüğü İhlali: Banka hesabının başkasına kullandırıldığının finansal kuruluşa bildirilmemesi. | 5549 sayılı Kanun m.15 | 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası veya 5.000 güne kadar adli para cezası. |
| Nitelikli Dolandırıcılığa İştirak: Banka hesabının kripto dolandırıcılığı ağına entegre edilmesi. | TCKm.158/1-f | 4 yıldan 10 yıla kadar hapis ve elde edilen menfaatin iki katı adli para cezası. |
| Suç Gelirlerinin Aklanması: Suçtan elde edilen fonların kripto borsalarına aktarılması. | TCK m.282 | 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ve 20.000 güne kadar adli para cezası. |
TCK 158/1-f Kapsamında Kripto Dolandırıcılığı Suçunun Cezası Ne Kadardır?
TCK m.158/1-f uyarınca bilişim sistemleri üzerinden işlenen kripto para dolandırıcılığı suçunun cezası dört yıldan on yıla kadar hapis olup, hükmedilecek adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Kanun koyucu, bilişim sistemlerinin kullanıldığı dolandırıcılık suçları için sadece hapis cezasının alt sınırını artırmakla kalmamış, aynı zamanda mahkeme tarafından hükmedilecek adli para cezasının hesaplanmasında mağdurun uğradığı zararı doğrudan referans alan özel bir ceza adaleti mekanizması kurmuştur. Nitelikli dolandırıcılık suçunun alt sınırının dört yıl olması, fail hakkında verilecek cezanın Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca ertelenmesini veya adli para cezasına çevrilmesini kural olarak imkansız hale getirmektedir.
Kripto para dolandırıcılığı suçlarında menfaatin iki katı kuralı, siber suçların ekonomik motivasyonunu ortadan kaldırmayı amaçlayan ve Asliye Ceza Mahkemeleri tarafından titizlikle uygulanan sert bir yaptırım aracıdır. Örneğin, kripto para oltalama saldırısı sonucunda mağdurdan suç tarihi itibarıyla iki milyon lira değerinde haksız menfaat temin eden bir fail hakkında, asgari dört milyon lira adli para cezasına hükmedilmesi yasal bir mecburiyettir. Yargıtay kararları, haksız menfaat miktarının kripto varlığın suç tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden alanında uzman bilirkişilerce net olarak tespit edilmesini emretmektedir. Suçun zincirleme şekilde birden fazla kişiye karşı veya aynı kişiye karşı değişik zamanlarda işlenmesi halinde ise mahkeme tarafından verilecek temel ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
Kripto Dolandırıcılığı Davalarında Görevli Mahkeme Neresidir?
TCK m.158/1-f nitelikli dolandırıcılık suçlarında görevli mahkeme, 25 Aralık 2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun değişikliği ile 15 Ocak 2026 tarihli HSK kararı uyarınca artık Asliye Ceza Mahkemesidir . Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık davaları, uzun yıllar Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanında kalmış olsa da, yeni yargı paketiyle birlikte genel tevzi usulüyle tüm Asliye Ceza Mahkemelerine eşit şekilde dağıtılmaktadır . Ağır Ceza Mahkemesindeki heyet yargılamasından tek hakimli Asliye Ceza Mahkemesi sistemine geçiş, yargılama sürelerini hızlandırmayı amaçlamaktadır . Kripto para dolandırıcılığı suçunun işlendiği yer mahkemesi yetkili olup, bilişim suçlarında bu yer genellikle mağdurun bulunduğu yerleşim yeri mahkemesi olarak kabul edilmektedir . Derdest dosyalar için görevsizlik kararı verilmeyecek olup, mevcut davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam edecektir “.

Kripto Para Dolandırıcılığında Etkin Pişmanlık Hükümleri Nasıl Uygulanır?
