IBAN Mağdurları indirim dilekçesi: TCK 158/4 Uyarlama dilekçesi 2026

IBAN Mağdurları TCK 1584 Uyarlama Dilekçesi 2026

12. Yargı Paketi ile yürürlüğe giren TCK 158/4 düzenlemesinden kimlerin yararlanabileceğini; dosyanın aşamasına göre hangi mercie, hangi dilekçeyle başvurulacağını; zarar giderme şartını, altı aylık sürenin başlangıcını ve infaz sonuçlarını açıklayan güncel rehberimiz aşağıdaki gibidir. Faydalı olması dileğiyle.

 

İşbu makale, 12. Yargı Paketi sonrasında IBAN veya hesap kullandırma dosyalarında TCK 158/4 ceza indirimi, TCK 168 etkin pişmanlık, 5275 sayılı Kanun m.98 uyarınca uyarlama yargılaması ve infazın durdurulması süreçlerini birlikte ele almaktadır. Soruşturma, ilk derece, istinaf, temyiz, kesinleşme ve infaz aşamalarının her biri için kullanılacak başvuru türü ayrı ayrı gösterilmiştir. İnceleme; 7589 sayılı Kanun’un resmî metni, TCK m.7, TCK m.158, TCK m.168, 5275 sayılı Kanun m.98-101 ve 31 Temmuz 2026 tarihli bir ilk uygulama kararı dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Bu çalışma, İstanbul Barosu’na kayıtlı Av. Ahmet Karaca ve ekibindeki ceza hukuku, bilişim hukuku ve kripto varlık hukuku alanlarında çalışan avukatlar tarafından hazırlanmış; doğrudan yayımlanabilecek biçimde güncellenmiştir.

Hızlı bilgi Güncel cevap
Kanun 7589 sayılı Kanun, m.13 ve Geçici m.1/6-7
Kabul tarihi 16 Temmuz 2026
Yürürlük 31 Temmuz 2026, Resmî Gazete Sayı 33326
Temel düzenleme TCK 158/4 kapsamında cezada zorunlu 1/2 indirim
Yeni bir “IBAN kiralama suçu” var mı? Hayır; TCK 157 ve TCK 158’e iştirak için özel indirim nedeni
TCK 158/4 için zarar ödemek şart mı? Hayır
Altı aylık zarar giderme ne için? Geçici m.1/7 üzerinden ayrıca TCK 168/2 talep etmek için
Altı aylık süre ne zaman başlar? Mahkeme ihtarının tebliğinden itibaren
Kesinleşmiş dosyada başvuru mercii Kural olarak mahkûmiyet hükmünü veren mahkeme
Dilekçe verilince infaz durur mu? Hayır; 5275 sayılı Kanun m.98/3 uyarınca ayrıca karar gerekir
TCK 168/2 indirim oranı Sabit 1/2 değil, 1/2’ye kadar
Başvuru için genel süre TCK 158/4 uyarlaması için özel hak düşürücü süre yok

Kısa cevap: 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren TCK 158/4, dolandırıcılığa iştiraki yalnızca kanunda sayılan hesap, bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişinin cezasında yarı oranında zorunlu indirim öngörür. Bu indirim için mağdur zararını ödeme şartı yoktur. Zararın, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen giderilmesi; yalnızca belirli kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki dosyalarda TCK 168/2 etkin pişmanlık indiriminden ayrıca yararlanmak bakımından önemlidir. Hangi dilekçenin verileceği ise dosyanın soruşturma, dava, istinaf, temyiz veya infaz aşamasında bulunmasına göre değişir. – Av. Ahmet Karaca

IBAN’ınızı veya hesabınızı başkasına verdiğiniz için hakkınızda soruşturma açılmış, mahkûmiyet kararı verilmiş ya da cezanız infaz edilmeye başlanmış olabilir. İlk yapılması gereken, internetteki bir dilekçe örneğini doldurmak değil; dosyanın hangi aşamada olduğunu ve hükümde size hangi somut fiilin yüklendiğini belirlemektir.

Çünkü kastı bulunmayan kişi beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı istemeliyken, dolandırıcılığa iştiraki sabit kabul edilen fakat katkısı hesap kullandırmayla sınırlı kalan kişi TCK 158/4 indirimini talep etmelidir.

Bu makalede dosyanızın aşamasını nasıl belirleyeceğinizi, hangi mahkemeye hangi dilekçeyi vereceğinizi, zarar ödeyip ödememeniz gerektiğini, altı aylık sürenin ne zaman başlayacağını ve başvurunun ceza ile infaz hesabını nasıl etkileyebileceğini öğreneceksiniz.

İçindekiler

12. Yargı Paketi’ndeki IBAN Düzenlemesi Yürürlüğe Girdi mi?

Evet. 7589 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış; TCK 158/4 aynı gün yürürlüğe girmiştir. Düzenleme artık teklif veya taslak değildir.

7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine şu fıkra eklenmiştir:

“Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”

Kanun metnindeki “indirilir” ifadesi önemlidir. TCK 158/4 kapsamına girildiği belirlendikten sonra hâkimin yarı indirimi uygulayıp uygulamama konusunda seçeneği yoktur. Hâkimin değerlendireceği konu, indirimin oranı değil; kişinin eyleminin gerçekten bu özel hükmün sınırları içinde kalıp kalmadığıdır.

TCK 158/4 nedir? TCK 158/4, basit veya nitelikli dolandırıcılığa iştiraki belirli hesap bilgilerini ya da araçlarını vermekle sınırlı kalan kişi için getirilmiş özel ve zorunlu bir ceza indirimi nedenidir.

TCK 158/4 Yeni Bir “IBAN Kiralama Suçu” mu Oluşturdu?

Hayır. TCK 158/4, “IBAN kiralama” adıyla yeni ve bağımsız bir suç oluşturmadı; TCK 157 veya TCK 158 kapsamındaki dolandırıcılığa belirli biçimde iştirak edenler için özel indirim getirdi.

“IBAN kiralama suçu”, insanların konuyu ararken kullandığı pratik bir ifadedir. Kanunda bu adla tanımlanmış müstakil bir suç ve “IBAN mağduru” adıyla ayrı bir hukuki statü bulunmaz.

Önce kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak edip etmediği genel hükümlere göre belirlenir. İştirak yoksa TCK 158/4 değil, suçun oluşmadığına ilişkin savunma gündeme gelir. İştirak varsa ve katkı kanunda sayılan bilgi veya araçları verme fiiliyle sınırlı kalmışsa yarı indirim uygulanır.

Düzenleme ayrıca af değildir. Mahkûmiyeti kendiliğinden kaldırmaz, bütün TCK 158 cezalarını otomatik olarak yarıya indirmez ve hesap sahibinin mutlaka tahliye edileceği anlamına gelmez. Her sanık veya hükümlünün rolü, kastı, hesap üzerindeki fiilî hâkimiyeti ve diğer eylemleri ayrı ayrı incelenir.

IBAN Kiralama veya Hesap Kullandırma Cezası Nedir?

“IBAN kiralama” için tek ve bağımsız bir ceza yoktur; yaptırım, hesap sahibinin hangi suça hangi biçimde iştirak ettiğine göre belirlenir.

Dolandırıcılık TCK m.157 kapsamında kalırsa kanundaki temel yaptırım bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Nitelikli dolandırıcılıkta TCK m.158 uyarınca genel ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Maddenin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldır ve adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

TCK 158/4 uygulanırsa somut dosyada kurulacak ceza yarı oranında indirilir. İndirim yalnızca hapis yönünden değil, hükümde birlikte kurulan adli para cezası yönünden de yeni ceza hesabında değerlendirilmelidir.

Zincirleme suç, yardım etme, etkin pişmanlık, takdiri indirim, yaş küçüklüğü ve diğer artırım veya indirim nedenleri nihai sonucu değiştirebilir. Hesap aynı zamanda yasa dışı bahis, suç geliri aklama veya kartın kötüye kullanılması suçunda kullanılmışsa bu suçların yaptırımları ayrıca incelenir.

TCK 158/4 Ceza İndiriminden Kimler Yararlanabilir?

TCK 158/4’ten yararlanabilmek için dolandırıcılığa iştirak bulunmalı; iştirak, haksız menfaat amacıyla kanunda sayılan bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalmalıdır.

Aşağıdaki ölçütler birlikte değerlendirilir.

1. TCK 157 veya TCK 158 Kapsamındaki Bir Dolandırıcılığa İştirak Bulunmalıdır

Kişinin dolandırıcılıktan haberi yoksa, suç işleme kastı yoksa veya hesabı rızası dışında ele geçirilmişse öncelikli mesele indirim değildir. Soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı, dava aşamasında beraat talep edilmesi gerekir.

TCK 158/4, dolandırıcılığa iştirak ettiği kabul edilen fakat katkısı sınırlı kalan kişiler için düzenlenmiştir.

2. Kişinin Amacı Kendisine veya Başkasına Haksız Menfaat Sağlamak Olmalıdır

Kanun, komisyonun fiilen alınmasını zorunlu tutmaz. Amaç kişinin kendisine menfaat sağlamak olabileceği gibi dolandırıcılığı yapan başka bir kişiye haksız menfaat sağlamak da olabilir.

