7589 Sayılı Kanun, Yeni TCK 158/4, Uyarlama Yargılaması, Etkin Pişmanlık ve İnfazın Durdurulması Hakkında Kapsamlı Hukuki Rehber
Yazar: Av. Ahmet Karaca — İstanbul Barosu Sicil No: 92414
Son güncelleme: 21 Temmuz 2026
Yürürlük notu: 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM’de kabul edilmiştir. Bununla birlikte, bu yazının son güncellendiği 21 Temmuz 2026 tarihinde TBMM’nin kanun sayfasında Resmî Gazete tarihi ve sayısı henüz yer almamaktadır. TCK 158/4’ü ekleyen hüküm, Kanunun 26. maddesi gereğince Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecektir. Dolayısıyla “yasalaşma” ile “yürürlüğe girme” birbirinden ayrılmalı; uygulama için Resmî Gazete yayımı ayrıca kontrol edilmelidir.
Kısa Cevap: Kesinleşmiş TCK 158 Kararı Olan Kişi Ne Yapmalı?
Kesinleşmiş nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyeti bulunan bir kişi, suça katkısı yalnızca banka kartını, kredi kartını, ödeme aracını veya banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı ya da kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabının kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekten ibaret kaldıysa, yeni TCK 158/4 kapsamında cezasının yarı oranında indirilmesini talep edebilir.
Başvurunun ana yolu, hükmü veren mahkemeden TCK m. 7/2 ve 5275 sayılı Kanun m. 98 uyarınca lehe kanun değerlendirmesi ve uyarlama kararı istenmesidir. Yeni yarı indirim için zararın ödenmesi şart değildir. Buna karşılık, kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki dosyalara tanınan özel etkin pişmanlık imkânından yararlanmak isteyen kişinin; hakkında daha önce TCK m. 168 uygulanmamış olması ve mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararını tamamen gidermesi gerekir.
En önemli sonuçlar şunlardır:
- Düzenleme genel af veya otomatik beraat değildir.
- TCK 158/4 kapsamına giren kişi yönünden yarı indirim, “indirim yapılabilir” biçiminde değil, “ceza yarı oranında indirilir” şeklinde emredici düzenlenmiştir.
- Yarı indirim için zararın giderilmesi şart değildir; zarar giderme, özel etkin pişmanlık imkânının şartıdır.
- Kesinleşmiş karar yeni düzenlemeden yararlanmayı engellemez; ancak mahkemeye başvuru infazı kendiliğinden durdurmaz.
- Kişinin fiili para çekme, parayı aktarma, mağdurla görüşme veya dolandırıcılık planını yürütme gibi ek eylemleri içeriyorsa, “katkının yalnızca hesap veya erişim aracı vermekle sınırlı kalması” koşulu tartışmalı hâle gelir.
- Kişide dolandırıcılık kastı hiç yoksa asıl hukuki iddia TCK 158/4 indirimi değil, suçun manevi unsurunun oluşmadığıdır. Fakat kesinleşmiş dosyada uyarlama yargılaması, önceki davayı sınırsız biçimde yeniden görmek için kullanılamaz.
“IBAN Mağduru” Hukuki Bir Kavram mıdır?
“IBAN mağduru” ifadesi kanunda tanımlanmış teknik bir kavram değildir. Kamuoyunda; hesabı dolandırıcılıkta kullanıldığı için şüpheli, sanık veya hükümlü olan ve çoğu zaman asıl dolandırıcılık organizasyonunu kurmadığını söyleyen hesap sahiplerini anlatmak için kullanılmaktadır.
Ancak hesabı kullanılan herkes hukuken aynı durumda değildir. Uygulamada en az üç farklı grup birbirinden ayrılmalıdır:
- Dolandırıcılık kastı bulunmayan kişiler: İş ilanı, yardım talebi, ticari işlem, kripto P2P alım satımı, borç ödeme veya benzeri bir nedenle hesabını kullanan; paranın suçtan geldiğini bilmeyen ve bilerek suça katkı sunmayan kişiler. Bu grupta temel mesele ceza indirimi değil, iştirak kastının bulunup bulunmadığıdır.
- Haksız menfaat amacıyla hesabını kullandıran fakat katkısı bununla sınırlı kalan kişiler: Yeni TCK 158/4’ün doğrudan hedeflediği grup budur. Kişi suça iştirak iradesiyle hareket etmiş kabul edilse bile fiili, maddede sayılan ödeme aracı veya hesap erişim bilgi ve araçlarını başkasına vermenin ötesine geçmemiştir.
- Dolandırıcılığın icrasına aktif biçimde katılan kişiler: Mağdurla görüşen, sahte ilan veren, para hareketlerini yöneten, hesabına gelen parayı bizzat çeken veya aktaran, diğer hesapları temin eden, kriptoya çeviren ya da suç gelirinin dağıtımını yapan kişiler. Bu kişilerin TCK 158/4’ten yararlanıp yararlanamayacağı, fiilin gerçekten “vermekle sınırlı” olup olmadığı üzerinden daha sıkı incelenecektir.
Bu ayrım önemlidir. Çünkü yeni hüküm, “bilmeden hesabını kullandıran” kişiye indirim getiren bir düzenleme değildir. Hükmün kendi metninde kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacı aranmıştır. Kastı bulunmayan kişi açısından sırf indirim talep etmek, savunmanın beraat ihtimalinden uzaklaşmasına yol açabilecek yanlış bir strateji olabilir.
Yeni TCK 158/4 Düzenlemesinin Tam Metni
7589 sayılı Kanunun 13. maddesiyle TCK m. 158’e eklenen dördüncü fıkra şöyledir:
“(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”
Hüküm yalnızca TCK m. 158’deki nitelikli dolandırıcılığı değil, TCK m. 157’deki dolandırıcılık suçunu da kapsamaktadır. Düzenleme yeni ve bağımsız bir “IBAN kullandırma suçu” oluşturmamış; dolandırıcılık suçuna belirli ve sınırlı bir iştirak biçimi için özel ceza indirimi getirmiştir.
TCK 158/4’ten Yararlanma Şartları Nelerdir?
Kanun metnine göre dört temel koşul birlikte değerlendirilmelidir.
1. TCK 157 veya TCK 158 kapsamındaki dolandırıcılığa iştirak bulunmalıdır
Yeni hüküm, dolandırıcılık suçuna iştiraki esas alır. Bu nedenle kişinin asıl fail, müşterek fail, azmettiren veya yardım eden olarak nasıl nitelendirildiği kadar, kesinleşmiş kararda kabul edilen somut fiili de önemlidir. Mahkemenin hükümlüyü “müşterek fail” olarak adlandırmış olması tek başına indirim yolunu kapatmamalıdır; fakat uyarlama merciinin kesinleşmiş kararda sabit kabul edilen eylemi incelemesi gerekir.