Nitelikli dolandırıcılık suçlarında failin mağdurun uğradığı maddi zararı yargılama sonuçlanmadan önce tamamen veya mağdurun rızasıyla kısmen gidermesi durumunda, TCK m.168 uyarınca cezada üçte ikiden yarıya kadar varan oranlarda etkin pişmanlık indirimi uygulanır. Etkin pişmanlık, suçun tamamlanmasından sonra ancak mahkeme tarafından nihai hüküm verilmeden önce zararın aynen iade edilmesi veya nakden tazmin edilmesi şartıyla sanığın alacağı hapis cezasını dramatik biçimde düşüren hukuki bir kurumdur. Kripto para dolandırıcılığı vakalarında, zararın tespitinde suç tarihindeki kripto varlığın itibari para karşılığının bilirkişi raporları ile belirlenerek zararın tam anlamıyla giderilmesi hedeflenir.
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma zamanı, yapılacak ceza indiriminin oranını doğrudan belirleyen en kritik usuli aşamadır. Fail, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması aşamasında dava açılmadan önce mağdurun zararını tamamen giderirse, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı mahkemece indirilir. İddianame kabul edildikten sonra ancak Asliye Ceza Mahkemesi hüküm vermeden önce zararın giderilmesi halinde ise verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. Bu indirimler sonucunda TCK m.158/1-f kapsamındaki dört yıllık alt sınır üzerinden hesaplanan net hapis cezası iki yıl veya daha az bir süreye inerse, sanık hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilebilmesi hukuken mümkün hale gelir. Ancak kamu kurumlarının zararına işlenen suçlarda etkin pişmanlık hükümleri uygulanamamaktadır.
MASAK Hesap Dondurma Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
MASAK hesap dondurma kararına, kararın tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde MASAK Başkanlığına yazılı itiraz dilekçesiyle itiraz edilebilir. İtiraz reddedilirse altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Mali Suçları Araştırma Kurulu, kripto para dolandırıcılığı veya kara para aklama şüphesi bulunan banka ve kripto borsa hesaplarını, yükümlülerden gelen Şüpheli İşlem Bildirimleri sonucunda yedi iş günü süreyle askıya alma yetkisine sahiptir. İdari nitelikteki bu dondurma kararı, savcılık müzekkeresi gerektirmeksizin uygulanan proaktif bir tedbir olduğundan, fonlarına hukuka aykırı şekilde bloke konulan kişilerin idare hukuku prensipleri çerçevesinde süresi içinde harekete geçmesi zorunludur.
MASAK tarafından uygulanan idari blokenin kaldırılması ve fonlara yeniden erişim sağlanması için izlenmesi gereken hukuki adımlar ve yetkili merciler aşağıdaki tabloda yapılandırılmıştır.
| Hukuki Süreç Adımı | Yasal İtiraz Süresi ve Yetkili Merci | Gerekli İşlem ve Sunulacak Hukuki Belgeler |
| 1. Şüphenin Giderilmesi Başvurusu | Bloke anından itibaren derhal / İlgili Banka veya Kripto Borsası | Kripto transferlerinin yasal kaynağını (P2P işlem geçmişi, faturalar) sunarak şüpheli durumun finansal kuruluş nezdinde ortadan kaldırılmasını talep etmek. |
| 2. İdari İtiraz Dilekçesi | İşlemin öğrenilmesinden itibaren 30 gün / MASAK Başkanlığı | 5549 sayılı Kanun m.19/A uyarınca MASAK’a gerekçeli dilekçe, banka dekontları ve resmi kimlik belgeleriyle başvuru yapılması. |
| 3. İptal Davası Açılması | İdari işlemin tebliğinden itibaren 60 gün / Ankara İdare Mahkemesi | MASAK’ın idari itirazı reddetmesi durumunda, işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle idari yargı davası açılması. |
CMK 128/A Kapsamında Kripto Varlıklara Nasıl El Konulur?
Ceza Muhakemesi Kanunu madde 128/A kapsamında dijital varlıklara el koyma işlemi, soruşturma veya kovuşturma evresinde suçtan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe bulunan kripto paraların mahkeme kararıyla kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde dondurulması veya adli emanet cüzdanlarına aktarılmasıdır. TCK m.158/1-f kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık soruşturmalarında, suç gelirlerinin saniyeler içinde sınır ötesi soğuk cüzdanlara veya iz takip sistemlerini kör eden mikser platformlarına aktarılma riski bulunduğundan, adli makamların derhal müdahale etmesi büyük önem taşır. CMK m.128/A, taşınmazlara ve haklara el koymayı düzenleyen genel hükmün dijital ekosisteme uyarlanmış hali olup, şüphelinin kripto hesaplarına hukuki bloke konulmasına olanak tanır.
