Bu Makale Hakkında Önemli Çıkarımlar
Bu araştırma raporu, P2P (Peer-to-Peer) kripto işlemlerinde karşılaşılan riskler, 5549 sayılı Kanun kapsamındaki MASAK hesap blokeleri, CMK m.128/A uyarınca dijital varlıklara el koyma süreçleri ve TCK m.158/1-f nitelikli dolandırıcılık yargılamaları konularını 2026 yılı güncel mevzuatı çerçevesinde derinlemesine incelemektedir. Raporda, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 7518 sayılı Kanun ile getirdiği Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcı (KVHS) kısıtlamaları, Yargıtay 8. ve 15. Ceza Dairelerinin güncel içtihatları ve on-chain (blokzincir) adli bilişim tekniklerinin hukuki savunmadaki yeri somut verilerle ortaya konulmaktadır. Adli yargı pratiğinde ve idari itiraz süreçlerinde kullanılan yöntemler, yüksek profilli kripto uyuşmazlıklarına dair mevcut yargı içtihatları ve emsal davalarda edinilen pratik deneyimler ışığında yapılandırılmış protokoller halinde okuyucuya sunulmaktadır.
| Hukuki İşlem / İdari Tedbir | İlgili Kanun ve Hüküm | Karar ve İnfaz Mercii | Yasal Süre / Öngörülen Yaptırım |
| İşlem Erteleme (MASAK Blokesi) | 5549 Sayılı Kanun m. 19/A | Mali Suçları Araştırma Kurulu | 7 İş Günü (Uygulamada 15- 60 Gün) |
| Hesap Askıya Alma ve Elkoyma | CMK m. 128/A | Sulh Ceza Hakimliği / Savcılık | Elkoymadan İtibaren 48 Saat İçinde Hakim Onayı |
| İzinsiz KVHS Faaliyeti Yürütme | 6362 Sayılı SPK Kanunu m. 109/A | Sermaye Piyasası Kurulu / Ağır Ceza | 3-5 Yıl Hapis ve 10.000 Güne Kadar Adli Para Cezası |
| Nitelikli Dolandırıcılık Suçu | TCK m. 158/1-f | Ağır Ceza Mahkemeleri | 3-10 Yıl Hapis ve 5.000 Güne Kadar Adli Para Cezası |
| Başkası Hesabına İşlem Yapma | 5549 Sayılı Kanun m. 15 | Mali Suçları Araştırma Kurulu | 6 Ay – 1 Yıl Hapis veya İdari Para Cezası |
| Belge ve Bilgi Vermeme Cezası | CMK m. 128/A f. 7 | Cumhuriyet Başsavcılığı | 50.000 TL – 300.000 TL İdari Para Cezası |
P2P (Peer-to-Peer) kripto para işlemleri, merkeziyetsiz finansın (DeFi) ve blokzincir teknolojisinin doğası gereği kullanıcılara doğrudan, aracısız ve serbest fiyatlandırma üzerinden ticaret yapma imkânı sunmaktadır. Ancak 2026 yılı itibarıyla küresel düzeyde FATF (Mali Eylem Görev Gücü) standartlarının katılaşması ve Türkiye’de 7518 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte, bu işlemler ciddi hukuki riskleri beraberinde getiren bir alana dönüşmüştür. P2P piyasaları, meşru yatırımcıların yanı sıra kara para aklama (AML), suç gelirlerinin transferi ve nitelikli dolandırıcılık eylemleri için kötü niyetli aktörler tarafından sıklıkla istismar edilmektedir. Bu araştırma raporunda; P2P işlemlerinin hukuki boyutu, MASAK tarafından uygulanan hesap dondurma kararlarına karşı yürütülmesi gereken idari süreçler, Ceza Muhakemesi Kanunu m.128/A kapsamındaki el koyma rejimleri ve Türk Ceza Kanunu m.158/1-f çerçevesinde şekillenen ağır ceza yargılamaları bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Kullanıcıların, platformlarda karşılaştıkları “üçgen dolandırıcılık” (triangle scam) vakalarında suçsuzluklarını ispat edebilmeleri için geleneksel hukuk argümanlarının ötesine geçerek, on-chain adli bilişim (forensic) raporlamalarına ve gelişmiş blokzincir analiz yöntemlerine başvurmaları zorunlu hale gelmiştir.

P2P Kripto İşlemleri Nedir ve Hukuki Boyutu 2026 Yılında Nasıldır?
P2P kripto işlemleri, dijital varlıkların alıcı ve satıcı arasında merkezi bir borsa fiyatlandırmasına tabi olmaksızın, emanet (escrow) hesaplar veya akıllı sözleşmeler aracılığıyla doğrudan takas edildiği eşler arası (peer-to-peer) ticaret yöntemidir. Bu sistemde, satıcı elindeki kripto varlığı (örneğin USDT) satmak için bir ilan tahtasında (order book) miktar ve fiyat belirterek listeler; alıcı ise bu ilana karşılık vererek itibari parayı (fiat currency) doğrudan satıcının banka hesabına EFT/Havale yoluyla gönderir. İtibari paranın satıcının banka hesabına ulaşmasının ve işlemin satıcı tarafından onaylanmasının ardından, platformun emanet cüzdanında kilitli tutulan kripto varlık alıcının borsa cüzdanına aktarılır. Bu mekanizma, kripto varlıkların itibari paraya (Türk Lirası, Dolar, Euro) dönüştürülmesinde bir köprü (fiat off-ramp) işlevi görmektedir.
P2P Kripto Ticareti Nedir? P2P kripto ticareti, alıcıların ve satıcıların doğrudan eşleşerek fiyat ve ödeme yönteminde anlaştığı, varlıkların güvenliğinin genellikle platformun sağladığı emanet (escrow) mekanizması ile sağlandığı aracısız kripto varlık takas modelidir.