2. Haksız menfaat sağlama amacı bulunmalıdır
Kişinin kendisine veya bir başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla hareket etmesi hükümde açıkça aranmıştır. Komisyon alınması, bu amacı gösterebilecek delillerden biri olabilir; ancak komisyon alınması tek başına bütün dosyayı açıklamaz. Aynı şekilde hiçbir menfaat elde edilmemiş olması da kastın bulunmadığını otomatik olarak kanıtlamaz. Mesajlar, taraflar arasındaki ilişki, hesabın veriliş nedeni ve işlem öncesi veya sonrasındaki davranışlar birlikte değerlendirilir.
3. Maddede sayılan araç, bilgi veya erişim imkânlarından biri başkasına verilmiş olmalıdır
Hüküm yalnızca IBAN numarasını değil, daha geniş bir alanı kapsar:
- Banka veya kredi kartı gibi ödeme araçları,
- Banka hesabının kullanımını sağlayan zorunlu bilgiler veya araçlar,
- Aracı kurum hesabının kullanımını sağlayan zorunlu bilgiler veya araçlar,
- Ödeme hizmeti sağlayıcısı hesabının kullanımını sağlayan zorunlu bilgiler veya araçlar,
- Kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabının kullanımını sağlayan zorunlu bilgiler veya araçlar.
Bu kapsamda kart, mobil bankacılık erişimi, şifre, doğrulama aracı, cihaz veya benzeri unsurlar somut olayın niteliğine göre gündeme gelebilir. Kanun özellikle kripto varlık hizmet sağlayıcılarını saydığı için, yalnızca banka IBAN’ı değil, suçta kullanılan kripto platformu hesapları da düzenleme alanına dâhil edilmiştir.
4. Suça katkı, bunları başkasına vermekle sınırlı kalmalıdır
Uygulamadaki en kritik ölçüt budur. “Sınırlı olması” ibaresi, kişinin dolandırıcılığa başka icrai katkılar sunup sunmadığının araştırılmasını gerektirir.
| Somut fiil | TCK 158/4 bakımından ilk değerlendirme | Neden |
|---|---|---|
| Kartı veya hesap erişim bilgilerini başkasına vermek, başka eylemde bulunmamak | Kapsama girme ihtimali güçlü | Kanunda tarif edilen çekirdek fiil |
| Hesaba gelen parayı bizzat çekip üçüncü kişiye teslim etmek | Tartışmalı; kapsam dışında kalma riski yüksek | Katkı yalnızca “vermek” fiilini aşabilir |
| Parayı başka IBAN’lara veya kripto hesaplarına aktarmak | Tartışmalı; kapsam dışında kalma riski yüksek | Para hareketine aktif müdahale söz konusu olabilir |
| Mağdurla yazışmak, sahte ilanı yayımlamak veya ödeme talimatı vermek | Kural olarak kapsam dışında kalma riski çok yüksek | Aldatma ve icra hareketlerine doğrudan katkı |
| Hesap veya kart karşılığında sabit komisyon almak; başka rol üstlenmemek | Komisyon tek başına engel değildir | Hüküm zaten haksız menfaat amacını öngörmektedir |
| Kripto P2P işlemi kapsamında gerçekten kripto satmak | Öncelikle kast yönünden incelenmeli | Gerçek ticari işlem varsa iştirak hiç oluşmamış olabilir |
Bu tablo kesin sonuç vermez. Özellikle para çekme veya aktarma fiillerinde; işlemi kimin yaptığı, mobil bankacılığın kimde olduğu, ATM ve kamera kayıtları, cihaz tespitleri, IP verileri, mesajlar ve paranın son varış noktası belirleyici olabilir.
Yeni Düzenleme Af mı, Otomatik Beraat mı?
Hayır. TCK 158/4 genel af, özel af veya suçun ortadan kaldırılması değildir. Düzenleme, dolandırıcılığa iştirak ettiği kabul edilen belirli kişilerin cezasında yarı oranında indirim öngörür.
Bu nedenle üç sonuç birbirine karıştırılmamalıdır:
- Beraat: Dolandırıcılık kastı veya iştirak iradesi kanıtlanamıyorsa gündeme gelir.
- TCK 158/4 indirimi: İştirak kabul edilmekle birlikte katkı kanunda belirtilen sınırlı fiilden ibaretse uygulanır.
- TCK 168 etkin pişmanlık indirimi: Zararın geri verilmesi veya tazmini ve pişmanlık koşullarına bağlı ayrı bir ceza indirimi kurumudur.
Bir dosyada esas savunma kastın bulunmadığı yönündeyse, TCK 158/4 ancak alternatif hukuki değerlendirme olarak ileri sürülebilir. Kesinleşmiş mahkûmiyet bakımından ise uyarlama yargılaması, önceki hükümde sabit kabul edilen maddi olgulara yeni lehe normun uygulanmasına odaklanır; başlı başına yeni bir temyiz veya sınırsız yargılamanın yenilenmesi yolu değildir.
Kesinleşmiş TCK 158 Mahkûmiyeti Olanlar Yeni Kanundan Yararlanabilir mi?
Evet. Türk Ceza Kanunu m. 7/2 uyarınca suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa fail lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. TCK 158/4’teki zorunlu yarı indirim, koşulları bulunan kişi yönünden sonradan yürürlüğe giren lehe ceza normudur.
Kararın kesinleşmesi, lehe kanunun uygulanmasına engel değildir. 5275 sayılı Kanun m. 98/1-a, sonradan yürürlüğe giren kanunun TCK m. 7 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinde kararın hükmü veren mahkemeden isteneceğini düzenler. Başka bir ifadeyle, kesinleşmiş karar “hiçbir şey yapılamaz” anlamına gelmez; fakat başvurunun doğru hukuki zeminde ve doğru mahkemeye yapılması gerekir.
Uyarlama Yargılaması Nedir?
Uyarlama yargılaması, kesinleşmiş mahkûmiyetin sonradan yürürlüğe giren lehe düzenleme karşısında yeniden hukuki değerlendirmeye alınmasıdır. Mahkeme, kesinleşmiş hükümde sabit kabul edilen olaya önceki ve sonraki düzenlemelerin ilgili hükümlerini uygular; sonuçları karşılaştırır ve lehe olan sonucu belirler.
TCK 158/4 bakımından temel soru şudur:
Kesinleşmiş hükümde kabul edilen iştirak fiili, yeni fıkrada sayılan ödeme aracı veya hesap erişim bilgi ve araçlarını başkasına vermekten mi ibarettir, yoksa hükümlünün bundan başka aktif katkıları da var mıdır?
Bu inceleme çoğu dosyada yalnızca aritmetik bir yarıya indirme işleminden ibaret olmayacaktır. Gerekçeli kararda hesap sahibinin rolünün açık yazılmadığı, birden fazla sanığın eylemlerinin birlikte anlatıldığı veya para çekme ve aktarma fiillerinin kim tarafından yapıldığının belirsiz bırakıldığı dosyalarda, uyarlama talebinin maddi vakıa ve delil referanslarıyla hazırlanması önem taşır.
Başvuru Hangi Mahkemeye Yapılır?