Bu nedenle “Hiç komisyon almadım, hüküm bana kesin uygulanır.” sonucu doğru değildir. Komisyon almayan ancak hesabını dolandırıcının menfaat sağlaması için bilerek veren kişi de hükmün kapsamına girebilir.

Buna karşılık hesabını meşru bir iş için verdiğini sanan kişinin haksız menfaat amacı ve iştirak kastı bulunmayabilir. Böyle bir dosyanın savunma ekseni beraat olmalıdır.

3. Katkı Yalnızca Bilgi veya Araçları Vermekle Sınırlı Kalmalıdır

Kişinin;

  • Dolandırıcılık senaryosunu hazırlaması,
  • Sahte ilan vermesi,
  • Mağdurla görüşmesi,
  • Mağduru para göndermeye ikna etmesi,
  • Başka hesap sahipleri bulması,
  • Para trafiğini yönetmesi,
  • Suç gelirini paylaştırması

katkının yalnızca hesap kullandırmayla sınırlı olmadığı yönünde güçlü emarelerdir.

ATM’den para çekme veya başka hesaba transfer yapma da kural olarak ek bir icra hareketi sayılma riski taşır. Yine de tek bir işlem soyut biçimde değerlendirilmez. İşlemin kim tarafından, hangi erişim aracıyla ve hangi talimat altında yapıldığı dosyadaki teknik kayıtlarla belirlenmelidir.

4. Kanunda Sayılan Ödeme Aracı, Hesap, Bilgi veya Araç Söz Konusu Olmalıdır

TCK 158/4 yalnızca klasik banka IBAN’ını kapsamaz. Banka veya kredi kartı gibi ödeme araçları ile banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı ve kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçlar hükümde açıkça sayılmıştır.

Hesap veya araç Kapsam bakımından not
Banka hesabı ve banka kartı Açıkça kapsamda
Kredi kartı ve benzeri ödeme aracı Açıkça kapsamda
Mobil bankacılık şifresi, doğrulama kodu, SIM kart veya cihaz Hesabın kullanımını sağlayan zorunlu bilgi veya araç olup olmadığı somut olayda incelenir
Papara, PayFix ve benzeri ödeme hesabı Ödeme hizmeti sağlayıcısı nezdindeki hesap niteliğine göre kapsamda
Aracı kurum veya yatırım hesabı Açıkça kapsamda
Binance TR ve benzeri kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabı Açıkça kapsamda
Kişisel soğuk cüzdan ve private key “Hizmet sağlayıcı nezdindeki hesap” olmadığı için doğrudan kapsam tartışmalıdır

Kanun metninde “IBAN” kelimesi tek başına yazılı değildir. Esas alınan, hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgilerin veya araçların başkasına verilmesidir.

Yalnızca herkese açık hesap numarasının paylaşılması ile kart, şifre, SIM, telefon ve doğrulama kodlarının teslim edilmesi aynı olgular değildir.

5. Dosyadaki Maddi Kabul Sınırlı Rolü Doğrulamalıdır

Sanığın “Yalnızca hesabımı verdim.” demesi tek başına yeterli değildir. İddianamedeki isnat, gerekçeli karardaki kabul, banka giriş kayıtları, IP ve cihaz verileri, HTS kayıtları, mesajlaşmalar, ATM kamera görüntüleri, kripto borsası oturum bilgileri ve para transfer zinciri birlikte incelenir.

Birden fazla sanıklı dosyalarda her kişinin eylemi ayrı bir zaman çizelgesine yerleştirilmelidir.

IBAN’ını Kandırılarak Veren Kişi İndirim mi İstemeli, Beraat mi?

Dolandırıcılık kastı bulunmayan kişi öncelikle beraat veya KYOK istemeli; TCK 158/4 talebi, devam eden dosyalarda ancak mahkemenin iştiraki kabul etmesi ihtimaline karşı ikincil kurulmalıdır.

Bu ayrım savunmanın en kritik noktasıdır. Kişi hesabını iş vaadi, şirket ödemesi, e-ticaret faaliyeti veya geçici tahsilat bahanesiyle verdiğini düşünmüşse; dolandırıcılık planını bilmiyor ve haksız menfaat sağlama amacı taşımıyorsa suçun manevi unsuru oluşmayabilir.

Böyle bir dosyada doğrudan “Cezam yarıya indirilsin.” demek, beraat savunmasını gereksiz biçimde geri plana itebilir.

Dosyadaki olası kabul Öncelikli hukuki talep
Hesap rıza dışında ele geçirilmiş veya kişi suçtan habersiz KYOK veya beraat
İştirak kastı tartışmalı, rol yalnızca hesap vermekle sınırlı Önce KYOK/beraat; aksi kanaatte TCK 158/4
İştirak sabit, katkı yalnızca kanundaki bilgi veya araçları vermek TCK 158/4 zorunlu 1/2 indirim
Mağdurla görüşme, senaryo kurma veya para yönetme gibi ek rol var TCK 158/4 kapsamı ciddi biçimde tartışmalı

Ceza hukuku ve bilişim hukuku alanında çalışan Av. Ahmet Karaca’nın bu konudaki değerlendirmesi şöyledir:

“TCK 158/4 dosyalarında ilk soru cezanın ne kadar düşeceği değil, dosyanın beraat dosyası mı yoksa sınırlı iştirak dosyası mı olduğudur. Kastı bulunmayan kişi adına doğrudan indirim istemek, savunmanın eksenini gereksiz yere mahkûmiyet kabulüne yaklaştırabilir.”

Kesinleşmiş hükümlerde ise önemli bir usul farkı vardır. Uyarlama yargılaması kural olarak önceki davayı baştan gören yeni bir yargılama değildir. Kesin hükümde belirlenen suçluluk ve maddi vakıa, sırf uyarlama dilekçesiyle tamamen yeniden tartışılamaz.

Masumiyeti gösteren yeni deliller varsa yargılamanın yenilenmesi veya diğer olağanüstü kanun yolları ayrıca değerlendirilmelidir. Uyarlama talebi ise yeni lehe hükmün kesinleşmiş kabule uygulanmasına odaklanır.

Dosyam Hangi Aşamada ve Hangi Dilekçeyi Vermeliyim?

Doğru başvurunun adı ve mercii dosyanın aşamasına göre değişir; soruşturma ve devam eden davada verilen belge “uyarlama dilekçesi” değildir.

Dosyanın bulunduğu aşama Verilecek başvuru Başlıca merci Temel talep
Soruşturma Ek savunma ve hukuki nitelendirme dilekçesi Cumhuriyet başsavcılığı Önce KYOK; aksi değerlendirmede TCK 158/4
İlk derece davası devam ediyor Esasa ilişkin ek savunma Davaya bakan ceza mahkemesi Önce beraat; aksi kanaatte TCK 158/4 ve şartları varsa TCK 168
Hüküm verildi, istinaf süresi açık İstinaf dilekçesi veya ek istinaf beyanı Hükmü veren mahkeme aracılığıyla BAM Lehe kanun ve gerekli inceleme
Dosya BAM ceza dairesinde Ek beyan İlgili BAM ceza dairesi Geçici m.1/6 uyarınca bozma ve ilk dereceye gönderme
Dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında Lehe kanun beyanı İlgili dosyaya sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dosyanın geliş usulüne uygun biçimde ilk dereceye gönderilmesi
Dosya Yargıtay ceza dairesinde Ek temyiz veya lehe kanun beyanı İlgili Yargıtay ceza dairesi TCK 158/4 yönünden bozma veya uygun karar
Hüküm kesinleşmiş, infaz sürüyor Uyarlama yargılaması talebi Kural olarak hükmü veren mahkeme TCK 158/4, yeni ceza, gerekiyorsa Geçici m.1/7 ve infaz kararı
Denetimli serbestlik veya koşullu salıverme sürüyor Uyarlama yargılaması talebi Hükmü veren mahkeme Yeni ceza ve infaz hesabı
Ceza tamamen infaz edilmiş Lehe kanun uyarlama talebi Hükmü veren mahkeme TCK 158/4 ve hükmün sonuçlarının düzeltilmesi; Geçici m.1/7 ayrıca incelenir

Soruşturma Aşamasında Ne Yapılmalıdır?

Soruşturma aşamasında henüz uyarlanacak kesin bir hüküm bulunmaz. Savcılığa sunulacak dilekçede kastın bulunmadığı, hesabın hangi gerekçeyle verildiği ve hesabı fiilen kimin kullandığı açıklanmalıdır.

Öncelikli talep kovuşturmaya yer olmadığı kararıdır. Savcılık iştirakin bulunduğu kanaatindeyse, eylemin TCK 158/4 kapsamındaki sınırlı iştirak niteliği ayrıca belirtilmelidir.

İlk Derece Mahkemesinde Dava Devam Ediyorsa Ne Yapılmalıdır?

Davaya bakan mahkeme lehe kanunu kendiliğinden gözetmek zorundadır. Yine de delillerle desteklenen ek savunma sunulması gerekir.

Savunmada önce kast yokluğu ve beraat, mahkeme aksi kanaatteyse TCK 158/4, zarar giderilmişse dosyanın aşamasına uygun TCK 168 indirimi kademeli biçimde talep edilmelidir.