2026 yılı güncel mevzuatı çerçevesinde P2P işlemlerinin hukuki boyutu, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na (SPK) eklenen 7518 sayılı Kanun hükümleri ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ekseninde yeniden şekillenmiştir. SPK’nın III35/B.1 ve III-35/B.2 sayılı tebliğleri ile Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıları (KVHS) ciddi denetim mekanizmalarına tabi tutulmuştur. Bireysel kullanıcıların kendi şahsi tasarruflarını değerlendirmek amacıyla P2P platformlarında işlem yapmaları doğrudan bir suç teşkil etmemektedir. Ancak, bu işlemlerin ticari bir süreklilik arz edecek şekilde (merchant/tüccar statüsünde) başkaları adına veya sürekli al-sat komisyonculuğu şeklinde yürütülmesi, hukuki statüyü kökten değiştirmektedir. SPK mevzuatına göre izinsiz faaliyet gösteren kişilerin eylemleri, yasal otoriteler tarafından lisanssız döviz bürosu veya izinsiz ödeme kuruluşu faaliyeti olarak nitelendirilmekte ve ağır cezai yaptırımlara konu edilmektedir. P2P kripto işlemlerinde kripto avukatı ile çalışmak ve süreçleri şeffaf bir şekilde yönetmek büyük önem taşımaktadır. Zira karşı tarafın yasa dışı bahis (7258 sayılı Kanun), uyuşturucu ticareti veya dolandırıcılık suçlarından elde ettiği gelirleri P2P tahtaları üzerinden aklaması, işlemi gerçekleştiren masum satıcının da soruşturma zincirine dahil olmasına yol açmaktadır.
P2P Kripto Transferi Nedeniyle Hesabım Dondu Ne Yapmalıyım?
Banka hesabının dondurulması, genellikle hesapta gerçekleşen şüpheli bir fon transferi üzerine Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) idari tedbir uygulaması veya bir savcılık soruşturması kapsamında Sulh Ceza Hakimliğinin adli el koyma kararı vermesiyle gerçekleşen hukuki bir kısıtlamadır. P2P platformlarında kripto varlık satışı yapan kullanıcılar, kendilerine gönderilen Türk Lirası’nın kaynağını denetleme yetkisine sahip değildir. Dolandırıcılar veya yasa dışı bahis şebekeleri, suçtan elde ettikleri fonları nakit veya temiz kripto paraya dönüştürmek (layering/integration) amacıyla P2P satıcılarını birer paravan olarak kullanmaktadır. Suç geliri, P2P satıcısının hesabına girdiği anda bankaların uyum (compliance) yazılımları veya mağdurların suç duyuruları neticesinde tespit edilmekte ve hesaba bloke konulmaktadır.
Hesabı dondurulan yatırımcıların atması gereken ilk adım, paniğe kapılmadan blokenin kesin kaynağını tespit etmektir. Bloke işlemi; bir vergi borcu, icra takibi, banka güvenlik tedbiri veya doğrudan MASAK incelemesi olabilir. Banka şubesiyle veya müşteri iletişim merkeziyle görüşülerek blokenin yasal dayanağı (5549 sayılı Kanun, CMK 128/A vb.) ve varsa dosya/tebligat numarası öğrenilmelidir. İkinci kritik adım, dondurma işlemine konu olan fon transferinin gerçekleştiği tarih ve saate ait P2P platformundaki (örneğin Binance P2P, OKX P2P) Order ID (işlem sipariş numarası), taraflar arasındaki platform içi yazışmalar (chat logs) ve karşı tarafın onaylı kimlik doğrulama (KYC) bilgilerinin ekran görüntüleri ile log kayıtlarının güvence altına alınmasıdır. Kullanıcıların sıklıkla düştüğü hata, hesap dondurulduğunda diğer banka hesaplarındaki veya borsalardaki varlıklarını hızla başka hesaplara veya soğuk cüzdanlara (cold wallet) aktarmaya çalışmalarıdır. Bu tür eylemler, savcılıklar ve finansal istihbarat birimleri tarafından “varlık kaçırma ve delil karartma” kastı olarak yorumlanmakta, şüphelinin suçlu olduğu izlenimini pekiştirmektedir. Kripto avukatına başvurmadan önce işlem kayıtlarının eksiksiz derlenmesi ve sürecin adli bilişim teknikleriyle incelenmeye hazır hale getirilmesi yasal savunmanın temelini oluşturur.

MASAK Hesap Blokesi Nedir ve İdari Yaptırımlar Nelerdir?
MASAK hesap blokesi, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun 5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesi kapsamında; aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunan işlemleri önlemek amacıyla, bankalar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapları yedi iş günü süreyle askıya alması veya işlemlerin gerçekleşmesine izin vermemesidir. Bu uygulama bir yargı kararı (suçlama) değil, idari bir inceleme ve önlem (tedbir) niteliği taşımaktadır.
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde yükümlü gruplar arasında yer alan bankalar ve kripto borsaları, olağandışı hacimler, açıklamasız yüklü transferler veya riskli profillerle (yasa dışı bahis siteleri vb.) bağlantılı işlemleri tespit ettiklerinde MASAK’a “Şüpheli İşlem Bildirimi” (ŞİB) göndermekle yükümlüdür. ŞİB mekanizmasının tetiklenmesi veya doğrudan bir suç mağdurunun kolluk kuvvetlerine başvurması sonucunda MASAK, varlıkların hızla el değiştirmesini ve izinin kaybettirilmesini önlemek için 19/A maddesindeki yetkisini kullanır. Kanun lafzında belirli bir “işlemin ertelenmesi” ifade edilse de, bankacılık bilgi işlem sistemlerinin (IT) pratik işleyişi gereği ilgili hesaba genellikle tam bloke (tüm bakiye ve hesaba gelen paraya erişim kısıtı) uygulanmaktadır.
MASAK Blokesi Nedir? MASAK blokesi, 5549 sayılı Kanun uyarınca şüpheli finansal işlemlerin tespit edilmesi üzerine, suç gelirlerinin aklanması riskini ortadan kaldırmak amacıyla hesap hareketlerinin geçici olarak dondurulması işlemidir.
Mevzuatta öngörülen hesap dondurma kararı süresi 7 iş günü ile sınırlı olmasına rağmen, uygulamada bu kısıtlamanın fiili etkileri çok daha uzun sürmektedir. Kripto işlemlerinin uluslararası mahiyeti, yabancı borsalardan KYC verilerinin istenmesi ve MASAK uzmanlarının hazırlayacakları analiz raporlarının Cumhuriyet Başsavcılıklarına intikal etmesi gibi bürokratik prosedürler nedeniyle blokenin kalkması genellikle 15 ila 60 gün arasında bir zaman almaktadır. Bu süre zarfında hesapta bulunan tüm fonlar kullanılamaz hale gelir ve hesap sahibinin finansal hayatı ciddi şekilde felce uğrar. MASAK incelemesinin tamamlanmasının ardından elde edilen bulgular suç unsuruna (TCK m.158, m.282 veya 7258 sayılı Kanun) işaret ediyorsa, konu adli makamlara sevk edilir ve süreç CMK m.128/A kapsamındaki adli el koyma tedbirine dönüşerek yıllarca sürebilecek bir ceza davasına evrilir.