Lehe kanun ve yeni cezanın belirlenmesine ilişkin ana başvuru, 5275 sayılı Kanun m. 98/1-a gereğince mahkûmiyet hükmünü veren mahkemeye yapılır. Örneğin hükmü ağır ceza mahkemesi vermişse, kural olarak uyarlama talebi o mahkemeye yöneltilir.
İnfaz hâkimliği ile hükmü veren mahkemenin görevleri karıştırılmamalıdır:
- Sonradan yürürlüğe giren lehe kanunun hükme uygulanması ve yeni cezanın belirlenmesi: hükmü veren mahkeme,
- Yeni karardan sonra müddetname, mahsup, çektirilecek cezanın hesabı veya cezanın kısmen ya da tamamen yerine getirilip getirilmediği konusundaki infaz uyuşmazlığı: niteliğine göre infaz hâkimliği.
Birden fazla mahkeme ve birden fazla kesinleşmiş dosya varsa, her hüküm kendi dosyası ve hükmü veren mahkeme bakımından ayrıca ele alınmalıdır. Tek bir genel dilekçeyle farklı mahkemelerdeki bütün cezaların otomatik olarak değiştirilmesi beklenmemelidir.
Kesinleşmiş Dosyada İzlenecek Yol: Adım Adım Başvuru Planı
1. Kesinleşmiş hüküm ve infaz dosyası birlikte incelenmelidir
Sadece UYAP’taki suç adı veya sonuç ceza yeterli değildir. Şu belgeler toplanmalıdır:
- İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararı,
- Kesinleşme şerhi,
- İstinaf ve varsa Yargıtay kararları,
- İddianame ve esas hakkındaki mütalaa,
- Duruşma tutanakları,
- Banka hesap hareketleri ve işlem kayıtları,
- ATM görüntüsü, IP ve cihaz, HTS veya dijital inceleme bulguları,
- Mesajlaşmalar ve hesap teslimine ilişkin deliller,
- İnfaz savcılığının düzenlediği müddetname,
- Zararın ödendiğini gösteren makbuz, dekont veya mağdur beyanları,
- Denetimli serbestlik, koşullu salıverilme ve mahsup evrakı.
2. Mahkemenin hangi fiili sabit kabul ettiği belirlenmelidir
Gerekçeli kararda hükümlüye yüklenen eylem ayrı ayrı çıkarılmalıdır. “Hesabını kullandırdı” ifadesinin yanında parayı çektiği, aktardığı, mağdurla konuştuğu veya komisyonu paylaştırdığı da kabul edilmiş mi? Yoksa diğer sanıkların fiilleri hükümlüye soyut biçimde mi yüklenmiş? TCK 158/4 değerlendirmesinin sonucu bu ayrıntılara bağlıdır.
3. TCK 158/4 uyarınca uyarlama talebi hazırlanmalıdır
Dilekçede en az şu hukuki dayanak ve talepler bulunmalıdır:
- TCK m. 7/2 uyarınca lehe kanunun geçmişe uygulanması,
- 7589 sayılı Kanun m. 13 ile eklenen TCK m. 158/4’ün somut olaya uygulanması,
- 5275 sayılı Kanun m. 98 ve 101 çerçevesinde uyarlama yapılması,
- Hükümlünün katkısının neden yalnızca maddede belirtilen verme fiiliyle sınırlı kaldığının dosya delilleriyle açıklanması,
- Hapis cezası ile adli para cezasının yeni hükme göre yeniden belirlenmesi,
- Tutukluluk, cezaevinde geçirilen süre ve diğer mahsupların gözetilmesi,
- Yeni cezanın infazı etkiliyorsa ilgili infaz savcılığına derhâl bildirim yapılması,
- Koşulları varsa infazın ertelenmesi veya durdurulmasına ilişkin ayrı ve gerekçeli talep.
4. Etkin pişmanlık isteniyorsa talep açıkça ayrıştırılmalıdır
TCK 158/4 indirimi ile geçici 1. maddenin yedinci fıkrasındaki özel etkin pişmanlık imkânı iki ayrı hukuki kurumdur. Hükümlü özel etkin pişmanlıktan da yararlanmak istiyorsa; daha önce TCK m. 168’in uygulanmadığını, zarar tutarının ve ödeme merciinin belirlenmesini, kanuni ihtarın yapılmasını ve ödeme tamamlandığında TCK m. 168/2 uyarınca indirim uygulanmasını ayrıca istemelidir.
5. Yeni ceza infaza yeniden işlenmelidir
Mahkemenin uyarlama kararı kesinleştikten sonra yeni ceza üzerinden müddetname ve infaz hesabı düzenlenir. Hükümlünün yeni cezaya göre cezaevinde kalması gereken süreyi tamamladığı anlaşılıyorsa salıverilme; denetimli serbestlik veya koşullu salıverilme süresi değişiyorsa yeni infaz hesabı gündeme gelir. Başka dosyalardan cezalar bulunması hâlinde bu dosyadaki indirim tek başına tahliye sonucu doğurmayabilir.
TCK 158/4 İndirimi ile TCK 168 Etkin Pişmanlık Arasındaki Fark
Yeni düzenlemede en sık yapılan hata, bu iki indirimi tek bir şartlar bütünü gibi anlatmaktır.
| Başlık | Yeni TCK 158/4 | Geçici madde kapsamında TCK 168/2 |
|---|---|---|
| Hukuki niteliği | Sınırlı iştirak rolüne bağlı özel indirim | Zararın tamamen giderilmesine bağlı etkin pişmanlık |
| Temel şart | Katkının yalnızca araç veya bilgi vermekle sınırlı kalması | TCK 158/4 kapsamı, önceki kararda TCK 168 uygulanmamış olması ve tam zarar giderimi |
| Zararın ödenmesi gerekir mi? | Hayır | Evet, tamamen |
| İndirim oranı | Tam yarı, zorunlu | TCK 168/2 gereğince yarısına kadar; oran mahkemece belirlenir |
| Kesinleşmiş dosyada uygulanması | Lehe kanun ve uyarlama yoluyla | 7589 sayılı Kanunun geçici 1/7 hükmündeki özel koşullarla |
| Altı aylık süre | Yok | Mahkemenin ihtarından itibaren altı ay |
| İnfaz kendiliğinden durur mu? | Hayır | Hayır; zarar tamamen giderilene kadar bu fıkra uyarınca durdurma veya erteleme yasak |
Bu nedenle “zararı ödemeyen kişi TCK 158/4’ten yararlanamaz” şeklindeki ifade yanlıştır. Zarar ödenmese de sınırlı iştirak koşulları varsa yarı indirim talep edilebilir. Ödeme, kesinleşmiş dosyada ayrıca TCK 168/2 indiriminden yararlanmak için önemlidir.
Kesinleşmiş Dosyalara Tanınan Özel Etkin Pişmanlık İmkânı
7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası, yürürlükten önce TCK 157 veya 158 uyarınca hüküm verilmiş ve dosyası infaz aşamasında olan belirli hükümlülere istisnai bir imkân tanımaktadır.