Kripto varlıklara hukuka uygun şekilde el konulabilmesi için, işlenen dolandırıcılık suçundan elde edilen kazanca dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphenin savcılık makamınca ispatlanması zorunludur. Gecikmesinde sakınca bulunan acil hallerde Cumhuriyet savcısı da el koyma kararı verebilir, ancak bu adli kararın yirmi dört saat içinde Sulh Ceza Hakimliği onayına sunulması usuli bir şarttır. Dijital varlıklara yönelik bu el koyma işlemi, CMK m.134’te düzenlenen donanımlarda arama ve kopyalama işleminden nitelik olarak tamamen farklıdır. CMK m.134 dijital veri ve delil elde etmeyi amaçlarken, CMK m.128/A doğrudan suç geliri olduğu iddia edilen maddi ekonomik değere müsadere öncesi adli koruma tedbiri olarak el konulmasını ifade etmektedir.

7518 Sayılı Kanun Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarına Hangi Sorumlulukları Getiriyor?
7518 sayılı Kanun, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuki sorumluluğunu Türk Borçlar Kanunu madde 71 kapsamında tehlike sorumluluğu olarak belirlemiş ve SPK denetimindeki platformları müşteri varlıklarının kaybından dolayı kusursuz sorumlu tutmuştur. 2024 yılında Sermaye Piyasası Kanununda yapılan bu devrim niteliğindeki değişiklik, Türkiye’deki kripto varlık ekosistemini yasal bir zemine oturtmuş ve TCK m.158/1-f kapsamındaki dolandırıcılık veya siber hırsızlık suçlarında mağdurların zararının tazmini için yeni yollar açmıştır. Tehlike sorumluluğu ilkesi gereği, kripto borsaları sistemlerindeki siber güvenlik açıkları, teknik arızalar veya personel zafiyetleri nedeniyle yatırımcıların uğradığı zararları doğrudan tazmin etmekle mükelleftir ve borsanın kusursuzluk savunması hukuken geçersiz sayılmaktadır.
Sermaye Piyasası Kurulu, 7518 sayılı Kanunun kendisine verdiği geniş yetkiye dayanarak kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kuruluş, faaliyet ve sermaye yeterliliği şartlarını düzenleyen tebliğleri yürürlüğe koymuştur. Bu tebliğler uyarınca platformlar; ortaklık yapısının şeffaflığını sağlamak, bağımsız rezerv kanıtı denetimlerinden geçmek ve bilgi sistemleri altyapısını uluslararası siber güvenlik standartlarına uyumlu hale getirmek zorundadır. Kanun ayrıca kripto varlık hizmet sağlayıcılarda zimmet suçu ile müşteri varlıklarını zimmetine geçiren borsa yöneticileri ve çalışanları için sekiz yıldan on dört yıla kadar ağır hapis cezası öngörerek piyasaların güvenilirliğini en üst düzeyde koruma altına almıştır.
7 Maddelik Kontrol Listesi: Kripto Dolandırıcılığı Dosyalarında En Sık Yapılan Hatalar
Kripto para dolandırıcılığı mağdurlarının yürüttüğü adli ve idari süreçlerde usul hukuku kurallarına uyulmaması, telafisi imkansız hak kayıplarına ve fonların sonsuza dek izinin kaybedilmesine yol açmaktadır. Bilişim ekosisteminin teknik detaylarına tam olarak hakim olunmadan yürütülen süreçlerde aşağıdaki hatalar sıklıkla tekrarlanmaktadır:
- Yanlış Mahkemeye Başvurulması: TCK m.158/1-f nitelikli dolandırıcılık suçlarında görevli mahkeme 2026 yılındaki güncellemelerle artık Asliye Ceza Mahkemesidir. Ağır Ceza veya Tüketici Mahkemelerine başvurulması davanın uzamasına neden olur.