Dosya İstinaf veya Temyiz Aşamasındaysa Ne Yapılmalıdır?

7589 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 6. fıkrası, TCK 158/4 uygulanabilecek sanıkların BAM ceza dairelerindeki dosyaları hakkında bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini düzenler.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar ise geliş usulüne uygun biçimde ilk derece mahkemesine gönderilir. Dosya Yargıtay ceza dairesine ulaşmışsa geçici hükmün lafzı ve genel lehe kanun ilkesi birlikte değerlendirilerek ilgili daireye ek beyan sunulmalıdır.

Hüküm Kesinleşmiş ve İnfaz Başlamışsa Ne Yapılmalıdır?

Kesinleşmiş hükümde gerçek anlamda uyarlama yargılaması gündeme gelir.

Talep; TCK m.7/2, 7589 sayılı Kanun m.13, 5275 sayılı Kanun m.98 ve şartları varsa Geçici m.1/7’ye dayanır. Mahkemeden önceki hükmün yeni lehe kanuna göre uyarlanması, cezanın yeniden kurulması, yeni kararın infaz savcılığına gönderilmesi ve koşulları varsa infazın durdurulması istenir.

Denetimli Serbestlikte veya Koşullu Salıverilmiş Olanlar Başvurabilir mi?

Evet. Denetimli serbestlik ve koşullu salıverme, cezanın tamamen sona erdiği anlamına gelmez; infaz hukuki olarak devam eder.

Yeni ceza miktarı müddetnameyi, koşullu salıverme tarihini, denetim süresini ve hak ederek tahliye tarihini etkileyebilir. Ancak sonuç yalnızca “Ceza yarıya indi.” denilerek hesaplanamaz.

TCK 158/4 Uyarlama Dilekçesi Hangi Mahkemeye Verilir?

Kesinleşmiş hüküm bakımından uyarlama talebi, 5275 sayılı Kanun m.98 uyarınca kural olarak mahkûmiyet hükmünü veren mahkemeye yöneltilir.

Hüküm ilk derece ağır ceza mahkemesince kurulmuş ve kanun yolunda onanmışsa başvuru aynı ağır ceza mahkemesine yapılır. Asliye ceza hükmü söz konusuysa ilgili asliye ceza mahkemesine başvurulur.

İnfaz hâkimliği ile hükmü veren mahkemenin görevleri karıştırılmamalıdır. Cezanın yeni kanuna göre yeniden belirlenmesi hükmü veren mahkemenin işidir.

Ceza infaz kurumu veya infaz savcılığının işlemine, müddetname uygulamasına ya da infaz idaresinin kararına yönelik ayrı bir şikâyet varsa infaz hâkimliği boyutu doğabilir.

Mahkeme kapatılmışsa dosyaya bakmakla görevlendirilen halef mahkeme; hüküm doğrudan BAM veya Yargıtay tarafından kurulmuşsa hükmü kuran merciye ilişkin özel görev kuralları ayrıca incelenmelidir.

Dilekçe şu yöntemlerle verilebilir:

  1. Hükmü veren mahkemenin ön bürosuna veya yazı işlerine fiziken teslim edilebilir.
  2. Başka şehirde bulunuluyorsa en yakın aynı derecedeki mahkeme aracılığıyla gönderilebilir.
  3. Ceza infaz kurumunda bulunuluyorsa kurum idaresine teslim edilerek UYAP üzerinden gönderilebilir.
  4. Müdafi tarafından UYAP Avukat Portal üzerinden ilgili dosyaya gönderilebilir.
  5. Vatandaş tarafından, sistemin izin verdiği dosyalarda güvenli elektronik veya mobil imza ile UYAP Vatandaş Portal üzerinden evrak gönderilebilir.

Sadece e-Devlet şifresiyle görüntüleme yapılabilmesi, her durumda elektronik evrak gönderilebileceği anlamına gelmez. Başvuru yönteminden bağımsız olarak teslim veya gönderim belgesi saklanmalıdır.

TCK 158/4 Uyarlama Başvurusu Nasıl Yapılır?

Sağlıklı bir uyarlama başvurusu, yalnızca kanun maddesini aktarmakla değil; kesin hükümdeki maddi kabulü TCK 158/4’ün her unsuruyla eşleştirmekle hazırlanır.

Adım 1: Gerekçeli Karar ve Kesinleşme Bilgilerini Alın

İddianame, gerekçeli karar, istinaf ve Yargıtay kararları, kesinleşme şerhi, infaz çağrı kâğıdı ve güncel müddetname temin edilmelidir.

Yalnızca UYAP ekranındaki “kapalı” veya “açık” ibaresine bakmak yeterli değildir.

Adım 2: Dosyanın Güncel Yerini Kesinleştirin

Dosyanın ilk derecede mi, BAM’da mı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında mı, Yargıtay ceza dairesinde mi yoksa infaz savcılığında mı bulunduğu kontrol edilmelidir.

Yanlış mercie verilen dilekçe çoğu zaman aktarılabilse de ciddi zaman kaybı yaratabilir.

Adım 3: Kesin Hükümde Size Yüklenen Fiili Çıkarın

Gerekçeli karardaki her somut kabul ayrı ayrı yazılmalıdır:

  • Hesap kime verildi?
  • Kart, şifre, SIM veya telefon teslim edildi mi?
  • Mağdurla görüşme var mı?
  • Parayı kim çekti?
  • Hesaba hangi cihaz ve IP’den girildi?
  • Mahkeme menfaat amacı konusunda ne kabul etti?

Adım 4: TCK 158/4 Unsurlarıyla Delilleri Eşleştirin

Banka kayıtları, IP ve cihaz logları, HTS, mesajlar, ATM görüntüleri, ödeme kuruluşu kayıtları veya kripto borsası KYC ve oturum verileri sınırlı rolü gösterecek biçimde sunulmalıdır.

Kripto hesaplarında giriş IP’si, cihaz parmak izi, iki aşamalı doğrulama, çekim adresi ve zincir üstü işlem zamanının karşılaştırılması özellikle önemlidir.

Adım 5: TCK 158/4 ile TCK 168 Taleplerini Birbirinden Ayırın

TCK 158/4 yarı indirimi için zarar ödeme şartı bulunmadığı açıkça belirtilmelidir.

Geçici m.1/7 kapsamında ayrıca etkin pişmanlık isteniyorsa önceki hükümde TCK 168 uygulanmadığı, güncel zarar miktarının ve ödeme yönteminin mahkemece bildirilmesi talep edilmelidir.

Adım 6: İnfazın Durdurulması Talebini Ayrı ve Hesaplı Kurun

Uyarlama başvurusu infazı kendiliğinden durdurmaz.

Cezaevinde geçirilen süre, olası yeni ceza, koşullu salıverme oranı, mahsup ve mevcut müddetname karşılaştırılarak 5275 sayılı Kanun m.98/3 uyarınca ayrı bir infazı durdurma talebi kurulmalıdır.

Adım 7: Tebligatı, Duruşmayı ve Yeni Müddetnameyi Takip Edin

Mahkeme dosya üzerinden karar verebilir veya rol ile zarar hakkında değerlendirme yapmak için duruşma açabilir.

Uyarlama kararı kesinleştiğinde yeni ilamın infaz savcılığına gönderilmesi, müddetnamenin yeniden düzenlenmesi ve tahliye şartlarının gecikmeden değerlendirilmesi takip edilmelidir.

Uyarlama Yargılamasında Duruşma Açılması Gerekir mi?

5275 sayılı Kanun m.101’in temel kuralı infaz kararlarının duruşmasız verilmesidir; ancak yeni delil, takdir ve cezanın kişiselleştirilmesi gerekiyorsa uygulamada duruşma açılması mümkündür.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2005/11-136 E., 2006/3 K. sayılı kararında, lehe kanunun uygulanmasının araştırma, delil toplama veya takdir hakkı kullanılmasını gerektirdiği hâllerde duruşmalı incelemenin gerekliliği vurgulanmıştır.

TCK 158/4 bakımından kişinin rolünün yalnızca bilgi veya araç vermekle sınırlı kalıp kalmadığı, çoğu dosyada salt matematik hesabıyla çözülemez.

İncelediğimiz 31 Temmuz 2026 tarihli bir ek kararda mahkeme, Cumhuriyet savcısının talebin reddi yönündeki yazılı görüşüne rağmen uyarlama yargılaması yapılmasına ve duruşma açılmasına karar vermiştir.

Mahkeme; TCK 158/4 kapsamı ile Geçici m.1/7’deki zarar giderme şartı henüz değerlendirilemediği için o aşamada infazın aynen devamına hükmetmiş, hükümlünün duruşmaya çağrılmasını ve gelmemesi hâlinde yokluğunda karar verilebileceğinin ihtarını istemiştir.

Bu karar iki noktayı gösterir:

  • Savcının olumsuz mütalaası mahkemeyi bağlamaz.
  • Başvurunun yapılması tek başına tahliye sağlamaz.

Somut dosyada duruşma açılıp açılmayacağı, kesin hükümdeki maddi kabulün yeni hükme doğrudan uygulanıp uygulanamayacağına bağlıdır.