Bu imkânın koşulları şunlardır:
- Yürürlük tarihinden önce TCK 157 veya 158 uyarınca hüküm verilmiş olmalıdır.
- Dosya infaz aşamasında bulunmalıdır.
- Hükümlü hakkında önceki kararda TCK m. 168 uygulanmamış olmalıdır.
- Hükümlünün fiili yeni TCK 158/4 kapsamına girmelidir.
- Mağdurun zararı, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen giderilmelidir.
Bu şartlar gerçekleştiğinde hükümlü, normalde hüküm kesinleştikten sonra uygulanması mümkün olmayan TCK m. 168/2’deki kovuşturma aşaması etkin pişmanlık indiriminden özel geçiş hükmü sayesinde yararlanabilir.
Zarar tamamen giderilmelidir
Özel düzenleme kısmi ödemeyi yeterli görmemiştir. Birden fazla mağdur varsa hükme konu zararların tamamı, iadeler ve daha önce yapılan ödemeler dikkate alınarak dosya bazında belirlenmelidir. Banka tarafından iade edilen, diğer sanıkça karşılanan veya mağdura daha önce ulaşan tutarlar varsa mükerrer ödeme yapılmaması için kalan gerçek zarar mahkemece netleştirilmelidir.
Ödeme doğrudan yapılmadan önce mağdurun kimliği, doğru hesap bilgisi, kabul edilen zarar tutarı ve ödemenin dosyaya nasıl belgeleneceği konusunda mahkemeden açıklık istenmesi güvenlidir. Mağdura ulaşılamaması veya ödemenin kabul edilmemesi hâlinde izlenecek yöntem de mahkeme kararıyla belirlenmelidir.
Altı aylık süre ne zaman başlar?
Kanun, süreyi mahkemece yapılacak ihtara bağlamıştır. Bu nedenle altı aylık sürenin başlangıcı, Kanunun yürürlük tarihi veya kişinin kendi başvuru tarihi değil; usulüne uygun mahkeme ihtarının yapıldığı tarihtir. Ancak infaz devam ettiği için başvuruyu geciktirmek hak ve özgürlük kaybına yol açabilir.
TCK 168 daha önce uygulanmışsa ne olur?
Geçici 1/7 açıkça daha önce TCK m. 168 uygulanmamış hükümlüleri kapsar. Önceki hükümde etkin pişmanlık indirimi zaten uygulanmışsa bu özel imkânla ikinci kez etkin pişmanlık indirimi talep edilemez. Buna karşılık, TCK 158/4’ün yarı indirimi ayrı bir kurum olduğu için onun uygulanma şartları ayrıca incelenir.
Etkin Pişmanlıktan Yararlanmak İstemeyen Kişi Ne Yapabilir?
Hükümlü zararı ödeme imkânına sahip olmayabilir, zarar miktarına itiraz edebilir veya TCK m. 168’den yararlanmak istemeyebilir. Bu durumda TCK 158/4 hakkı ortadan kalkmaz.
Kişi:
- Sadece TCK 158/4 uyarınca yarı indirim ve uyarlama talep edebilir,
- Etkin pişmanlık talebinde bulunmadığını veya bu talebi şimdilik saklı tuttuğunu açıkça belirtebilir,
- İnfazın yeni yarı indirim karşısında ertelenmesi veya durdurulmasını 5275 sayılı Kanun m. 98/2 kapsamında ayrıca talep edebilir.
Geçici 1/7’deki “zarar tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez” cümlesi, metinde “bu fıkra uyarınca” ifadesiyle sınırlandırılmıştır. Bu nedenle hükmün, yalnızca özel etkin pişmanlık yoluna dayanılarak zarar ödenmeden infazın durdurulmasını engellediği; TCK 158/4’e dayalı genel uyarlama nedeniyle 5275 sayılı Kanun m. 98/2 kapsamında yapılacak ayrı bir durdurma talebini bütünüyle ortadan kaldırmadığı savunulabilir. Bununla birlikte bu yorumun uygulamada mahkemelerce nasıl karşılanacağı henüz içtihatla netleşmemiştir.
Uyarlama Başvurusu İnfazı Otomatik Olarak Durdurur mu?
Hayır. 5275 sayılı Kanun m. 98/2’ye göre lehe kanun başvurusu cezanın infazını kendiliğinden ertelemez. Ancak mahkeme, olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Bu nedenle dilekçede “uyarlama talep edildiği için infaz zaten durmuş sayılır” varsayımıyla hareket edilmemelidir. Durdurma talebi ayrıca kurulmalı ve somutlaştırılmalıdır. Örneğin:
- Yeni yarı indirim uygulandığında cezaevinde kalınması gereken sürenin dolmuş veya dolmak üzere olması,
- İnfazın devam etmesi hâlinde uyarlama kararının fiilen anlamsızlaşma riski,
- Hükümlünün cezaevinde geçirdiği süre ve mahsuplar,
- Başka infaz dosyasının bulunup bulunmaması,
- TCK 158/4 kapsamına girildiğini gösteren gerekçeli karardaki açık kabuller,
durdurma isteminin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Yine de karar mahkemenin takdirindedir; başvuru yapılması tek başına tahliye güvencesi vermez.
Farklı Aşamalardaki Dosyalar Bakımından Yeni Düzenleme
İstinaf incelemesindeki dosyalar
Geçici 1/6’ya göre, yürürlük tarihinden önce TCK 157 veya 158 uyarınca hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan TCK 158/4 uygulanabilecek olanların bölge adliye mahkemesi ceza dairesindeki dosyaları hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar
Aynı hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyaların gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine gönderilmesini öngörür. Dosya Yargıtay dairesine geçmişse bulunduğu aşama ayrıca incelenmeli ve lehe düzenleme derhâl ileri sürülmelidir.
Yürürlükten önce hüküm verilmiş, kanun yoluna başvurulmadığı için yürürlükten sonra kesinleşmiş dosyalar
Geçici 1/7, yürürlük tarihi itibarıyla hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle yürürlükten sonra kesinleşen hükümleri de özel etkin pişmanlık kapsamına almıştır.
Cezaevinde bulunan hükümlüler
TCK 158/4 uyarlaması ile infazın durdurulması talebi birlikte ve ivedilikle hazırlanmalıdır. Yeni sonuç ceza, yatarı tamamlanmış hâle getirebiliyorsa mahkeme ve infaz savcılığı nezdinde hızlı bildirim önem kazanır.
Denetimli serbestlikte veya koşullu salıverilmede bulunanlar
Denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme, cezanın infazıyla bağlantılı kurumlardır. Bu nedenle infaz süreci devam eden kişilerin TCK 158/4 uyarlamasını talep etmesinde hukuki yararı vardır. Yeni ceza; denetim süresini, koşullu salıverilme hesabını veya infazın tamamlandığı tarihi etkileyebilir. Ancak başka mahkûmiyetler ve toplama kararları ayrıca incelenmelidir.