MASAK Hesap Dondurma Kararına Nasıl İtiraz Edilir? (Adım Adım)
Hesap dondurma kararının kaldırılması, finansal ve hukuki blokajın türüne, dosyanın hangi aşamada (idari inceleme veya savcılık soruşturması) olduğuna ve iddiaların niteliğine göre değişkenlik gösteren karmaşık bir süreçtir. P2P satıcılarının yalnızca banka şubesine dilekçe vererek sonuç beklemeleri uygulamada nadiren başarıya ulaşmaktadır. Blokenin fekki (kaldırılması) için blokzincir analiz raporlarıyla desteklenmiş, hukuki gerekçelendirmesi güçlü bir savunma mekanizması kurulmalıdır. Sektörel davalarda ve adli mercilerde başarı oranı yüksek olan Kripto&Legal 5 Aşamalı MASAK İtiraz Protokolü şu adımlardan oluşmaktadır:
Kripto&Legal 5 Aşamalı Bloke Çözüm Protokolü Çözüm Adımları:
- Bloke Dayanağının ve Dosya Numarasının Tespiti — İlk aşamada bankanın uyum (compliance) departmanı ile resmi kanallardan iletişime geçilerek hesabın MASAK (5549 sayılı Kanun) kapsamında mı, savcılık (CMK 128/A) kapsamında mı yoksa icra/vergi (kamu alacağı) kapsamında mı dondurulduğu kesin olarak tespit edilir. Soruşturma numarası veya MASAK karar referansı alınır.
- P2P Trade (Ticaret) Geçmişinin Arşivlenmesi — Hesaba gelen şüpheli fonun, borsadaki hangi P2P ilanı karşılığında geldiği tespit edilir. İşleme ait Order ID, alıcının platformdaki onaylı isim-soyisim (KYC) verisi, işlem sırasındaki sohbet dökümleri (chat logs) ve kripto varlığın serbest bırakıldığına (release) dair dijital kayıtlar zaman damgasıyla (timestamp) arşivlenir.
- On-Chain (Blokzincir) Adli Bilişim Raporu Hazırlanması — İtiraz sürecinin en kritik teknik adımıdır. Transfer edilen kripto varlığın (USDT, BTC, ETH vb.) işlem kimliği (TxID) üzerinden, fonun satıcıdan alıcıya eksiksiz geçtiğini ve P2P ticaretinin meşru doğasını kanıtlayan bir Blokzincir Adli Bilişim Raporu (Kripto Varlık Uzman Raporu) hazırlanır. Bu rapor, hukuki sürecin doğrudan idari başvuru veya dava yoluyla yürütülmesinde temel delil teşkil eder.
- İdari veya Adli Başvurunun Yapılması — Toplanan teknik deliller, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde hazırlanan kapsamlı bir hukuki dilekçe ile birleştirilir. Bloke kararının 7 iş gününü aşması ve dosyanın savcılığa devredilmiş olması durumunda Sulh Ceza Hakimliği veya Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde CMK 128/A maddesi uyarınca itiraz prosedürü başlatılır.
- Periyodik Hukuki Takip ve Kurumlar Arası Uyum — Savcılığa sunulan dilekçenin ardından, MASAK analiz raporunun dönüşü beklenirken sürecin sürüncemede kalmasını engellemek adına UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden ve kalem görüşmeleriyle dosyanın takibi sağlanır. Savcıların blokzincir teknolojisine dair teknik şüpheleri, uzman raporları eşliğinde aydınlatılır.
5549 sayılı Kanun kapsamındaki MASAK blokelerinin kaldırılması sürecinde, on-chain analiz raporu ile savcılığa sunulacak itiraz dilekçesinin eşleştirilmesi kritik ilk adımdır — Kripto&Legal bünyesindeki uzman kripto para avukatları tarafından başarıyla sonuçlandırılan P2P dosyalarında uygulanan bu yöntem, blokelerin büyük çoğunluğunda müspet sonuç vermektedir.
Kripto Varlıklara El Konulması Durumunda Geri Alma Süreci: CMK 128/A Uygulaması
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 128/A maddesi, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen nitelikli hırsızlık (TCK 142) ve nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) suçlarından elde edilen menfaatin bulunduğu hesapların askıya alınması ve el konulması süreçlerini düzenleyen temel usul hukuku kuralıdır. 2026 yılında P2P işlemlerini en çok etkileyen yasal güncellemeler, 7518 sayılı Kanun kapsamında KVHS’lerin yükümlülüklerinin artırılması ve dijital varlıklara el koyma rejiminin hızlandırılması yönünde atılan adımlar olmuştur.
25 Aralık 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ve 2026 yılı yargı pratiğine entegre edilen düzenlemelere göre, suç işlendiğine dair makul şüphe bulunması halinde; bankalar, ödeme hizmeti sağlayıcıları (elektronik para kuruluşları) ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları, suça konu olan hesaplardaki varlıkları Cumhuriyet Savcılığının müdahalesine gerek kalmaksızın inisiyatif kullanarak 48 saate kadar askıya alma (dondurma) yetkisine ve yükümlülüğüne sahip kılınmıştır. Bu askıya alma işleminin yegane amacı, suça konu olduğu iddia edilen kripto menfaatinin (token, coin) hızlı bir işlemle merkeziyetsiz cüzdanlara (DeFi), soğuk cüzdanlara (cold wallet) veya izlenemez karıştırıcı sistemlere (mikserlere) kaçırılmasının önüne geçilmesidir.
CMK 128/A Kapsamında El Koyma Nedir? CMK m.128/A el koyma işlemi, bilişim suçlarından elde edilen haksız kazançların kaçırılmasını engellemek için, savcılık veya hakim kararıyla kripto varlıkların ve banka bakiyelerinin adli emanet niteliğinde dondurulması tedbiridir.
Kurumlar tarafından 48 saatlik askıya alma işlemi uygulandığında, durum derhal Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle el koyma işlemi gerçekleştirilir. Hukuki güvence gereği, savcılığın verdiği bu elkoyma kararı 24 saat içinde Sulh Ceza Hakiminin onayına sunulmak zorundadır. Hakim, kararını elkoymadan itibaren 48 saat içinde açıklamalıdır; aksi takdirde el koyma kararı kendiliğinden hükümsüz kalır ve kalkmış sayılır.