TCK 158/4 İçin Mağdurun Zararını Ödemek Zorunlu mu?

Hayır. TCK 158/4’teki zorunlu yarı ceza indirimi için mağdur zararının ödenmesi kanuni bir şart değildir.

Zarar ödeme şartı, farklı hukuki kurumlarla karıştırılmamalıdır.

Hukuki kurum Zarar giderme şartı İndirim veya sonuç
TCK 158/4 sınırlı iştirak indirimi Hayır Zorunlu 1/2 indirim
TCK 168/1, kovuşturma başlamadan önce etkin pişmanlık Kural olarak zarar tamamen giderilmeli Cezanın 2/3’üne kadar indirim
TCK 168/2, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce Kural olarak zarar tamamen giderilmeli Cezanın 1/2’sine kadar indirim
7589 Geçici m.1/7 özel geçiş imkânı Mahkeme ihtarından itibaren 6 ay içinde tam giderim TCK 168/2’den yararlanma imkânı
CMK m.231 kapsamında HAGB Zarar tamamen giderilmeli Diğer şartlarla birlikte HAGB değerlendirilebilir

TCK 158/4’teki 1/2 oran sabittir. TCK 168/2’deki oran ise 1/2’ye kadardır.

Mahkeme etkin pişmanlık indiriminin oranını ödeme zamanı, ödeme biçimi, pişmanlığın davranışlarla gösterilmesi ve dosyanın özelliklerine göre belirler. Bu nedenle “Zararı ödeyen herkesin cezası bir kez daha otomatik olarak yarıya iner.” denilemez.

Kişi, şartları varsa yalnızca TCK 158/4 uygulanmasını isteyip Geçici m.1/7 kapsamındaki etkin pişmanlık imkânını kullanmayabilir. İki kurum hukuken birbirinden bağımsızdır.

Kesinleşmiş Dosyalarda Altı Aylık Zarar Giderme Süresi Ne Zaman Başlar?

Altı aylık süre 31 Temmuz 2026’dan değil, mahkeme tarafından yapılacak ihtarın usulüne uygun tebliğinden itibaren başlar. Kanunun yayımı, tek başına altı aylık süreyi başlatmaz.

Geçici m.1/7’den yararlanabilmek için şu şartlar birlikte aranır:

  1. TCK 157 veya TCK 158 uyarınca hüküm, 31 Temmuz 2026’dan önce verilmiş olmalıdır.
  2. Dosya infaz aşamasında bulunmalıdır. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmadığı için sonradan kesinleşen dosyalar da özel olarak kapsama alınmıştır.
  3. Hükümlü TCK 158/4 kapsamına girmelidir.
  4. Önceki hükümde TCK 168 uygulanmamış olmalıdır.
  5. Mağdurun zararı, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde aynen iade veya tazmin yoluyla tamamen giderilmelidir.

Mahkeme İhtarından Önce Ödeme Yapılabilir mi?

Kanun, ihtardan önce yapılan gerçek ve tam ödemenin yok sayılacağını söylemez. Ancak zarar miktarı, hak sahibi ve ödeme açıklaması netleştirilmeden yapılan ödeme yeni uyuşmazlıklar doğurabilir.

En güvenli yol; mahkemeden güncel zarar tutarının, daha önceki iade ve blokelerin mahsubunun, ödeme yapılacak kişinin ve ödeme yönteminin belirlenmesini istemektir.

Zarar Miktarını Kim Belirler?

Zarar tutarı tarafların tek yanlı beyanıyla değil, dosya delilleri üzerinden mahkemece belirlenmelidir.

Banka tarafından iade edilen, bloke edilip mağdura dönen veya başka bir sanık tarafından karşılanan miktarlar araştırılmalıdır. Mağdurun talep ettiği her kalemin otomatik biçimde TCK 168 zararı sayılacağı kabul edilmemeli; asıl zarar, faiz ve diğer talepler açıkça ayrıştırılmalıdır.

Mağdur Ödeme Kabul Etmezse veya Mağdura Ulaşılamazsa Ne Yapılır?

Rastgele bir hesaba para göndermek veya yalnızca ödeme teklifini belgelemek yeterli olmayabilir.

Mahkemeden paranın mağdur adına kabul edileceği güvenli ödeme yerinin gösterilmesi, gerekirse mahkeme veznesi ya da adli emanet yöntemi hakkında ara karar kurulması istenmelidir. Ödeme iradesi, tebligat girişimleri ve hazır tutulan tutar belgelenmelidir.

Kısmi Ödeme Yeterli midir?

Geçici m.1/7 açıkça zararın tamamen giderilmesini arar. Bu özel geçiş imkânında kısmi ödeme yeterli değildir.

TCK 168/4 genel olarak kısmi geri verme veya tazminde mağdurun rızasını arasa da Geçici m.1/7’nin tam giderim şartı ayrıca yerine getirilmelidir.

Birden Fazla Mağdur Varsa Ne Olur?

Özel geçiş hükmü bakımından dosyaya konu bütün mağdurların gerçek zararının tam olarak giderilmesi gerekir. Tek mağdurun zararının ödenmesi, diğer mağdurlar yönünden kalan zararı ortadan kaldırmaz.

Her mağdur için ayrı ödeme ve ispat tablosu hazırlanması uygulamada karışıklığı azaltır.

Başka Sanığın Yaptığı Ödeme Dikkate Alınır mı?

Başka sanığın ödemesi mağdurun kalan gerçek zararını azaltabilir. Ancak hükümlünün kişisel pişmanlığı ve ödemeye katılımı ayrıca değerlendirilir.

Ödemenin hangi mağdur ve hangi zarar kalemi için yapıldığı, dekont ve mahkeme beyanlarıyla ortaya konulmalıdır. Yeni geçiş hükmünün bu ayrıntılarına ilişkin uygulama henüz yerleşmediği için otomatik sonuç varsayılmamalıdır.

Zararın Ödenmesi Suçu Kabul Etmek Anlamına Gelir mi?

Ödeme tek başına ikrar değildir. Ancak ceza dosyasında diğer delillerle birlikte yorumlanabilir.

Devam eden yargılamada kast yokluğuna dayalı beraat savunması korunurken, mahkemenin aksi kanaati ihtimalinde etkin pişmanlık talebi açıkça kademeli kurulmalıdır.

Kesinleşmiş dosyada ise ödeme, Geçici m.1/7’de tanınan kanuni imkânın kullanılması çerçevesinde açıklanmalıdır.

TCK 158/4 Uygulanırsa Ceza Ne Kadar Düşer?

TCK 158/4 kapsamı kabul edilirse ilgili aşamadaki ceza yarı oranında indirilir; fakat kesinleşmiş toplam ceza her dosyada doğrudan ikiye bölünmez.

Mahkeme ceza hesabını TCK m.61’deki uygulama sırasına göre yeniden kurar.

Basitleştirilmiş bir örnekte, TCK 158/4 uygulanmadan önce ilgili hesaplama aşamasındaki cezanın 6 yıl olduğu varsayılırsa yarı indirim sonrasında bu değer 3 yıla iner.

Geçici m.1/7 üzerinden TCK 168/2 de uygulanırsa mahkeme 3 yıl üzerinden yarısına kadar ayrıca indirim yapabilir. Zincirleme suç artırımı, TCK 62 takdiri indirim, iştirak biçimi, adli para cezası ve diğer kişisel nedenler nihai sonucu değiştirir.

Hesaplama kalemi Örnek değer Açıklama
TCK 158/4 öncesi ilgili aşamadaki ceza 6 yıl Yalnızca örnek
TCK 158/4 zorunlu 1/2 indirim 3 yıl Kapsam kabul edilirse zorunlu
TCK 168/2 uygulanırsa 1 yıl 6 aya kadar düşebilir Oran sabit değil; mahkeme takdir eder
TCK 43, TCK 62 ve diğer hükümler Dosyaya göre değişir Uygulama sırası yeniden kurulur
İnfazda geçen süre Mahsup edilir TCK m.63 ve infaz kayıtları dikkate alınır

TCK 158/4 ile TCK 39 Birlikte Uygulanabilir mi?

TCK 158/4’ün iştirak biçimiyle ilişkisi, yeni düzenlemenin en tartışmalı alanlarından biridir.

Kişinin müşterek fail mi, yardım eden mi kabul edildiği ve aynı sınırlı katkı nedeniyle iki ayrı indirimin uygulanıp uygulanamayacağı somut hüküm ve TCK m.61 sırasıyla değerlendirilmelidir.

Otomatik bir çift indirim sonucu ilan etmek doğru değildir. İlk derece ve kanun yolu içtihatlarının gelişimi takip edilmelidir.

TCK 158/4 ile TCK 168 Birlikte Uygulanabilir mi?

Evet. Kanunda bu iki kurumun birlikte uygulanmasını engelleyen genel bir yasak yoktur ve Geçici m.1/7 zaten belirli hükümlüler için bu birleşimi özel olarak düzenler.

Ancak TCK 158/4 indirimi sabit yarı, TCK 168/2 ise yarısına kadar takdiri indirimdir.

Zincirleme Suç ve Adli Para Cezası Yeniden Hesaplanır mı?

Mahkeme yalnızca sonuç hapis cezasının yarısını yazmakla yetinmemelidir.