İnfazı tamamen bitmiş kişiler
TCK m. 7/2’deki lehe kanun ilkesi yalnızca cezaevinde bulunan kişilerle sınırlı değildir. Mahkûmiyetin adli sicil, arşiv kaydı, tekerrür, hak yoksunluğu veya başka kanuni sonuçları devam ediyorsa uyarlama talebinde hukuki yarar bulunabilir. Buna karşılık geçici 1/7’deki özel etkin pişmanlık imkânı “dosyası infaz aşamasında olan” hükümlüler için düzenlendiğinden, infazı bütünüyle tamamlanmış dosyada bu özel yol ayrıca ve daha dar yorumlanacaktır.
Para Çeken veya Transfer Eden Kişi TCK 158/4’ten Yararlanabilir mi?
Bu, yeni hükmün en tartışmalı uygulama alanlarından biri olacaktır. Kanun, iştirakin ödeme aracını veya hesap kullanımını sağlayan zorunlu bilgi ve araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olmasını aramaktadır. Hesaba gelen parayı kişinin bizzat çekmesi veya başka hesaba göndermesi, lafzi olarak “vermek” fiilinin ötesine geçen ek katkı şeklinde değerlendirilebilir.
Ancak her para hareketi aynı değildir. Şu ayrıntılar incelenmelidir:
- İşlemi fiziken veya dijital olarak kim yaptı?
- Mobil bankacılığın kullanıldığı cihaz ve IP kime aitti?
- ATM görüntüsündeki kişi kimdi?
- Hesap sahibi kartı veya telefonu teslim etmiş miydi?
- Transfer talimatını kim verdi?
- Hesap sahibi paranın suçtan geldiğini ne zaman öğrendi?
- Para çekme, başlangıçtaki ortak planın parçası mıydı?
- Hükümde bu fiil hesap sahibine açıkça yüklenmiş mi, yoksa yalnızca varsayılmış mıydı?
Kesinleşmiş hükümde kişinin bizzat para çektiği sabit kabul edilmişse TCK 158/4 talebi daha güç hâle gelir. Buna karşılık karar yalnızca hesabın kullandırıldığını kabul ediyor ve çekme veya aktarma fiilini başka kişilere atfediyorsa kapsam ihtimali güçlenir.
Komisyon Alan Kişi İndirimden Yararlanabilir mi?
Komisyon almak tek başına TCK 158/4’e engel değildir. Aksine yeni hüküm, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla hareket eden kişiyi düzenlemektedir. Bu nedenle “komisyon aldıysa kesinlikle yararlanamaz” demek kanun metniyle bağdaşmaz.
Belirleyici soru, komisyonun varlığından çok kişinin fiili rolüdür. Hesabını veya erişim aracını verdi, komisyon aldı ve başka hiçbir icrai katkıda bulunmadıysa TCK 158/4 uygulanabilir. Fakat komisyon mağdur sayısına göre değişiyor; kişi hesap trafiğini takip ediyor, parayı çekiyor, dağıtıyor veya başka hesap sahiplerini sisteme dâhil ediyorsa katkının sınırı aşılmış olabilir.
Kripto Para ve P2P İşlemlerinde TCK 158/4 Nasıl Uygulanır?
Kanunda “kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesap” açıkça sayılmıştır. Bu tercih, kripto borsası veya diğer kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesaplarının dolandırıcılık gelirinin aktarılmasında kullanılabildiğini gözetmektedir.
Kripto dosyalarında iki ayrı ihtimal özellikle ayrılmalıdır:
Kripto hesabını başkasına kullandıran kişi
Kişi borsa hesabını, giriş bilgilerini, doğrulama aracını veya hesabın kullanımını sağlayan cihazı başkasına vermiş ve katkısı bununla sınırlı kalmışsa TCK 158/4 gündeme gelebilir.
Gerçek bir P2P kripto alım satımı yapan kişi
Kişi hesabını başkasına vermemiş; kendi hesabından gerçek bir P2P satışı yapmış, kriptoyu göndermiş ve karşılığında banka transferi almış olabilir. Bu durumda ilk soru TCK 158/4 indirimi değil, kişinin dolandırıcılık kastı ve iştirak iradesinin bulunup bulunmadığıdır. Zincir üstü transfer kayıtları, borsa emirleri, P2P ilanı, piyasa fiyatı, işlem zamanı, karşı cüzdan, kullanıcı doğrulama kayıtları ve yazışmalar gerçek ticari işlemi ortaya koyabilir.
Kripto varlık dosyasında yalnızca banka ekstresine bakılması çoğu zaman yetersizdir. On-chain hareketler ile platform içi alım satım ve çekim kayıtlarının eşleştirilmesi gerekir.
Birden Fazla Mağdur, Dosya veya Zincirleme Suç Varsa Ne Olur?
Birden fazla mağdur veya işlem bulunması TCK 158/4’ü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte işlem sayısı, hesabın ne kadar süre kullanıldığı, farklı kişilerden gelen para trafiği, hesap sahibinin tekrar eden davranışı ve komisyon sistemi, katkının yalnızca bir erişim aracı vermekle sınırlı olup olmadığını değerlendirmede önemlidir.
Zincirleme suç artırımının bulunduğu dosyada yarı indirim, kesinleşmiş hükümdeki bütün artırım ve indirimler dikkate alınarak yeni sonuç cezanın hesaplanmasını gerektirir. Her mağdurun zararı da özel etkin pişmanlık yönünden ayrı ayrı belirlenmelidir. Farklı mahkemelerdeki bağımsız dosyalar için ayrı uyarlama başvuruları gerekir.
Örgüt Suçu, Suç Gelirini Aklama veya Başka Mahkûmiyetler Varsa
TCK 158/4, yalnızca TCK 157 ve 158’deki dolandırıcılık suçuna ilişkin cezayı etkiler. Aynı dosyada ayrıca suç örgütü üyeliği, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, banka veya ödeme mevzuatına aykırılık, sahtecilik ya da başka bir suçtan mahkûmiyet varsa bu hükümler kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Örgütsel bağlantı iddiası, dolandırıcılığa katkının gerçekten sınırlı kalıp kalmadığı yönünden de aleyhe bir olgu olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte yalnızca başka sanıklarla telefon irtibatı veya hesabın suçta kullanılması, tek başına her dosyada örgüt üyeliğini ya da aktif dolandırıcılık rolünü kanıtlamaz; kesinleşmiş kararın kabul ettiği somut fiiller esas alınmalıdır.
Ceza Nasıl Hesaplanır? Basitleştirilmiş Örnekler
Örnek 1: Yalnızca TCK 158/4 uygulanırsa
Bir kişinin sonuç olarak 4 yıl hapis ve 4.000 gün adli para cezası aldığı varsayılsın. Dosyadaki artırım ve indirim sırası ile diğer hükümler saklı kalmak üzere, TCK 158/4’ün uygulanması sonucu ceza yarı oranında indirilirse basitleştirilmiş sonuç 2 yıl hapis ve 2.000 gün adli para cezası olur.