- Suç Vasfının Yanlış Belirlenmesi: Eylemin basit dolandırıcılık sanılarak hatalı şikayet ve uzlaştırma prosedürlerine tabi tutulması büyük bir yanılgıdır. Bilişim sistemlerinin kullanıldığı TCK m.158/1-f suçları kural olarak uzlaşmaya tabi değildir.
- Dijital Delillerin Korunmaması: Kripto cüzdan adreslerinin, işlem kimliklerinin ve mesajlaşma dökümlerinin dijital zaman damgası ile adli kopyalarının alınmaması şüphelinin beraat etmesine yol açar.
- Zamanaşımı Sürelerinin Yanlış Hesaplanması: TCK m.158 kapsamındaki nitelikli suçlarda dava zamanaşımı süresi on beş yıldır. Soruşturma süreci aceleye getirilmeden bu geniş zaman diliminde yürütülmelidir.
- MASAK’a İtiraz Sürelerinin Kaçırılması: İdari hesap dondurma kararlarına karşı süresi içinde itiraz ve iptal davası açılmaması yatırımcı fonlarına erişimi süresiz olarak kilitleyebilir.
- Banka Hesabı Kullandırmanın Masum Sanılması: Banka hesabına gelen fonları çekip komisyon karşılığı başkasına kripto olarak göndermenin suç oluşturmadığı yanılgısı yaygındır. Bu eylem doğrudan iştirak veya aklama suçunu doğurur.
- Borsalara Karşı Tazminat Yolunun Göz Ardı Edilmesi: Sadece anonim dolandırıcıların peşinden gidilmesi eksikliktir. Siber güvenlik zafiyeti olan kripto varlık hizmet sağlayıcılarına karşı kusursuz sorumluluk ilkesiyle idari ve hukuki tazminat davası açılmaması mağduriyeti derinleştirir.
Bu Alanda Deneyimlerimiz
Ofisimizde yürüttüğümüz kripto dolandırıcılığı ve MASAK hesap dondurma dosyalarında, hukuki ve teknik argümanların bir arada sunulmasının dava seyrini nasıl tamamen değiştirdiğini somut örneklerle müşahede etmekteyiz. Geleneksel hukuk nosyonuyla hazırlanan suç duyuruları genellikle adli makamlarca takipsizlikle sonuçlanırken, teknik birimimizin hazırladığı zincir üstü izleme raporları savcılık makamını harekete geçiren temel unsur olmaktadır. Müvekkillerimizin çalınan fonlarını uluslararası izleme araçlarıyla takip ederek, kripto mikserlerine giren varlıkların hangi merkezi borsalarda itibari paraya dönüştürüldüğünü işlem kimliği bazlı olarak haritalandırmaktayız. Bu teknik veriler ışığında hazırlanan Kripto Varlık Uzman Raporları, Asliye Ceza Mahkemelerinde sürecin lehe dönmesini sağlamaktadır.
Büromuzun karşılaştığı P2P hesap kullandırma vakalarında, müvekkilin banka hesabına gönderilen yüksek tutarlı transferlerin suç geliri olduğuna dair şüpheler, ofisimizin sunduğu savunmalar ve blokzincir ticaret kayıtlarının mahkemeye eksiksiz ibrazıyla çürütülmüştür. Sadece hukuki mevzuatı bilmekle yetinmeyip akıllı sözleşme analizi ve soğuk cüzdan mimarisi gibi konularda sahip olduğumuz sertifikalı uzmanlık, duruşma aşamalarında şüphelilerin manipülatif savunmalarını boşa çıkarmamıza imkan tanımaktadır. Yılların deneyimiyle gördüğümüz gibi, TCK, CMK, SPK ve MASAK mevzuatının birbiriyle kesiştiği bu karmaşık alanda, sürecin her aşamasını titizlikle yöneterek müvekkillerimizin hak kaybı yaşamasının önüne geçmekteyiz.