Yürütülen soruşturmalar kapsamında CMK m.128/A fıkra 7 uyarınca, kripto borsalarından istenen bilgi ve belgelerin en geç 10 gün içinde elektronik ortamda savcılığa veya mahkemeye gönderilmesi yasal zorunluluktur. Bu süre zarfında eksik bilgi gönderen veya hiç yanıt vermeyen kurumlar hakkında 50.000 Türk Lirasından 300.000 Türk Lirasına kadar idari para cezası uygulanmaktadır. Uygulamadaki bu sert cezai yaptırımlar, 2026 yılında yerli ve global borsaların (Binance TR, BtcTurk, Paribu vb.) savcılık taleplerine yanıt verme hızını devrim niteliğinde artırmıştır. Haksız yere CMK 128/A blokesine maruz kalan P2P satıcılarının varlıklarını geri alabilmeleri için, hesabın suç geliriyle iltisaklı olmadığını somut HMK delilleriyle kanıtlamaları şarttır.

P2P Kripto Dolandırıcılığı: TCK 158/1-f Kapsamında Nitelikli Dolandırıcılık
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Dolandırıcılık” başlığını taşıyan 157. ve 158. maddeleri, bilişim teknolojilerinin gelişimiyle birlikte kripto para ekosistemine doğrudan entegre edilmiştir. Kripto paraların ve blokzincir ağlarının yapısı, P2P tahtalarında işlenen dolandırıcılık eylemlerinin TCK m.158/1-f uyarınca “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık” suçu kapsamında değerlendirilmesine neden olmaktadır.
Kanun koyucu, hileli eylemlerin teknolojik sistemler vasıtasıyla gerçekleştirilmesini, suçun çok daha geniş kitlelere ulaşma potansiyeli ve mağdurun faili denetleme/kontrol etme imkanının kısıtlı olması nedeniyle temel dolandırıcılık suçuna (TCK m.157) kıyasla ağırlaştırıcı bir neden olarak düzenlemiştir. TCK m.158/1-f’ye göre nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır. Kripto borsaları, sıcak ve soğuk cüzdan yazılımları, akıllı sözleşmeler (smart contracts) ve P2P eşleştirme algoritmalarının tamamı Yargıtay içtihatlarında “bilişim sistemi” olarak kabul edilmektedir.
P2P tahtalarında en sık karşılaşılan yargılama senaryosu şudur: Tamamen meşru amaçlarla USDT veya BTC satışı yapan bir yatırımcının, platform üzerinde eşleştiği alıcının aslında bir dolandırıcılık şebekesi üyesi olması. Dolandırıcı, mağdurlardan çaldığı veya oltalama (phishing) yoluyla ele geçirdiği fiat fonları doğrudan P2P satıcısının IBAN’ına gönderir. Satıcı, hesabına para geldiğini görünce kripto varlıkları serbest bırakır. İlerleyen günlerde, parası çalınan asıl mağdur savcılığa suç duyurusunda bulunduğunda, para izi (money trail) doğrudan P2P satıcısının banka hesabında son bulduğu için satıcı bir anda TCK m.158/1-f şüphelisi olarak ifadeye çağrılır ve evinde arama yapılabilir. Deneyimli bir kripto avukatından alınacak ilk hukuki görüş, bu tür ağır ceza soruşturmalarında savunma stratejinizin temelini oluşturur; zira yanlış veya eksik verilen bir ifade, suç işleme kastı (mens rea) taşımayan masum bir bireyin hüküm giymesine yol açabilmektedir.
Üçgen Dolandırıcılık (Triangle Scam) Nedir ve Hukuki İspat Yükü Kimdedir?
P2P ekosisteminde TCK m.158/1-f suçlamalarının büyük çoğunluğu, literatürde “Üçgen Dolandırıcılık” (Triangle Scam) olarak bilinen karmaşık manipülasyon yöntemiyle gerçekleştirilmektedir. Bu dolandırıcılık tipolojisinde sistem, dolandırıcının aynı anda birbirinden bağımsız iki farklı kişiyi (Kurban A ve Kurban B) manipüle etmesi prensibine dayanır.
Üçgen Dolandırıcılık İşleyiş Mekanizması:
- Failin P2P İlanına Girmesi: Dolandırıcı, Binance veya OKX gibi bir P2P platformunda kripto para satmak isteyen masum bir satıcının (Kurban A) ilanına “alıcı” olarak başvurur ve işlemi başlatır. Sistem, Kurban A’nın kripto varlıklarını emanet (escrow) hesabında kilitler. Kurban A, dolandırıcıya IBAN numarasını verir.
- İkinci Kurbanın Ağa Düşürülmesi: Dolandırıcı eş zamanlı olarak Sahibinden, Letgo, sahte e-ticaret sitesi veya Telegram yatırım grupları üzerinden tamamen habersiz olan ikinci bir kişiyi (Kurban B) hedef alır. Kurban B’ye bir cep telefonu, araç kaparosu veya yüksek getirili bir yatırım vadederek ödeme yapmasını ister.
- Fonların Çapraz Aktarımı: Dolandırıcı, ödeme adresi olarak Kurban B’ye bizzat P2P satıcısı olan Kurban A’nın IBAN numarasını iletir. Kurban B, parayı doğrudan Kurban A’nın hesabına gönderir.
- Kripto Varlıkların Çalınması: Kurban A, banka hesabına beklediği miktarda paranın geldiğini görür. Gönderici isminin platformdaki isimle (KYC) eşleşip eşleşmediğini kontrol etmeden işlemi onaylar (release) ve kripto varlıklar dolandırıcının cüzdanına geçer. Dolandırıcı izini kaybettirir. Kurban B ise dolandırıldığını anladığında Kurban A hakkında suç duyurusunda bulunur.
Bu senaryoda hukuki uyuşmazlığın düğüm noktası şudur: Kurban B parasını Kurban A’ya göndermiştir. Türk Ceza Kanunu ve Borçlar Kanunu (Sebepsiz Zenginleşme – TBK m.77) hükümleri çerçevesinde ispat yükü, paranın neden kendi hesabına geldiğini açıklamak zorunda olan Kurban A’nın (P2P satıcısı) omuzlarına yüklenmektedir. Kurban A’nın, “Ben sadece P2P platformunda kripto sattım, bana gelen para o satışın karşılığıdır” şeklindeki şifahi (sözlü) beyanı mahkemeler nezdinde tek başına yeterli kabul edilmemektedir. İspatın gerçekleştirilebilmesi için, P2P platformunun yurt dışı merkezli şirketinden (örneğin Binance Holdings Ltd.) resmi yazışmalarla log kayıtlarının celp edilmesi veya kullanıcının kendi arşivlediği kriptografik dijital delilleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uygun şekilde adli makamlara sunması zorunludur.