Örnek 2: TCK 158/4 ve özel etkin pişmanlık birlikte uygulanırsa
Aynı örnekte önce TCK 158/4 ile sonuç 2 yıl hapis ve 2.000 gün adli para cezasına iner. Hükümlü geçici 1/7’nin koşullarını yerine getirir ve mahkeme TCK 168/2 uyarınca azami yarı oranında indirim uygularsa sonuç 1 yıl hapis ve 1.000 gün adli para cezasına kadar düşebilir. TCK 168/2 indirimi “yarısına kadar” olduğundan mahkemenin mutlaka azami oranı uygulayacağı söylenemez.
Örnek 3: Birden fazla artırım bulunan dosya
TCK 43 zincirleme suç, TCK 158/3 çok kişiyle birlikte işleme veya başka artırım nedenlerinin bulunduğu dosyada “eski sonuç cezayı ikiye bölmek” her zaman doğru teknik yöntem olmayabilir. Önceki ve sonraki hükümlerin ilgili bütün sonuçları somut olaya uygulanmalı; ceza hesap cetveli açık ve denetlenebilir biçimde yeniden kurulmalıdır.
Bu örnekler yalnızca mekanizmayı anlatır. Gerçek sonuç; temel ceza, artırım ve indirimlerin sırası, takdiri indirim, mahsup, tekerrür ve infaz rejimine göre değişebilir.
Sonuç Ceza İki Yıl veya Altına Düşerse HAGB ya da Erteleme Olur mu?
Sonuç cezanın iki yıl veya altına düşmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya hapis cezasının ertelenmesi bakımından yeni bir değerlendirme alanı oluşturabilir; fakat bu kurumlar otomatik uygulanmaz.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
CMK m. 231’deki koşullar ayrıca incelenir. Sonuç cezanın iki yıl veya daha az olması yanında önceki kasıtlı mahkûmiyet, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve zararın giderilmesi gibi şartlar önemlidir. 7589 sayılı Kanun CMK m. 231’i de yeniden düzenlediğinden, uyarlama sırasında hangi HAGB rejiminin uygulanacağı ve kesinleşmiş dosyada kişiselleştirme değerlendirmesinin nasıl yapılacağı somut dosyada ayrıca gerekçelendirilmelidir.
Hapis cezasının ertelenmesi
TCK m. 51’deki ceza miktarı, önceki mahkûmiyet ve yeniden suç işlememe kanaati şartları değerlendirilir. Cezanın iki yıl veya altına inmesi tek başına erteleme kararı verilmesini zorunlu kılmaz.
Kısa süreli hapsin seçenek yaptırıma çevrilmesi
Sonuç hapis cezası bir yıl veya daha azsa TCK m. 50’deki seçenek yaptırımlar gündeme gelebilir. Suçun niteliği, kişilik, sosyal ve ekonomik durum, yargılama sürecindeki davranış ve pişmanlık değerlendirilir.
Uyarlama talebinde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bu ihtimaller açıkça istenmeli; yalnızca “yarı indirim” talebiyle yetinilmemelidir.
Denetimli Serbestlik Kalkar mı?
Yeni düzenleme denetimli serbestliği doğrudan “kaldıran” bir hüküm içermez. Fakat ceza TCK 158/4 ve varsa etkin pişmanlık nedeniyle azalırsa infaz hesabı yeniden yapılır. Yeni hesaba göre kişinin cezasını tamamladığı ortaya çıkabilir; denetimli serbestlik yükümlülüğünün sona ermesi veya koşullu salıverilme tarihinin değişmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle doğru talep “denetimli serbestliğin doğrudan kaldırılması” değil; önce yeni hükme göre cezanın belirlenmesi, ardından mahsup ve infaz hesabının yenilenmesidir. Başka dosyalar veya toplama kararı varsa sonuç ayrıca hesaplanır.
Adli Sicil Kaydı Otomatik Olarak Silinir mi?
Hayır. TCK 158/4 cezada indirim getirir; mahkûmiyeti kendiliğinden yok saymaz. Uyarlama kararı sonrasında:
- Yeni ceza adli sicil sistemine bildirilmelidir,
- Yeni cezaya göre infaz tamamlanmışsa kaydın güncel durumu yeniden değerlendirilir,
- HAGB kararı verilirse kayıt rejimi farklılaşır,
- Arşiv kaydının silinmesi 5352 sayılı Adli Sicil Kanunundaki ayrı koşullara tabidir.
Bu nedenle “yarı indirim çıktı, sabıka otomatik silindi” şeklindeki bilgi doğru değildir. Uyarlama kararının kesinleşmesinden sonra adli sicil ve arşiv yönünden ayrıca işlem yapılması gerekebilir.
Başvuruda En Sık Yapılan Hatalar
Düzenlemeyi “bilmeden IBAN verme affı” olarak sunmak
Kanun haksız menfaat amacı ve dolandırıcılığa iştiraki esas alır. Kast hiç yoksa beraat eksenli hukuki yol ile indirim talebi birbirinden ayrılmalıdır.
Zarar ödenmeden yarı indirim alınamayacağını düşünmek
TCK 158/4 için zarar ödeme şartı yoktur. Ödeme, özel etkin pişmanlık imkânı içindir.
Başvurunun infazı otomatik durdurduğunu sanmak
Uyarlama dilekçesi infazı kendiliğinden durdurmaz. Durdurma veya erteleme açıkça ve ayrıca istenmelidir.
Yalnızca IBAN’ın dosyada geçmesini yeterli görmek
Mahkemenin kabul ettiği fiil, para çekme, aktarma veya mağdurla iletişim gibi başka katkılar içeriyorsa kapsam tartışılır.
Gerekçeli karar yerine yalnızca müddetnameye bakmak
Müddetname infaz hesabını gösterir; TCK 158/4 kapsamını belirleyen esas belge mahkûmiyet hükmü ve dayandığı maddi vakıalardır.
TCK 168 daha önce uygulanmışken ikinci kez etkin pişmanlık istemek
Geçici 1/7, hakkında daha önce TCK 168 uygulanmamış hükümlülere yöneliktir.
Her dosya için tek ve kalıp dilekçe kullanmak
Yeni hükmün merkezinde kişinin somut katkısı vardır. Dosyadaki delil, fiil ve mahkeme kabulü gösterilmeden yazılan genel dilekçe yetersiz kalabilir.
Uygulama İçin Kontrol Listesi
- 7589 sayılı Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girdiği kontrol edildi mi?
- Gerekçeli karar, kesinleşme şerhi ve kanun yolu kararları alındı mı?
- Hükümlünün kabul edilen fiilleri diğer sanıkların fiillerinden ayrıldı mı?
- Para çekme veya aktarma, mağdurla görüşme ya da organizasyon rolü olup olmadığı belirlendi mi?
- Kart, erişim bilgisi, cihaz, IP ve hesap kullanımına ilişkin deliller listelendi mi?
- TCK 158/4’ün neden uygulanacağı madde şartlarıyla eşleştirildi mi?