Önceki hükümdeki temel ceza, zincirleme suç, iştirak, etkin pişmanlık, takdiri indirim ve adli para cezası adımlarını yeni hükme göre denetlenebilir biçimde yeniden göstermelidir.

Birden fazla mağdur veya farklı tarihlerdeki fiiller TCK m.43 uygulamasını etkileyebilir.

Yeni Ceza HAGB veya Erteleme Sınırına Düşerse Ne Olur?

Sonuç ceza iki yıl veya altına inerse CMK m.231’deki HAGB ve TCK m.51’deki erteleme koşulları tartışılabilir.

Bu kurumlar otomatik uygulanmaz. HAGB için mağdur veya kamu zararının tamamen giderilmesi dâhil bütün şartlar aranır. Hükümlünün kişisel ve hukuki durumu ayrıca değerlendirilir.

Ceza Yarıya İnerse Yatar da Yarıya İner mi?

Hayır. Hapis cezasının miktarı ile cezaevinde fiilen geçirilecek süre aynı hesap değildir.

Suç tarihi, mükerrirlik, birden fazla ilam, koşullu salıverme oranı, denetimli serbestlik, mahsup, iyi hâl ve geçici infaz hükümleri yeni müddetnameyi etkiler.

Uyarlama kararından sonra infaz savcılığından güncel ve denetlenebilir bir müddetname alınmalıdır.

Uyarlama Dilekçesi Verilince İnfaz Otomatik Durur mu?

Hayır. 5275 sayılı Kanun m.98/3 uyarınca uyarlama başvurusu cezanın infazını kendiliğinden ertelemez veya durdurmaz; mahkemenin ayrıca karar vermesi gerekir.

İnfazın durdurulması talebi dilekçede ayrı başlık altında kurulmalıdır.

Hükümlünün cezaevine giriş tarihi, mahsup edilen tutukluluk, mevcut koşullu salıverme tarihi, TCK 158/4 uygulanması hâlindeki olası yeni ceza ve infazda geçirilen süre karşılaştırılmalıdır. Yeni cezanın muhtemel infaz süresi zaten dolmuşsa özgürlük hakkı bakımından acil inceleme istenmelidir.

Geçici m.1/7 ayrıca, altı aylık süre içinde mağdur zararı tamamen giderilinceye kadar bu fıkra uyarınca infazın ertelenemeyeceğini veya durdurulamayacağını söyler. Bu yasak, özel TCK 168/2 imkânına dayalıdır.

TCK 158/4’ün tek başına uygulanmasıyla infaz süresinin dolduğu iddiası ve 5275 sayılı Kanun m.98/3’teki genel yetki ayrı hukuki dayanaklardır. Yeni düzenleme çok yeni olduğundan mahkemelerin bu iki dayanağın ilişkisine yaklaşımı farklılaşabilir.

Dilekçe verdim, hemen tahliye olur muyum? Hayır. Tahliye; mahkemenin infazı durdurma kararı vermesine veya yeni ceza kesinleştikten sonra infaz savcılığının süreyi dolmuş hesaplamasına bağlıdır.

İncelenen 31 Temmuz 2026 tarihli erken uygulama kararında mahkeme, duruşma gününe kadar infazın aynen devamına karar vermiştir.

Kişinin Rolünün Yalnızca Hesap Kullandırmakla Sınırlı Olduğu Nasıl İspatlanır?

Sınırlı rol; hesap sahipliğiyle değil, dolandırıcılığın bütün zaman çizelgesinde kişinin hangi işlemleri yaptığı veya yapmadığı gösterilerek ispatlanır.

Savunma, teknik ve hukuki delilleri aynı tabloda birleştirmelidir.

Delil İncelenecek husus TCK 158/4 bakımından önemi
Gerekçeli karar Kişiye yüklenen somut fiiller Uyarlamanın hareket noktası
İddianame ve ifadeler İştirak iddiasının kapsamı Savunma ile isnadın ayrıştırılması
Banka hesap hareketleri Para giriş ve çıkış zamanı ile alıcılar Hesabın fiilî yönetimi
Mobil bankacılık IP ve cihaz kayıtları Hesaba kimin, nereden girdiği Şifreyi veren ile hesabı kullananın ayrımı
ATM kamera ve konum kayıtları Parayı kimin çektiği Ek icra hareketinin tespiti
HTS ve baz kayıtları Diğer faillerle iletişim ve konum Organizasyon bağı
WhatsApp, Telegram ve SMS yazışmaları Hesabın verilme nedeni ve talimatlar Kast, amaç ve rol
Mağdur iletişim kayıtları Mağdurla doğrudan temas olup olmadığı Hileli hareketlere katılım
Komisyon veya ücret kaydı Menfaatin varlığı ve niteliği Amaç değerlendirmesi; tek başına belirleyici değil
Kripto borsası KYC, 2FA ve oturum logları Hesabı fiilen kullanan cihaz ve kişi Kripto hesabı kullandırma iddiası
Blockchain işlem kaydı Çekim adresi, TxID ve zaman eşleşmesi Zincir üstü işlem ile hesap oturumunun eşleştirilmesi

Kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabının kullanıldığı dosyalarda yalnızca TxID listesi yeterli değildir.

Borsa hesabındaki çekim emrinin zamanı, 2FA doğrulaması, IP adresi, cihaz parmak izi, çekim adresi ve zincir üzerindeki ilk transfer aynı zaman çizelgesine yerleştirilmelidir. Bu yöntem, hesabın sahibi ile hesabı fiilen yöneten kişinin ayrılmasını sağlayabilir.

Bu Alandaki Dosyaları Nasıl İnceliyoruz?

IBAN ve hesap kullandırma dosyalarında sağlıklı değerlendirme, usul aşaması, kast, somut rol ve infaz hesabının birbirinden ayrıldığı dört katmanlı bir incelemeyle yapılır.

Salt banka hesap dökümü, kişinin dolandırıcılıktaki gerçek konumunu göstermeye yetmez.

İlk katmanda dosyanın soruşturma, kovuşturma, kanun yolu, kesinleşme veya infaz aşaması belirlenir.

İkinci katmanda mağdurla temas, hesabı verme nedeni, diğer sanıklarla ilişki ve menfaat amacı üzerinden kast analizi yapılır.

Üçüncü katmanda banka hareketleri; IP, cihaz, HTS, ATM görüntüsü, mesaj ve gerekiyorsa blockchain kayıtlarıyla aynı zaman çizelgesine işlenir.

Son katmanda TCK 158/4, TCK 168, TCK 43, TCK 62, mahsup, koşullu salıverme ve denetimli serbestlik ihtimalleri ayrı ayrı hesaplanır.

Dosya pratiğinde sık görülen birleşik bir örnek şöyledir:

İş vaadiyle banka kartını ve kayıtlı telefonu teslim eden kişinin hesabına suç parası gelir. İlk bakışta bütün hareketler hesap sahibine ait görünür. Banka oturum kayıtları farklı şehirdeki IP’yi, ATM görüntüsü başka kişiyi ve HTS verisi hesap sahibinin işlem yerinde bulunmadığını gösteriyorsa kast yokluğuna dayalı beraat savunması güçlenir.

Mahkeme yine de iştiraki kabul ederse mağdurla hiçbir temas ve hileli faaliyette ek rol bulunmaması, TCK 158/4 bakımından ikincil talebin temelini oluşturur.

Kesinleşmiş dosyada ise aynı veriler yeni bir beraat yargılaması yaratmak için değil, kesin hükümde kabul edilen katkının TCK 158/4 sınırında kalıp kalmadığını göstermek için kullanılır.

Hangi Fiiller TCK 158/4 Kapsamı Dışında Kalabilir?

Dolandırıcılık planının icrasına bilgi veya araç vermenin ötesinde katkı sağlayan fiiller, TCK 158/4 kapsamı dışında kalma riski taşır.

Özellikle şu eylemler dikkatle incelenir:

  • Sahte ilan, internet sitesi veya sosyal medya hesabı hazırlamak.
  • Mağdurla konuşmak ve mağduru para göndermeye ikna etmek.
  • Paranın hangi hesaba gönderileceğini belirlemek.
  • Başka hesap sahiplerini bulmak veya hesap zinciri kurmak.
  • Parayı bizzat çekmek, kripto varlığa çevirmek veya farklı hesaplara dağıtmak.
  • Dolandırıcılık gelirini paylaştırmak ya da organizasyonu yönetmek.
  • Sürekli ve çok sayıda olayda aynı rolü tekrarlamak.

ATM’den para çekme veya gelen tutarı başka hesaba gönderme bakımından mekanik bir “kapsam dışıdır” kuralı kurmak yine de isabetli değildir.

İşlemi kimin yaptığı, hesap sahibinin kendi iradesiyle mi yoksa hesabı devrettiği kişinin uzaktan erişimiyle mi gerçekleştiği, otomatik emir bulunup bulunmadığı ve mahkemenin kesin hükümdeki kabulü birlikte değerlendirilmelidir.

Papara, Kripto Borsası, P2P ve Yatırım Hesapları TCK 158/4 Kapsamında mı?