Yargıtay İçtihatları Işığında Kripto Suçlarında Adli Bilişim ve İspat
Yargıtay Ceza Dairelerinin kripto para dolandırıcılıkları ve siber suçlar üzerine son yıllarda tesis ettiği emsal kararlar, dijital varlıkların mülkiyet niteliği ve suçun sübutu (ispatı) konularında net içtihatlar oluşturmaya başlamıştır. Yargıtay’ın yaklaşımı, sanal dünyadaki izlerin fiziksel dünyadaki suç kastı ile doğrudan ve kesin biçimde eşleştirilmesini (illiyet bağı) şart koşmaktadır.
Özellikle Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin bilişim suçlarındaki güncel kararlarında, teknik kanıtların kalitesinin mahkumiyet kararları üzerindeki belirleyiciliği vurgulanmaktadır. Sadece bir IP adresinin şüpheliyi işaret etmesi veya bir banka transferinin şüphelinin hesabında son bulması, ceza hukuku standartlarında mahkumiyet için yeterli görülmemektedir. Ortak Wi-Fi kullanımı (CGNAT havuzları), IP spoofing (maskeleme), modem şifresinin başkaları tarafından kullanılması veya P2P üçgen dolandırıcılıklarında olduğu gibi şüphelinin iradesi dışında sürece dahil edilmesi ihtimalleri dışlanmadan verilecek bir ceza kararı, “Şüpheden Sanık Yararlanır” (in dubio pro reo) evrensel hukuk ilkesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin görüşleri doğrultusunda, bir kimsenin hileli eylemlerle başkasından kripto para şifrelerini (özel anahtar / private key) ele geçirmesi veya dolandırıcılık eylemini doğrudan bilişim sistemine müdahale ederek gerçekleştirmesi eylemleri, maddi gerçeğin on-chain adli bilişim raporlarıyla ortaya konmasını gerektirir. P2P kaynaklı TCK m.158 yargılamalarında, sanığın cihazında (cep telefonu, bilgisayar vb.) suça konu kripto cüzdana ait işlem loglarının, mnemonic (kurtarma) kelimelerinin veya özel anahtarların bulunmadığı, adli bilişim imaj alma (CMK 134) işlemleriyle tespit edilmelidir. İstanbul’da faaliyet gösteren uzman kripto para avukatı Ahmet Karaca kripto hukuku alanında dava takip ederken gözlemlenen en büyük hukuki eksikliğin, savunmaların blokzincir tabanlı teknik delillerden yoksun olarak salt inkara dayandırılması olduğunu sıklıkla ifade etmektedir. Yargıtay, teknik şüphelerin bertaraf edilmediği dosyalarda beraat kararlarının bozulmasına hükmetmektedir.
İzinsiz Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılığı Suçu Nedir? SPK ve 7518 Sayılı Kanun
2024 yılında kabul edilerek Sermaye Piyasası Kanunu’na entegre edilen 7518 sayılı Kanun, kripto varlık ekosistemini düzenleme altına alırken, P2P platformlarında yüksek hacimli işlemler yapan kullanıcılar (merchant/tüccar) için devasa hukuki riskler barındıran yeni suç tipleri ihdas etmiştir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na eklenen 35/B ve devamı maddeleri ile Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının (KVHS) kuruluşu ve faaliyete başlaması doğrudan Kurul’un (SPK) iznine tabi tutulmuştur.
Bireysel bir kullanıcının, P2P platformlarında günlük arbitraj fırsatlarını değerlendirerek sürekli alım-satım yapması ve bunu bir meslek haline getirmesi (ticari süreklilik arz etmesi), SPK düzenlemeleri çerçevesinde “İzinsiz KVHS Faaliyeti” olarak değerlendirilme riski taşımaktadır. SPK’nın 109/A maddesine göre; izin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri, 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.
Bu düzenlemenin amacı, lisanssız döviz bürosu veya banka gibi faaliyet göstererek finansal sisteme kontrolsüz fon sokan aracıların engellenmesidir. Eğer bir kişi WhatsApp veya Telegram gruplarında tezgah üstü (OTC – Over The Counter) işlemlerle başkalarının paralarını kriptoya çeviriyor ve bundan komisyon elde ediyorsa, doğrudan SPK m.109/A kapsamındaki suçlamalarla karşı karşıya kalacaktır. SPK, bu tür yasa dışı faaliyetleri yürüten internet sitelerine ve platformlara Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) aracılığıyla erişim engeli (URL blokesi) getirme yetkisine sahiptir. Bu sebeple P2P kullanıcılarının, ticari faaliyet boyutuna ulaşan hacimlerde işlemlerden kaçınmaları yasal bir zorunluluktur.
Başkası Hesabına Kripto İşlem Yapmanın MASAK Kapsamındaki Cezai Sorumluluğu
P2P ekosisteminde sıkça karşılaşılan bir diğer vahim yasal ihlal, “başkası hesabına kripto işlem yapma” veya “hesap kullandırma” eylemidir. Aile üyelerinin, arkadaşların veya komisyon karşılığı anlaşılan üçüncü kişilerin banka hesaplarını ya da kripto borsa hesaplarını kullanarak P2P transferi gerçekleştirmek, MASAK mevzuatı çerçevesinde ağır suç teşkil etmektedir.
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un “Kimlik Tespiti” yükümlülükleri ve başkası hesabına işlem yapılmasına ilişkin 15. maddesi çok açıktır: Yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılacak kimlik tespitini gerektiren işlemlerde, kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimse, bu işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere (banka veya borsaya) yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirimi yapmayan kişilere 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası veya 5.000 güne kadar adli para cezası uygulanmaktadır.