Sıkça Sorulan Sorular — SSS
Kripto dolandırıcılığına uğradım ne yapmalıyım?
Kripto dolandırıcılığına uğradığınızda derhal işlemi yaptığınız borsanın destek birimiyle iletişime geçerek hesabın dondurulmasını talep edin. Cüzdan adresleri, işlem kayıtları ve yazışmaları dijital zaman damgasıyla sabitleyerek, TCK m.158/1-f kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunun ve CMK m.128/A uyarınca dijital varlıklara el konulmasını talep edin.
MASAK hesap dondurma kararına nasıl itiraz edilir?
MASAK kararıyla banka veya borsa hesabınız dondurulduğunda, kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde doğrudan MASAK Başkanlığına yazılı itiraz dilekçesi verilmelidir. İdari itirazın reddedilmesi durumunda, altmış gün içinde İdare Mahkemesinde işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açılmalıdır.
P2P kripto transferi yüzünden hesabım dondu ne yapmalıyım?
Eşler arası kripto işlemlerinde karşı tarafın gönderdiği fonun suç geliri şüphesi taşıması sebebiyle hesabınıza bloke konulabilir. Hukuki sürecin tesisi için kripto borsasındaki işlem geçmişi, onay kayıtları ve yazışmalar derlenerek, TCK m.282 veya TCK m.158/1-f kapsamında suç işleme kastı bulunmadığına dair savunma dilekçesiyle savcılığa ibraz edilmelidir.
Kripto para dolandırıcılığı davası hangi mahkemede açılır?
Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı kripto para dolandırıcılığı eylemlerinde görevli mahkeme, 2026 yılındaki yargı paketi (7571 sayılı Kanun) güncellemeleri uyarınca artık Asliye Ceza Mahkemeleridir “. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği veya mağdurun ekonomik zarara uğradığı yerleşim yeri mahkemesidir.
Banka hesabımı kripto işlemi için kullandırdım ceza alır mıyım?
Başkasına ait banka hesaplarının kripto transferleri için kullandırılması ciddi ceza yaptırımları doğurur. Hesabın dolandırıcılıkta kullanılacağını bilen kişi TCK m.158/1-f kapsamında dört yıldan on yıla kadar hapisle cezalandırılır. Sadece bildirim yükümlülüğünün ihlali halinde bile 5549 sayılı Kanun m.15 uyarınca hapis veya adli para cezası öngörülmektedir.
Kripto borsası hacklenirse paramı geri alabilir miyim?
7518 sayılı Kanunla SPK mevzuatında yapılan güncellemeler sonucunda, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuki sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu madde 71 kapsamında tehlike sorumluluğu olarak belirlenmiştir. Bu kusursuz sorumluluk ilkesi gereği, siber saldırılar nedeniyle oluşan yatırımcı zararları borsa tarafından doğrudan tazmin edilmek zorundadır.
TCK 158/1-f kripto dolandırıcılığı uzlaşmaya tabi midir?
Ceza Muhakemesi Kanunu m.253 hükümleri uyarınca, basit dolandırıcılık suçu uzlaştırma prosedürüne dahilken, bilişim sistemlerinin kullanıldığı TCK m.158/1-f nitelikli dolandırıcılık suçu kural olarak uzlaşma kapsamında değildir. Taraflar kendi aralarında anlaşarak zararı giderse dahi kamu davası düşmez ancak etkin pişmanlık indirimi uygulanır.
Kripto dolandırıcılığında şikayet süresi ne kadardır?
TCK m.158/1-f kapsamında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu şikayete tabi suçlar kategorisinde yer almadığından altı aylık hak düşürücü şikayet süresine tabi değildir. Mağdurların, suçun işlendiği tarihten itibaren on beş yıllık dava zamanaşımı süresi içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etme hakları kanunen mahfuzdur.
Sonuç
Hukuki destek ve danışmanlık için ofisimizin kurucusu, savcılık ve dava dosyalarına Kripto Varlık Uzman Raporları da hazırlayan Kripto Para Avukatı Ahmet Karaca ile görüşmek için randevu talep edebilirsiniz.