Ödeme kuruluşu, aracı kurum ve kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesaplar TCK 158/4 metninde açıkça kapsanmıştır; ancak hesabın kullandırılması ile kişinin kendi işlemini yapması birbirinden ayrılmalıdır.

Papara, PayFix veya benzeri bir elektronik para hesabının şifresini, kayıtlı telefonu ya da doğrulama aracını başkasına veren kişi bakımından yeni hüküm uygulanabilir. Marka adı değil, kuruluşun hukuki niteliği ve verilen bilginin hesabın kullanımını sağlayıp sağlamadığı önem taşır.

Binance TR veya başka bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabını üçüncü kişiye açan kişi de kanuni şartlar varsa TCK 158/4 kapsamında değerlendirilebilir.

Kendi adına P2P alım satım yapan ve işlemleri kendisi yöneten kişinin durumu farklıdır. Bu faaliyet sırf hesaptan suç geliri geçtiği için “hesap kullandırma” sayılmaz. Para kaynağı, karşı taraf seçimi, fiyatlandırma, emirler, KYC, banka eşleşmesi ve kripto çekim adresi incelenmelidir.

Kişisel soğuk cüzdan veya saklama hizmeti vermeyen bir yazılım cüzdanı, kanunda geçen “kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesap” ifadesiyle birebir örtüşmeyebilir.

Private key veya seed phrase verilmesi yine dolandırıcılığa iştirak delili olabilir. Fakat TCK 158/4’ün bu varlıklara uygulanması kanunilik ilkesi çerçevesinde ayrıca tartışılmalıdır.

Yasa Dışı Bahis veya Kara Para Aklama Dosyaları TCK 158/4 Kapsamında mı?

TCK 158/4 doğrudan yalnızca TCK 157 ve TCK 158 kapsamındaki dolandırıcılık suçlarına iştiraki düzenler; 7258 sayılı Kanun, TCK 282 veya TCK 245 mahkûmiyetlerini kendiliğinden indirmez.

Aynı banka hesabı yasa dışı bahis para nakline, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaya veya banka ya da kredi kartının kötüye kullanılmasına konu olabilir.

Hükümlü hakkında yalnızca 7258 sayılı Kanun, TCK 282, TCK 245, TCK 142 ya da başka bir suçtan hüküm kurulmuşsa TCK 158/4 doğrudan uygulanmaz.

Aynı dosyada ayrıca TCK 157 veya TCK 158 mahkûmiyeti varsa yeni indirim yalnızca ilgili dolandırıcılık hükmü yönünden değerlendirilir.

Başvuruda En Sık Yapılan 10 Hata Nelerdir?

TCK 158/4 başvurularındaki en büyük hata, dosyanın aşamasını ve savunma hedefini belirlemeden matbu bir uyarlama dilekçesi sunmaktır.

  1. Soruşturma veya devam eden davaya “uyarlama dilekçesi” vermek.
  2. Kast bulunmayan dosyada beraat yerine doğrudan ceza indirimi istemek.
  3. Kesinleşmiş uyarlama yargılamasında bütün mahkûmiyeti baştan tartışmaya çalışmak.
  4. Kesinleşmiş sonuç cezayı hiçbir hesap sırası göstermeden ikiye bölmek.
  5. TCK 158/4 indirimi ile TCK 168 zarar giderme imkânını aynı şart sanmak.
  6. Altı aylık sürenin Resmî Gazete tarihinden başladığını düşünmek.
  7. Mahkemenin zarar miktarını ve ödeme kanalını belirlemesini beklemeden belirsiz ödeme yapmak.
  8. İnfazın durdurulmasını ayrı ve somut hesapla talep etmemek.
  9. Hükmü veren mahkeme yerine doğrudan infaz hâkimliğine uyarlama talebi yöneltmek.
  10. Gerekçeli karardaki kabule, IP ve cihaz kayıtlarına ve para hareketlerine hiç değinmeden yalnızca kanun metnini kopyalamak.

Eksik bir dilekçe kanundaki hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak aynı gerekçe ve aynı delillerle tekrarlanan taleplerin önceki karar gerekçe gösterilerek reddedilmesi, kanun yolu süresinin kaçırılması ve infazın gereksiz yere devam etmesi mümkündür.

Dilekçenin “1-2 sayfa olması gerekir.” şeklinde bir kural da yoktur. Ölçüt uzunluk değil, dosyadaki kabul ile yeni hüküm arasındaki bağlantının açık kurulmasıdır.

Uygulamada Bilinmesi Gerekenler

  • Dikkat: UYAP’ta dosyanın “kapalı” görünmesi, infazın tamamlandığını göstermeyebilir. Kesinleşme şerhi ve infaz savcılığı kaydı birlikte kontrol edilmelidir.
  • Önemli: Gerekçeli karar, sanığın mağdurla görüştüğünü kabul etmiyor ve yalnızca hesabın verildiğini yazıyorsa bu paragraf dilekçenin merkezine alınmalıdır.
  • Sık yapılan hata: TCK 168/2’deki “yarısına kadar” ifadesini sabit yarı indirim gibi hesaplamak sonuç ceza beklentisini hatalı yükseltir.
  • Uygulama notu: Rol değerlendirmesi gereken dosyalarda mahkeme duruşma açabilir ve karar tarihine kadar infazı devam ettirebilir. Acil infaz talebi delilli bir süre hesabıyla ayrıca kurulmalıdır.
  • Kripto hesaplarında: Borsa oturum logları ile blockchain zaman damgası eşleştirilmeden yapılan savunma, hesabı kimin kullandığı sorusunu cevapsız bırakır.
  • Birden fazla dosyada: Her mahkeme hükmü bağımsızdır. Farklı illerdeki dosyalar için ayrı başvuru ve ayrı zarar tablosu hazırlanmalıdır.

Kesinleşmiş Dosya İçin TCK 158/4 Uyarlama Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki örnek yalnızca başvuru mimarisini gösterir. Kesin hükümdeki maddi kabul, infaz durumu, zarar, iştirak biçimi ve kanun yolu her dosyada ayrı incelenmelidir.

Köşeli parantezli bölümler dosyaya göre doldurulmalı, uygulanmayan talepler çıkarılmalıdır.

[HÜKMÜ VEREN] … AĞIR CEZA/ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

DOSYA NO: [Esas ve karar numarası]

HÜKÜMLÜ: [Ad soyad, T.C. kimlik numarası, adres/ceza infaz kurumu]

MÜDAFİİ: [Avukat bilgileri]

KONU: 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK’nin 158. maddesine eklenen dördüncü fıkranın lehe kanun olarak uygulanması; 5275 sayılı Kanun m.98 uyarınca kesinleşmiş hükmün uyarlanması ve cezanın yeniden belirlenmesi; [şartları varsa] Geçici m.1/7 uyarınca zarar miktarı ile ödeme yönteminin ihtar edilmesi; [şartları varsa] infazın durdurulması talebidir.

AÇIKLAMALAR

  1. Mahkemenizin [tarih], [esas] ve [karar] sayılı ilamıyla müvekkil hakkında TCK [uygulanan maddeler] uyarınca [hapis ve adli para cezası] verilmiş; hüküm [kesinleşme tarihi] tarihinde kesinleşmiştir. Müvekkilin cezası [infaz savcılığı ve infaz numarası] üzerinden infaz edilmekte olup güncel infaz durumu [cezaevinde/denetimli serbestlikte/koşullu salıverilmiş] şeklindedir.
  2. Kesinleşmiş gerekçeli kararda müvekkile yüklenen somut fiil, [kararın sayfa ve paragrafı belirtilerek aynen özetlenecek] biçimindedir. Kararda müvekkilin [mağdurla görüşmediği, hileli ilanı hazırlamadığı, dolandırıcılık senaryosunu yönetmediği, hesabın erişim bilgilerini/kartını/telefonunu diğer kişiye verdiği] kabul edilmiştir.
  3. 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra; TCK 157 veya TCK 158’deki suçlara iştiraki, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla kanunda sayılan ödeme araçlarını ya da hesap kullanımını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişinin cezasının yarı oranında indirilmesini emretmektedir.
  4. TCK m.7/2 gereğince suç tarihinden sonra yürürlüğe giren lehe kanun geçmişe uygulanır ve infaz olunur. 5275 sayılı Kanun m.98 de sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümlü lehine olması hâlinde hükmü veren mahkemeden yerine getirilecek cezanın belirlenmesini isteme imkânı tanımaktadır.
  5. Kesinleşmiş karardaki maddi kabul TCK m.158/4 ile karşılaştırıldığında; müvekkilin katkısının [verilen bilgi veya araç ayrıntılı yazılacak] vermekle sınırlı kaldığı, dolandırıcılığın hileli icra hareketlerinde başka bir rolünün kabul edilmediği anlaşılmaktadır. [Banka hareketi, IP ve cihaz kaydı, HTS, mesaj veya başka delile somut atıflar eklenecek.] Bu nedenle TCK m.158/4’teki zorunlu yarı indirimin uygulanması gerekir.
  6. [Geçici m.1/7 talep edilecekse:] Önceki hükümde müvekkil hakkında TCK m.168 uygulanmamıştır. 7589 sayılı Kanun Geçici m.1/7 uyarınca mağdurun güncel ve gerçek zararının, yapılmış iade ve ödemeler mahsup edilerek belirlenmesini; her mağdur için ödeme miktarı ve ödeme yönteminin açıkça ihtar edilmesini talep ediyoruz. Müvekkil, kanuni süre içinde tam giderim iradesindedir.
  7. [İnfazın durdurulması talep edilecekse:] Müvekkil [tarih] tarihinden beri infaz altındadır. TCK m.158/4 uygulandığında ortaya çıkabilecek ceza ve infazda geçen süre karşılaştırıldığında [somut hesap yazılacak] özgürlük hakkı yönünden telafisi güç sonuç doğma ihtimali bulunmaktadır. 5275 sayılı Kanun m.98/3 uyarınca talebin ivedilikle incelenerek infazın durdurulması gerekir. Geçici m.1/7’ye dayalı talep ile TCK m.158/4 ve m.98/3’e dayalı bu bağımsız talebimiz birbirinden ayrıdır.
  8. TCK m.158/4 kapsamının belirlenmesi, somut rolün ve [varsa] zarar durumunun değerlendirilmesini gerektirdiğinden duruşma açılarak müvekkilin ve müdafiinin dinlenmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ NEDENLER: TCK m.7, m.61, m.63, m.158/4, [varsa m.168]; 5275 sayılı Kanun m.98-101; 7589 sayılı Kanun m.13 ve Geçici m.1/7; CMK ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Gerekçeli karar, kesinleşme şerhi, kanun yolu kararları, güncel müddetname, banka ve ödeme hesabı kayıtları, IP ve cihaz logları, HTS kayıtları, mesajlaşmalar, ödeme belgeleri, [diğer somut deliller].