Kiralık banka hesapları veya sahte kimliklerle açılmış KYC hesapları (mule accounts), suç şebekelerinin P2P’de paravan olarak kullandığı en temel araçlardır. Kendi banka hesabını cüzi bir komisyon karşılığında P2P ticareti yapması için bir başkasına (örneğin Telegram’dan tanıştığı bir kişiye) kullandıran vatandaşlar, hesaba giren milyonlarca liralık yasa dışı bahis (7258 sayılı Kanun) veya TCK 158 dolandırıcılık gelirinden doğrudan sorumlu tutularak hürriyeti bağlayıcı cezalarla yargılanmaktadır. Deneyimli bir kripto avukatıyla birlikte savcılık ifadesine gitmeniz kritiktir; zira “Hesabımı ben kullanmıyordum, arkadaşıma vermiştim” savunması, kişiyi beraat ettirmek bir yana dursun, MASAK mevzuatı çerçevesinde suçun (hesap kullandırma suçu) doğrudan ikrarı niteliği taşıyarak mahkumiyete yol açabilmektedir.

Türkiye’de Kripto Para Vergisi Nasıl Hesaplanır? 2026 GVK Geçici 67 Düzenlemeleri
Türkiye’de 2026 yılı itibarıyla kripto varlıkların vergilendirilmesi konusu, yasal tanımlamaların (menkul kıymet, emtia, gayrimaddi hak) netleşmesiyle birlikte Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) Geçici 67. maddesi ve Vergi Usul Kanunu (VUK) etrafında şekillenmektedir. SPK’nın 7518 sayılı Kanun düzenlemeleriyle kripto varlıkları “sermaye piyasası aracı” konseptine yaklaştırması, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) vergi tarhiyatı politikalarında belirleyici olmuştur.
Bireysel bir kullanıcının elinde tuttuğu kripto paranın zaman içinde değer kazanmasından (kapital kazancı) doğan gelirler ile P2P işlemlerinden sürekli alım-satım yapılarak elde edilen gelirler vergi hukuku açısından farklı değerlendirilmektedir. GİB tarafından yayımlanan 2026 Yılı Geçici 67. Madde Uygulaması Vergi Rehberi’ne göre; vergi kesintisine (stopaj/tevkifat) tabi olmayan ve istisna uygulanmayan menkul sermaye iratlarının 2026 yılı için beyan sınırı 22.000 TL olarak belirlenmiştir. Kripto işlemlerinin SPK mevzuatıyla menkul kıymetleştirilmesi halinde, bu tutarı aşan alım-satım kazançlarının Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile bildirilmesi zorunlu olacaktır.
P2P Vergilendirmesi Nasıl Olur? P2P piyasasında bireysel (arızi) işlemler genellikle doğrudan vergilendirilmezken; al-sat işlemlerinin sürekli, sistematik bir gelir sağlama kastıyla (merchant statüsünde) yapılması halinde GİB, bu faaliyeti VUK kapsamında “Ticari Kazanç” kabul ederek geriye dönük KDV ve Gelir Vergisi tarhiyatı yapabilmektedir.
Alım-satım işlemlerinde tevkifat (stopaj) matrahı hesaplanırken, işlem tarihindeki alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark esas alınır. İşlem sırasında borsalara veya aracı kurumlara ödenen komisyonlar ve banka muamele vergileri bu matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilmektedir; ancak başkaca giderlerin (örneğin donanım maliyeti vb.) indirilmesi yasal olarak mümkün değildir. Kripto varlık işlemlerinde geçmişe dönük vergi incelemesi riskinden kaçınmak için, P2P geçmişinin işlem defteri (ledger) formatında saklanması büyük önem arz etmektedir. Ahmet Karaca kripto vergi düzenlemeleri hakkında medyaya görüş bildirirken de sıklıkla altını çizdiği üzere, kaynağı ispatlanamayan banka mevduat artışlarının (P2P satışlarından geldiği kanıtlanamazsa) doğrudan vergi ziyaı cezalı tarhiyata neden olabileceği gerçeği unutulmamalıdır.
Uygulamada Bilinmesi Gerekenler ve P2P İşlemlerinde Sık Yapılan Hatalar
Kripto para piyasalarında işlem yapan vatandaşların, genellikle “anonimlik” ve “hızlı kazanç” algısına kapılarak usul ve esaslara dair yaptıkları basit hatalar, telafisi güç hak ve zaman kayıplarına, hatta ağır ceza yargılamalarına yol açmaktadır. Sektörel pratiğe yansıyan ve profesyonel hukuki destek alınmadan yapıldığında yüksek risk barındıran başlıca durumlar aşağıda listelenmiştir:
- Dikkat: P2P platformlarında işlem yapılan karşı tarafın KYC (onaylı borsa hesabı) ismi ile banka EFT/Havalesini gönderen kişinin isminin (3rd Party/Üçüncü Şahıs) farklı olması, MASAK incelemeleri ve üçgen dolandırıcılık vakalarının en büyük tetikleyicisidir. İsim uyumsuzluğu varsa işlem kesinlikle iptal edilmeli ve bakiye kaynağına iade edilmelidir.
- Sık Yapılan Hata: Banka transferlerinin “Açıklama” kısmına “Kripto”, “USDT”, “Binance” veya anlamsız referans numaraları yazdırmak, bankaların yapay zeka AML (Anti-Money Laundering) botlarını otomatik olarak tetiklemekte ve hesabın güvenlik blokesine alınmasına sebep olmaktadır.
- Önemli: MASAK blokesi (işlem erteleme) uygulandıktan sonra, borsaya veya bankaya bireysel olarak gönderilen e-postalar ve şablon itiraz dilekçeleri çoğunlukla sonuç vermez; bloke sürecinin doğrudan 5549 sayılı Kanun itiraz usulleri veya CMK 128/A savcılık talepleri yoluyla, on-chain deliller sunularak yürütülmesi hukuki bir gerekliliktir.
- Sık Yapılan Hata: Dondurulmuş bir hesaptaki varlıkları kurtarmak telaşıyla, aynı TCKN’ye ait farklı bankalardaki fonları veya diğer borsalardaki kripto varlıkları hızla transfer etme denemelerinde bulunmak, soruşturma makamlarınca “varlık kaçırma şüphesi” olarak değerlendirilmekte ve soruşturmanın seyrini sanık aleyhine ağırlaştırmaktadır.
- Dikkat: Daha düşük komisyon oranları elde etmek amacıyla P2P platformu dışına (WhatsApp, Telegram OTC masaları) çıkarak elden veya escrow (emanet) sistemi olmadan takas yapmak, TCK m.158 dolandırıcılık vakalarında borsanın sağladığı “Trade Log” delilinin ortadan kaybolması anlamına gelir ki bu durum ispat yükünü tamamen imkânsız hale getirir.