- Hapis ve adli para cezası için yeni hesap talep edildi mi?
- Mahsup, müddetname, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme belgeleri eklendi mi?
- İnfazın durdurulması veya ertelenmesi gerekiyorsa ayrıca gerekçelendirildi mi?
- TCK 168’in önceki hükümde uygulanıp uygulanmadığı kontrol edildi mi?
- Etkin pişmanlık istenecekse kalan gerçek zarar, mağdurlar ve ödeme yöntemi belirlendi mi?
- Mahkeme ihtarının tarihi ve altı aylık sürenin son günü kayda alındı mı?
- Uyarlama kararından sonra infaz hesabı ve adli sicil bildirimi takip edildi mi?
Sık Sorulan Sorular
1. 12. Yargı Paketi IBAN mağdurları için yürürlüğe girdi mi?
7589 sayılı Kanun 16 Temmuz 2026’da TBMM’de kabul edilmiştir. Bu yazının güncellendiği 21 Temmuz 2026 itibarıyla TBMM sayfasında Resmî Gazete tarihi ve sayısı henüz görünmediğinden TCK 158/4’ün yürürlüğü Resmî Gazete yayımıyla ayrıca kontrol edilmelidir.
2. Yeni düzenleme af mı?
Hayır. Suçu veya mahkûmiyeti ortadan kaldıran af değil, sınırlı iştirak hâlinde zorunlu yarı indirim düzenlemesidir.
3. Kesinleşmiş kararım varsa yararlanabilir miyim?
Evet. Fiiliniz TCK 158/4 koşullarına giriyorsa hükmü veren mahkemeden lehe kanun ve uyarlama talep edilebilir.
4. Başvuru kendiliğinden yapılır mı?
Lehe kanun mahkemelerce gözetilmelidir; ancak kesinleşmiş dosyaların tamamının kısa sürede kendiliğinden ele alınacağı varsayılmamalıdır. Yazılı ve dosyaya özgü başvuru yapılması hak kaybını azaltır.
5. TCK 158/4 için zararı ödemem şart mı?
Hayır. Yarı indirim, fiilin sınırlı olmasına bağlıdır. Zararın tamamen ödenmesi, geçici 1/7 kapsamındaki özel etkin pişmanlık için gerekir.
6. Etkin pişmanlıktan yararlanmak istemezsem TCK 158/4’ü talep edebilir miyim?
Evet. İki kurum ayrıdır. TCK 168 talep edilmeden yalnızca TCK 158/4 indirimi ve uyarlama istenebilir.
7. Zararı ödemeden infaz durdurulabilir mi?
Geçici 1/7’ye dayanarak özel etkin pişmanlık süresi içinde, zarar tamamen giderilmeden bu fıkra uyarınca infaz durdurulamaz veya ertelenemez. Buna karşılık yalnızca TCK 158/4 uyarlamasına dayalı olarak 5275 sayılı Kanun m. 98/2 kapsamında ayrı durdurma talebi ileri sürülebilir; karar otomatik değildir ve yeni uygulamanın içtihatla şekillenmesi beklenmelidir.
8. Hesabıma gelen parayı kendim çektiysem yararlanabilir miyim?
Kişinin parayı bizzat çekmesi, katkının yalnızca hesap erişimini vermekle sınırlı olmadığı sonucuna yol açabilir. Yine de işlemi gerçekte kimin yaptığı ve kesinleşmiş hükümde hangi fiilin sabit kabul edildiği incelenmelidir.
9. Parayı başka hesaba gönderdiysem yararlanabilir miyim?
Aktif transfer fiili kapsam dışında kalma riskini artırır. Cihaz, IP, talimat ve hükümdeki maddi kabul belirleyicidir.
10. Komisyon aldıysam kapsam dışı mıyım?
Hayır. Komisyon tek başına engel değildir; kanun haksız menfaat amacını zaten aramaktadır. Asıl ölçüt katkının başka icrai davranışlara genişleyip genişlemediğidir.
11. Hesabımı bilmeden kullandırdıysam ne olur?
Gerçekten dolandırıcılık kastı ve iştirak iradesi yoksa mesele indirim değil, suçun unsurlarının oluşmamasıdır. Devam eden yargılamada beraat savunması öne çıkar. Kesinleşmiş dosyada ise uyarlama yargılamasının sınırları ile varsa olağanüstü kanun yolu koşulları ayrı değerlendirilir.
12. Kripto borsa hesabımı kullandırdıysam TCK 158/4 uygulanır mı?
Evet, kanun kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabını açıkça saymaktadır. Ancak katkının yalnızca hesabın kullanımını sağlayan bilgi veya aracı vermekle sınırlı kalması gerekir.
13. Gerçek bir kripto P2P satışı yaptıysam ne olur?
Hesabı kullandırmak yerine gerçek bir satış yaptıysanız öncelikli inceleme iştirak kastına yönelmelidir. Borsa ve P2P kayıtları ile on-chain veriler savunma bakımından önemlidir.
14. Birden fazla mağdur varsa indirim uygulanmaz mı?
Mağdur sayısı tek başına engel değildir. Fakat çok sayıda ve tekrarlanan işlem, kişinin rolünün sınırlı olup olmadığını etkileyebilir. Etkin pişmanlık için hükme konu zararların tamamı giderilmelidir.
15. Zararın bir kısmını ödersem özel etkin pişmanlıktan yararlanabilir miyim?
Geçici 1/7 tam giderim arar. Kısmi ödeme özel hüküm bakımından yeterli değildir.
16. Zarar daha önce tamamen ödendiyse altı ay beklemek gerekir mi?
Hayır. Ödemenin hükme konu zararı tamamen karşıladığı ve hükümlüye atfedilebilir olduğu belgelenerek mahkemeden TCK 168/2 değerlendirmesi istenebilir. Mahkeme kalan zarar olup olmadığını kontrol eder.
17. TCK 168 daha önce uygulandıysa yeni yarı indirimden yararlanabilir miyim?
TCK 168’in daha önce uygulanmış olması geçici 1/7’deki ikinci etkin pişmanlık imkânını engeller; fakat TCK 158/4 indirimi ayrı koşullara bağlıdır ve uygulanabilir.
18. Altı aylık süre Kanunun yayımıyla mı başlar?
Hayır. Geçici hükme göre süre mahkemenin ihtarından itibaren başlar.
19. Uyarlama talebi için özel bir son başvuru süresi var mı?
TCK 158/4 uyarlaması için geçici hükümde özel bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Buna rağmen infaz devam ettiği için gecikmeden başvurmak önemlidir. Altı aylık süre, yalnızca özel etkin pişmanlık bakımından mahkeme ihtarıyla başlar.
20. Mahkeme başvuruyu reddederse ne yapılabilir?
5275 sayılı Kanun m. 101 uyarınca dosya üzerinden verilen uyarlama kararlarına karşı kural olarak itiraz yolu açıktır. Genel itiraz süresi, kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Bununla birlikte mahkemenin duruşma açarak yeni bir hüküm kurduğu ve cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin değerlendirme yaptığı hâllerde kanun yolu, kararın niteliğine ve ilk hükmün kesinleşme biçimine göre farklılaşabilir. Bu nedenle karardaki kanun yolu bildirimi ve somut usul ayrıca kontrol edilmelidir.