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle;

  1. Kesinleşmiş hükmün 5275 sayılı Kanun m.98 uyarınca uyarlanmasına,
  2. Müvekkil hakkında TCK m.158/4 uygulanarak cezanın yarı oranında indirilmesine ve bütün ceza hesabının uygulama sırasıyla yeniden kurulmasına,
  3. [Varsa] Geçici m.1/7 uyarınca gerçek zarar miktarı, hak sahipleri ve ödeme yönteminin açıkça ihtar edilmesine; süresinde tam giderim hâlinde TCK m.168/2’nin uygulanmasına,
  4. [Şartları varsa] 5275 sayılı Kanun m.98/3 uyarınca infazın derhâl durdurulmasına ve tahliye için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
  5. Duruşma açılarak tarafımızın dinlenmesine,
  6. Uyarlama kararının kesinleşmesinden sonra yeni ilamın infaz savcılığına gönderilmesine ve müddetnamenin yeniden düzenlenmesine,

karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.

Tarih

Hükümlü/Müdafii

İmza

Ekler: [Numaralı ek listesi]

Soruşturma veya Devam Eden Dava İçin Talep Sıralaması Nasıl Olmalıdır?

Kesinleşmemiş dosyada savunma, suçu kabul etmeyen birincil talep ile TCK 158/4’e dayalı ikincil talebi açıkça ayırmalıdır.

Aşağıdaki kısa metin, dosyaya özgü olgularla genişletilebilir:

Müvekkilin dolandırıcılık planından haberdar olduğuna, mağdurla hileli iletişim kurduğuna veya haksız menfaat sağlama amacı taşıdığına ilişkin her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından öncelikle [soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına/davada beraatine] karar verilmelidir. Merci aksi kanaatte olup dolandırıcılığa iştirakin varlığını kabul edecekse, müvekkile yüklenen eylem yalnızca [hesap/kart/erişim aracı] vermekle sınırlı olduğundan 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren TCK m.158/4 uyarınca cezasının yarı oranında indirilmesi gerekir. [Şartları varsa] Zararın giderilmesi nedeniyle TCK m.168’in dosyanın aşamasına uygun fıkrası ayrıca uygulanmalıdır.

Bu kademeli yapı, TCK 158/4 talebinin suç kastına ilişkin bir ikrar gibi okunmasını önler.

Dilekçede kastı dışlayan deliller ile rolün sınırlı olduğunu gösteren deliller ayrı başlıklar altında sunulmalıdır.

İstinaftaki Dosya İçin TCK 158/4 Ek Beyan Talebi Nasıl Yazılır?

BAM’daki dosyada başvuru, kesinleşmiş hükme yönelik uyarlama değil; lehe kanun ve Geçici m.1/6 kapsamında ek istinaf beyanıdır.

Konu ve sonuç bölümü şu çerçevede kurulabilir:

Konu: 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren TCK m.158/4’ün sanık lehine uygulanması ve 7589 sayılı Kanun Geçici m.1/6 uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi talebidir.

Talep: Kesinleşmemiş hükümde sanığa yüklenen fiilin [hesap veya araç verme] ile sınırlı kaldığı gözetilerek, 7589 sayılı Kanun Geçici m.1/6 uyarınca hükmün bozulmasına ve TCK m.158/4 değerlendirmesi yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ederiz. Sanığın iştirak kastı bulunmadığına ilişkin beraat sebeplerimiz ile sair istinaf nedenlerimiz saklıdır.

Dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaysa Geçici m.1/6’nın ikinci cümlesi; Yargıtay ceza dairesindeyse genel lehe kanun ilkesi ve dosyanın güncel aşaması esas alınarak metin uyarlanmalıdır.

Uyarlama Talebi Reddedilirse Hangi Kanun Yoluna Başvurulur?

Kanun yolu, mahkemenin dosya üzerinden infaz kararı mı yoksa duruşma sonunda yeni hüküm mü kurduğuna göre değişebilir. Kararın kanun yolu bildirimi mutlaka kontrol edilmelidir.

5275 sayılı Kanun m.101/3, BAM veya Yargıtay dışındaki mahkemelerin infazla ilgili dosya üzerinden kararlarına karşı itiraz yolunu öngörür.

CMK m.268’deki güncel itiraz süresi, kararın öğrenilmesi veya tebliğinden itibaren iki haftadır.

Mahkeme duruşma açarak yeni bir hüküm kurmuşsa uygulamada istinaf veya temyiz yolu gündeme gelebilir. İncelenen 31 Temmuz 2026 tarihli kararda mahkeme, duruşma sonunda verilecek hüküm için CMK m.273 uyarınca iki haftalık istinaf yolunu göstermiştir.

Kanun yolu dilekçesinde yalnızca “Karar hatalıdır.” denilmemelidir. Mahkemenin TCK 158/4’teki hangi unsuru hangi delile rağmen reddettiği, zarar ve infaz taleplerini birbirine karıştırıp karıştırmadığı ve ceza hesabında hangi uygulama sırasını ihlal ettiği gösterilmelidir.

Doğru Bilinen Yanlışlar

Yanlış: IBAN’ını kullandıran herkesin cezası otomatik yarıya iner.

Gerçek: Önce dolandırıcılığa iştirak ve katkının yalnızca kanunda sayılan bilgi veya araçları vermekle sınırlı olduğu tespit edilmelidir.

Yanlış: TCK 158/4’ten yararlanmak için mağdur zararını ödemek zorunludur.

Gerçek: Zarar ödeme TCK 158/4’ün şartı değildir. Altı aylık tam giderim, Geçici m.1/7 üzerinden ayrıca TCK 168/2 içindir.

Yanlış: Altı aylık süre 31 Temmuz 2026’da başladı.

Gerçek: Süre, mahkeme ihtarının usulüne uygun tebliğiyle başlar.

Yanlış: Uyarlama dilekçesi verilince infaz kendiliğinden durur.

Gerçek: 5275 sayılı Kanun m.98/3 uyarınca mahkemenin ayrıca erteleme veya durdurma kararı vermesi gerekir.

Yanlış: İlk dilekçe reddedilirse TCK 158/4 hakkı kesin olarak kaybedilir.

Gerçek: Lehe kanunun uygulanması zorunludur. Fakat aynı gerekçeli tekrar başvurular reddedilebilir ve kanun yolu sürelerinin kaçırılması ciddi zaman kaybı yaratabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

IBAN Mağdurları Ceza İndirimi İçin Nereye Başvuracak?

Kesinleşmiş hükümde kural olarak mahkûmiyet hükmünü veren mahkemeye 5275 sayılı Kanun m.98 uyarınca başvurulur.

Soruşturma aşamasında Cumhuriyet başsavcılığına ek savunma, devam eden davada ilgili ceza mahkemesine ek savunma, BAM aşamasında ilgili ceza dairesine ek beyan sunulur.

TCK 158/4 Uyarlama Başvurusu İçin Süre Var mı?

TCK 158/4 lehe kanun uyarlaması için 7589 sayılı Kanun’da özel bir hak düşürücü başvuru süresi düzenlenmemiştir.

Altı aylık süre, yalnızca Geçici m.1/7 kapsamında TCK 168/2’den ayrıca yararlanmak isteyen belirli hükümlüler için mahkeme ihtarının tebliğiyle başlar.

Mahkeme TCK 158/4’ü Kendiliğinden Uygulamak Zorunda mı?

Lehe ceza kanunu TCK m.7/2 gereğince uygulanmalıdır.