Kripto Davalarında Adli Bilişim ve On-Chain Analiz Stratejileri (Deneyimler)
Türkiye’de P2P kripto uyuşmazlıkları, salt Türk Ceza Kanunu metinleri üzerinden değil, blokzincir adli bilişim (on-chain forensics) kapasitesi üzerinden kazanılmakta veya kaybedilmektedir. Ağır Ceza Mahkemelerinde ve Cumhuriyet Başsavcılıklarında yürütülen süreçlerin analizleri göstermektedir ki, klasik “parayı ben almadım”, “coin sattım karşılığıydı” savunmaları yargı mercilerinde yeterli hukuki karşılığı bulamamaktadır.
Bu tür dosyalarda karşılaşılan en yaygın sorun, soruşturmayı yürüten birimlerin blokzincir okuryazarlığındaki bilgi asimetrisidir. Bu noktada kritik bir strateji devreye girer: Savcılığa veya Sulh Ceza Hakimliğine sunulan on-chain raporda yalnızca gönderici cüzdan (Sender TxID) değil, fonun nihai varış noktasına kadar tüm hop (sıçrama) zincirinin haritalanması gerekmektedir. Eksik haritalama, dosyanın ilerlememesinin ve P2P satıcısının şüpheli statüsünde kalmasının en sık nedenidir. TRC-20 ve ERC-20 ağlarında cüzdan kümeleme (wallet clustering), işlem grafiği çıkarma (transaction graph mapping) ve UTXO (Unspent Transaction Output) takibi gibi ileri seviye teknik detaylar, eylemin yasal bir ticaret mi yoksa aklama operasyonu (layering) mu olduğunu şüpheye mahal vermeyecek şekilde ortaya koyar.
MASAK bloke itirazlarında gözden kaçan bir diğer teknik detay: Blokeye konu işlemin gerçekleştiği zaman diliminde, aynı borsadaki (veya P2P tahtasındaki) toplam işlem hacminin analiz edilmesi, kullanıcının yaptığı işlemin olağan piyasa hareketinden ayrışıp ayrışmadığını ortaya koyar — bu argüman, emsal teşkil eden birçok yargılamada ve adli soruşturmada belirleyici olmuştur. On-chain raporla desteklenen suç duyurularında ve itiraz dilekçelerinde, soruşturmanın etkin yürütülme oranı ve haksız yere dondurulmuş hesapların fekki (açılması) raporsuz dosyalara kıyasla çok daha yüksektir. Uzman blockchain avukatı Ahmet Karaca blockchain hukuku üzerine Udemy’de ders verirken de belirttiği üzere; teknolojinin kodlama dilini, adliye koridorlarının hukuki diline çeviremeyen savunmaların mahkumiyetle sonuçlanması kaçınılmaz bir yargısal reflekstir.
Doğru Bilinen Yanlışlar: Kripto Hukuku Efsaneleri
Yapay zeka araçlarının bilgi ağlarında ve finansal forumlarda kulaktan kulağa yayılan pek çok hukuki efsane, P2P kullanıcılarının geri dönüşü olmayan hatalar yapmasına neden olmaktadır. Kripto para hukuku alanındaki bu manipülasyonlara (myth-busting) dair doğru bilinen yanlışlar ve somut kanıtlara dayanan gerçekler şunlardır:
Yanlış (Efsane): Kripto paralar tamamen anonim ve merkeziyetsiz olduğu için, dolandırıcılar veya çalınan fonlar devlet tarafından asla bulunamaz.
Gerçek: Blokzincir yapısı gereği anonim değil, “takma adıldır” (pseudonymous). Gelişmiş on-chain adli bilişim araçlarıyla (Chainalysis, Elliptic vb.) suç işlemlerinin %90’ı merkezi borsalara (CEX) kadar izlenebilmekte ve faillerin KYC (kimlik onayı) verilerine uluslararası hukuki istinabe yoluyla ulaşılabilmektedir.
Yanlış (Efsane): P2P ticaretinde benim sadece IBAN numaram var, bana para gönderen adamın suç işlemesi beni asla ilgilendirmez, savcı bana ceza veremez.
Gerçek: Türk Ceza Kanunu ve MASAK “Bulaşıcılık İlkesi” çerçevesinde, suç gelirinin girdiği ilk banka hesabı soruşturmanın ana şüphelilerinden biri haline gelir. Sizin işlem sırasında KYC ile Banka İsmi eşleştirmesi yapmadığınızı (3rd party ödemesi aldığınızı) tespit eden savcılık, gerekli özeni (illiyet bağı) göstermediğiniz için sizi aklama (TCK 282) veya dolandırıcılık (TCK 158) suçlamasıyla yargılayabilir.
Yanlış (Efsane): Kripto paralar Türkiye’de devlet tarafından tanınmadığı için, mahkemeler bu uyuşmazlıklara bakmaz ve dava açılamaz.
Gerçek: Kripto varlıklar 7518 sayılı Kanun değişikliği ile Sermaye Piyasası Kanunu’na resmi olarak girmiş olup , Türkiye Cumhuriyeti yasalarında “gayri maddi malvarlığı değeri” olarak tanınmaktadır. İcra daireleri kripto varlıkları haczettiği gibi, Asliye Hukuk ve Ağır Ceza mahkemeleri bu konuları aktif olarak karara bağlamaktadır.
Yanlış (Efsane): MASAK tarafından banka hesabıma bloke kondu, 5549 sayılı kanuna göre 7 iş günü geçince bu bloke otomatik olarak kesin kalkmak zorundadır.
Gerçek: 5549 sayılı Kanun m.19/A uyarınca verilen işlem erteleme (askıya alma) kararı evet 7 iş günüdür. Ancak, MASAK bu süre zarfında hazırladığı Şüpheli İşlem Analizi raporunu Savcılığa iletirse, bloke süreci idari tedbirden çıkarak CMK 128/A adli elkoyma kararına dönüşür ve aylar sürecek bir yargısal kilitleme başlar.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
P2P işlemi yapmak Türkiye’de yasal mı, suç teşkil eder mi?
Türkiye’de bireysel kullanıcıların kendi varlıklarını P2P (eşler arası) platformlarda almaları veya satmaları suç değildir; ancak bu faaliyetin başkaları adına veya sürekli bir komisyonculuk (merchant) faaliyeti olarak yürütülmesi, 6362 sayılı SPK Kanunu m.109/A uyarınca 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gerektiren İzinsiz Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılığı suçunu oluşturur.