21. Cezam yarıya düşünce hemen tahliye olur muyum?
Hayır. Yeni cezanın infaz hesabı, mahsup, koşullu salıverilme, denetimli serbestlik, tekerrür ve başka dosyalar birlikte incelenir. Yarı indirim bazı kişilerde derhâl salıverilme sonucuna yol açabilirken bazı kişilerde açmayabilir.
22. Sonuç ceza iki yıl olursa HAGB kesin midir?
Hayır. İki yıl sınırı yalnızca şartlardan biridir. CMK m. 231’deki diğer şartlar ve kesinleşmiş hükümde uyarlama usulü ayrıca değerlendirilir.
23. Denetimli serbestlik otomatik kalkar mı?
Hayır. Önce yeni ceza belirlenir, sonra infaz hesabı yenilenir. Yeni hesaba göre ceza tamamlanmışsa denetim yükümlülüğünün sona ermesi gündeme gelebilir.
24. Adli sicil kaydım silinir mi?
Yarı indirim mahkûmiyeti kendiliğinden silmez. Yeni karar adli sicile bildirilir; infaz, arşiv ve varsa HAGB statüsü ayrı kurallara göre değerlendirilir.
25. Bir dosyada yararlanmam diğer dosyalarımı da etkiler mi?
Her mahkûmiyet hükmü ayrı incelenir. Aynı nitelikte birden fazla dosya varsa her dosyada kişinin rolü ve hükmü veren mahkeme bakımından ayrı başvuru gerekebilir.
Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
7589 sayılı Kanunla TCK m. 158’e eklenen dördüncü fıkra, banka veya kripto hesaplarının dolandırıcılıkta kullanıldığı dosyalarda uzun süredir yaşanan temel bir orantılılık sorununa müdahale etmektedir. Yeni hüküm, dolandırıcılığı planlayan, mağduru aldatan ve suç gelirini yöneten kişi ile suça katkısı yalnızca ödeme aracı veya hesap erişim imkânını vermekten ibaret kalan kişinin aynı ceza sonucu içinde değerlendirilmesini engellemeyi amaçlayan özel bir indirim mekanizması kurmuştur.
Bununla birlikte düzenleme, hesabı kullanılan herkesi kapsayan toplu bir af değildir. Hükümlünün fiili rolü dosyanın merkezindedir. Mahkûmiyet kararında para çekme, transfer, mağdurla temas, sahte ilan, hesap trafiğini yönetme veya organizasyona başka katkılar sabit kabul edilmişse TCK 158/4’ün uygulanması tartışmalı olabilir. Dolandırıcılık kastının hiç bulunmadığı dosyalarda ise savunmanın yalnızca indirim talebine indirgenmesi doğru değildir.
Kesinleşmiş karar bulunan kişiler yönünden uygulanacak temel yol, hükmü veren mahkemeden lehe kanun ve uyarlama kararı istenmesidir. TCK 158/4 kapsamına giren hükümlünün hapis ve adli para cezası yarı oranında indirilmelidir. Zararın tamamen giderilmesi hâlinde, daha önce TCK 168 uygulanmamış ve geçici hükmün diğer koşulları oluşmuşsa ayrıca TCK 168/2 kapsamında yarısına kadar etkin pişmanlık indirimi gündeme gelebilir.
İnfaz devam ederken zamanlama önemlidir. Başvuru infazı kendiliğinden durdurmadığından, uyarlama talebi ile infazın ertelenmesi veya durdurulması istemi birbirinden ayrılarak gerekçelendirilmelidir. Yeni ceza kesinleştikten sonra müddetname, mahsup, denetimli serbestlik, koşullu salıverilme ve adli sicil kayıtları da takip edilmelidir.
Sonuç olarak, kesinleşmiş TCK 158 mahkûmiyetlerinde yapılması gereken ilk iş kalıp bir dilekçe vermek değil; gerekçeli kararda hükümlüye yüklenen fiili, para hareketlerini ve dijital delilleri ayrıştırmaktır. Yeni düzenlemeden yararlanma ihtimali, “IBAN benim adıma” cümlesinden değil, suça katkının kanundaki sınırlar içinde kalıp kalmadığından doğar.
Kaynaklar ve Mevzuat
- TBMM — 7589 sayılı Kanun bilgileri ve yasama durumu
- TBMM — 7589 sayılı Kanunun kabul edilen tam metni
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat — 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat — 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
- Anayasa Mahkemesi — Uyarlama yargılamasının niteliğine ilişkin bireysel başvuru kararı
Bilgilendirme: Bu çalışma genel hukuki bilgi amacıyla hazırlanmıştır. Her dosyanın maddi vakıaları, kesinleşmiş hükmün gerekçesi, infaz durumu ve delilleri farklıdır. Metin, somut olay hakkında hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.
Yazar Hakkında
Av. Ahmet Karaca
İstanbul Barosu Sicil No: 92414
Av. Ahmet Karaca; kripto varlık hukuku, bilişim hukuku, yapay zeka hukuku, kripto P2P işlem uyuşmazlıkları ve siber suçlar, kripto dolandırıcılık suçları alanlarında ihtisaslaşmış multidisipliner bir teknoloji hukukçusudur. Hukuk eğitimini Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden onur derecesiyle tamamlamış; İstanbul Barosu’na kayıtlıdır. Duke University, Politecnico di Milano ve Lund University bünyesindeki uluslararası programlardan sertifikalar almıştır. Yerli ve yabancı kripto para borsalarına, tokenizasyon platformları ile DeFi-NFT vb. kripto varlık projelerine SPK lisanslama, MASAK uyumu, sözleşme yapılandırması ve stratejik danışmanlık sunmaktadır.
Kripto para dolandırıcılığı, P2P kripto uyuşmazlıkları, MASAK hesap blokesi ve kripto varlık el koyma davalarında zincir analizi yöntemleriyle on-chain işlem takibi yaparak kaybedilen varlıkların tespiti, bloke ettirilmesi ve iadesini sağlamaktadır. CMK 128/A kapsamındaki dijital varlık el koyma süreçleri ile kripto ceza davalarında teknik uzman raporu hazırlamak da temel uygulama alanları arasındadır.
İstanbul Barosu’nda avukatlara kripto varlıklar ve ceza hukuku eğitimi vermiş, UNICEF blockchain eğitmeni olarak sertifikalı programlar yürütmüştür. Özyeğin Üniversitesi, Kocaeli, Çukurova ve Süleyman Demirel Üniversitesi başta olmak üzere pek çok üniversitede blockchain, yapay zeka ve hukuk kesişimine dair konferanslar vermekte; Blockchain Expo World başta olmak üzere ulusal ve uluslararası etkinliklerde konuşmacı olarak yer almaktadır.