Ancak dosyanın görülmemesi veya rolün yeterince ayrıştırılmaması ihtimaline karşı gerekçeli ve delilli başvuru yapmak, özellikle infaz sürüyorsa önem taşır.

Dilekçe UYAP Üzerinden Gönderilebilir mi?

Avukat, UYAP Avukat Portal üzerinden ilgili dosyaya evrak gönderebilir.

Vatandaşın elektronik gönderimi için UYAP’ın ilgili dosyada evrak gönderimine izin vermesi ve çoğu işlemde güvenli elektronik veya mobil imza gerekir. Cezaevindeki hükümlü dilekçesini kurum idaresi aracılığıyla gönderebilir.

Avukat Olmadan TCK 158/4 Başvurusu Yapılabilir mi?

Başvuru için avukat zorunluluğu yoktur.

Ancak beraat ile indirim talebinin ayrılması, kesin hükmün sınırları, zarar ihtarı, ceza hesap sırası ve infazın durdurulması farklı hukuki değerlendirmeler gerektirdiğinden dosya özelinde profesyonel inceleme önemlidir.

Birden Fazla Ceza Dosyası İçin Tek Dilekçe Yeterli mi?

Hayır. Her kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü kendi mahkemesi, gerekçesi, mağduru, zarar miktarı ve infaz numarası üzerinden ayrı değerlendirilir.

Farklı dosyalar için ayrı TCK 158/4 başvurusu hazırlanmalıdır.

Hesabını Ücretsiz Kullandıran Kişi TCK 158/4’ten Yararlanabilir mi?

Fiilen komisyon alınmaması tek başına kapsamı engellemez.

Kanun, kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacını arar. Dolandırıcının menfaat sağlaması için bilerek hesap veren kişi ücret almasa da kapsamda olabilir. Suç amacı bilinmiyorsa öncelikli konu beraattir.

Parayı ATM’den Çeken Kişi TCK 158/4’ten Yararlanabilir mi?

Parayı bizzat çekmek, katkının yalnızca bilgi veya araç vermekle sınırlı olmadığı yönünde güçlü bir risk yaratır.

Yine de kamera, talimat, hesap erişimi, işlem zamanı ve kesin hükümdeki kabul incelenmeden her dosya için kesin sonuç söylenemez.

Mobil Bankacılık Şifresini veya SIM Kartını Veren Kişi Kapsamda mı?

Mobil bankacılık şifresi, doğrulama kodu, SIM kart veya kayıtlı cihaz hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ya da araç niteliğindeyse TCK 158/4 kapsamında değerlendirilebilir.

Kişinin kastı ve bunun dışında başka icra hareketi bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılır.

Hesabı Çalınan veya Ele Geçirilen Kişi Ne Yapmalı?

Hesabın rıza dışında ele geçirilmesi hâlinde temel savunma TCK 158/4 indirimi değil, iştirak kastı bulunmadığı için KYOK veya beraattir.

Bankaya yapılan bildirim, şifre değişikliği, cihaz ve IP kayıtları, SIM değişimi ve suç duyurusu bu savunmada önemli delillerdir.

Zararın Ödenmesi Yarı İndirim İçin Şart mı?

Hayır. TCK 158/4’teki zorunlu 1/2 indirimin şartları arasında zarar ödemesi yoktur.

Tam zarar giderme, Geçici m.1/7 üzerinden TCK 168/2 etkin pişmanlık indirimini ayrıca talep etmek için aranır.

TCK 158/4 İstenip TCK 168 İstenmeyebilir mi?

Evet. TCK 158/4 ve TCK 168 birbirinden bağımsız kurumlardır.

Kişi yalnızca TCK 158/4’ün uygulanmasını talep edebilir. Zarar ödememesi temel yarı indirim talebini tek başına ortadan kaldırmaz.

Mağdur Ödeme Kabul Etmezse Altı Aylık Hak Kaybolur mu?

Mağdurun ödemeyi kabul etmemesi hâlinde ödeme iradesi ve hazır tutulan miktar derhâl mahkemeye bildirilmelidir.

Mahkemeden mağdur adına ödeme yapılabilecek güvenli yöntemin belirlenmesi istenmeli; tebligat, ödeme teklifi ve para hazır bulundurma belgelenmelidir.

Cezaevindeki Kişi Dilekçe Verince Hemen Tahliye Olur mu?

Hayır. Dilekçe infazı kendiliğinden durdurmaz.

Mahkemenin 5275 sayılı Kanun m.98/3 uyarınca infazı durdurması veya uyarlanan yeni cezanın infaz süresinin dolduğunun belirlenmesi gerekir.

Denetimli Serbestlikte Bulunan Kişi TCK 158/4’ten Yararlanabilir mi?

Evet. Denetimli serbestlik infazın bir parçasıdır ve ceza tamamen sona ermiş sayılmaz.

Uyarlama kararı yeni müddetnameyi, denetim süresini ve hak ederek tahliye tarihini etkileyebilir.

Cezasını Tamamen İnfaz Eden Kişi Başvurabilir mi?

TCK m.7/2 uyarınca lehe kanunun kesinleşmiş hükme uygulanması, ceza infaz edilmiş olsa da mahkûmiyetin hukuki sonuçları bakımından önem taşıyabilir.

Ancak Geçici m.1/7’deki özel altı aylık TCK 168/2 imkânı “infaz aşamasındaki” dosyalar için düzenlendiğinden tamamen bitmiş infazda ayrıca değerlendirilir.

Adli Sicil Kaydı Uyarlama Kararıyla Otomatik Silinir mi?

Hayır. TCK 158/4 uygulansa bile mahkûmiyet devam ediyorsa adli sicil kaydı kendiliğinden yok olmaz.

Yeni karar kesinleşip Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne bildirildikten sonra kaydın güncellenmesi ve 5352 sayılı Kanun’daki silme ve arşiv koşulları ayrıca değerlendirilir.

Yasa Dışı Bahis Hesabı Kullandıran Kişi TCK 158/4’ten Yararlanabilir mi?

TCK 158/4 doğrudan 7258 sayılı Kanun kapsamındaki suçu indirmez.

Aynı olay nedeniyle ayrıca TCK 157 veya TCK 158’den mahkûmiyet varsa yalnızca dolandırıcılık hükmü yönünden yeni düzenleme incelenebilir.

Kripto Borsası Hesabını Kullandıran Kişi TCK 158/4’ten Yararlanabilir mi?

Kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanımını sağlayan bilgi veya araçları verme, kanunda açıkça sayılmıştır.

Borsa KYC bilgileri, giriş IP’si, cihaz, 2FA, çekim adresi ve TxID kayıtları kişinin rolünün gerçekten hesap kullandırmayla sınırlı kalıp kalmadığını gösterir.

TCK 158/4 Dosyası Hakkında Hukuki Destek Nasıl Alınır?

TCK 158/4 başvurusunda gerekçeli karar, kesinleşme durumu, hesap erişim kayıtları, zarar ve infaz hesabı birlikte incelenmelidir.

Av. Ahmet Karaca ve ekibi, IBAN veya hesap kullandırma kaynaklı ceza soruşturmaları, uyarlama yargılamaları ve kripto hesaplarının kullanıldığı teknik dosyalarda hukuki destek sunmaktadır.

Sonuç ve Değerlendirme

TCK 158/4, hesabını veya ödeme aracını kullandıran herkese af getirmedi. Dolandırıcılığa iştiraki belirli bilgi veya araçları vermekle sınırlı kalan kişiler için zorunlu yarı indirim getirdi.

Zarar ödemesi bu temel indirimin şartı değildir. Altı aylık tam zarar giderme süresi, belirli infaz dosyalarında ayrıca TCK 168/2’den yararlanmak için mahkeme ihtarının tebliğiyle başlar.

Başvurunun adı, mercii ve talep sırası dosyanın aşamasına göre değişir. Uyarlama dilekçesi verilmesi de infazı kendiliğinden durdurmaz.

Dosyanızda önce kast ve iştirak, ardından sınırlı rol, daha sonra zarar ve infaz hesabı incelenmelidir. Hatalı bir ceza hesabı veya yanlış merci seçimi, özellikle cezaevindeki kişiler bakımından telafisi güç zaman kaybı yaratabilir.

Hukuki destek ve danışmanlık için, savcılık ve mahkeme dosyalarında teknik hesap ve kripto varlık incelemeleri de yürüten Av. Ahmet Karaca ile görüşmek üzere 0531 336 09 81 numaralı telefondan randevu talep edebilirsiniz.

Yazar Hakkında

Yazar: Av. Ahmet Karaca
Baro: İstanbul Barosu, Sicil No. 92414
Çalışma alanları: Ceza hukuku, bilişim suçları, kripto varlık ve blockchain hukuku, kripto dolandırıcılığı soruşturmaları, banka ve kripto hesaplarının kullanıldığı TCK 158 dosyaları, MASAK ve hesap blokesi uyuşmazlıkları
Eğitim: Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, onur derecesi
Mesleki çalışmalar: Haberler.com köşe yazarı; İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu üyesi; blockchain hukuku eğitmeni
Son güncelleme: 2 Ağustos 2026

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her dosyanın maddi vakıası, kesinleşme durumu, zarar ve infaz hesabı farklıdır. Metin bireysel hukuki görüş yerine geçmez.