MASAK hesap blokesi nedir ve neden uygulanır?
MASAK hesap blokesi, 5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesi kapsamında; yasa dışı bahis, suç gelirlerinin aklanması veya terör finansmanı (FATF standartları) şüphesi uyandıran olağan dışı finansal hareketlerin tespit edilmesi üzerine, varlık kaçırılmasını engellemek amacıyla hesapların 7 iş günü süreyle geçici olarak askıya alınması işlemidir.
MASAK hesap dondurma kararı ne kadar sürer ve maliyeti nedir?
MASAK tedbirinin yasal süresi 5549 sayılı kanuna göre 7 iş günü olmakla birlikte, kurumlar arası teyit ve yazışmaların sürmesi veya dosyanın CMK 128/A kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasına evrilmesi durumunda bu süreç 15 ila 60 güne kadar, hatta dava sonlanana kadar uzayabilmektedir. İtiraz süreçlerinin yasal maliyetleri avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenmektedir.
CMK 128/A ile 5549 sayılı MASAK blokesi arasındaki fark nedir?
5549 sayılı MASAK blokesi idari bir tedbir olup şüpheli finansal işlemlerin 7 iş günü askıya alınmasını sağlarken; CMK 128/A blokesi adli bir tedbirdir ve doğrudan savcılık veya Sulh Ceza Hakimliği kararıyla yürütülen bir ceza soruşturmasında dijital varlıklara ve hesaplara 48 saat içinde hızlıca el konulmasını düzenler.
P2P platformunda başkası adına işlem yapılırsa ne olur?
MASAK mevzuatının Kimlik Tespiti ve Başkası Hesabına İşlem (m.15) yükümlülüklerine göre; banka veya kripto borsa hesaplarını kendi adına açıp başkası hesabına komisyonla işlem yapanlar, bu durumu yazılı bildirmedikleri takdirde 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya 5.000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar.
Kripto dolandırıcılığı davaları için avukata gerek var mı?
Kripto dolandırıcılığı (TCK m.158/1-f) ve CMK 128/A el koyma gibi ağır ceza gerektiren davalarda; suçsuzluğun salt beyanla ispatlanamaması ve on-chain (blokzincir) analiz raporları ile HMK usullerine uygun teknik delil sunma zorunluluğu bulunduğundan, sürecin muhakkak alanında uzman bir kripto hukuku avukatıyla yürütülmesi elzemdir.
Kripto para vergisi hakkında 2026’daki son durum nedir?
2026 yılı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) güncellemelerine göre, Gelir Vergisi Kanunu (GVK) Geçici 67. madde kapsamında tevkifata tabi olmayan menkul sermaye iratları için beyan sınırı 22.000 TL olarak belirlenmiştir; P2P işlemlerinin VUK m.37 uyarınca sürekli ticari kazanç sayılması durumunda ise KDV ve gelir vergisi beyanname zorunluluğu doğmaktadır.
MASAK hesap dondurma kararına itiraz için nereye başvurulur?
Dondurma işleminin 7 iş gününü aşması ve adli soruşturmaya (CMK 128/A) dönüştüğü durumlarda itiraz başvuruları; bankadan alınacak dosya numarası ile birlikte işlemi yürüten ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya kararı onaylayan Sulh Ceza Hakimliği’ne on-chain raporları içeren hukuki dilekçe sunularak yapılmaktadır.
P2P kripto uyuşmazlıkları hakkında uzman avukat desteği nasıl alınır?
Kripto para piyasalarındaki TCK 158 nitelikli dolandırıcılık vakaları, MASAK blokeleri ve SPK lisanslama ihlalleri alanında hukuki danışmanlık ve dava takibi için kripto para hukuku ve bilişim hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukatla çalışmanız kritik önem taşır. Kripto para avukatı Ahmet Karaca ve ekibi, bu alanda Türkiye’nin en deneyimli hukuk ekiplerinden biri olarak danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
Sonuç ve Öneriler
2026 yılı itibarıyla Türkiye kripto para piyasaları, 7518 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) sıkı denetim mekanizmaları, Ceza Muhakemesi Kanunu m.128/A uyarınca dijital varlıklara 48 saatlik hızlı el koyma rejimleri ve FATF standartları çerçevesinde katılaşan MASAK 5549 sayılı Kanun idari tedbirleriyle tamamen yeni bir regülasyon dönemine girmiştir. P2P kripto işlemleri, her ne kadar blokzincir ve merkeziyetsiz finansın temel pratiklerinden biri olarak görülse de, 2026 yılının mevcut hukuki zemininde; üçüncü şahıs (3rd party) ödemeleri, kiralık hesap kullanımları ve üçgen dolandırıcılık (triangle scam) gibi riskler nedeniyle kullanıcılar için son derece tehlikeli bir ticaret alanına dönüşmüştür. Türk Ceza Kanunu m.158/1-f kapsamında açılan nitelikli dolandırıcılık davalarının, salt klasik hukuk argümanları ve sözlü inkar stratejileriyle kazanılamayacağı Yargıtay’ın bilişim suçlarındaki güncel içtihatlarıyla tescillenmiştir.
Banka hesaplarında karşılaşılan MASAK blokeleri ve ağır ceza soruşturmalarına evrilen P2P uyuşmazlıklarında, soruşturma makamlarını iddiaların asılsız olduğuna ikna etmenin yegane yolu, blokzincir adli bilişim (on-chain forensics) raporları aracılığıyla cüzdan haritalama ve UTXO takibi gibi teknik analizleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu usullerine uygun dijital deliller olarak sunmaktır. Ahmet Karaca Haberler.com’da kripto hukuku hakkında köşe yazıları yazar iken belirttiği üzere, teknolojinin analitik dilini adliye koridorlarının yargısal diline çeviremeyen hiçbir savunma stratejisi, müsadere ve hapis cezası riskini ortadan kaldıramaz. Bu konuda profesyonel hukuki destek almak, sürecin doğru yönetilmesi, varlık kayıplarının önlenmesi ve masumiyetin hızla ispatlanması açısından kritik önem taşımaktadır. P2P kripto dolandırıcılığı, MASAK hesap blokeleri ve SPK yaptırımları hakkında detaylı hukuki danışmanlık ve dava takibi için kripto para hukuku alanında uzman Av. Ahmet Karaca ve ekibine ulaşabilirsiniz.


