12. Yargı Paketi 2026: Maddeler, İBAN Düzenlemesi ve Son Durum
Komisyondan geçen teklifte neler var, neler yok? İBAN dosyaları, belirsiz alacak davası, kanuni faiz ve “af çıkacak mı?” sorusunun sade, doğrulanmış yanıtı.
Genel af: Yok
İnfaz indirimi: Yok
İBAN düzenlemesi: Eklendi
Kısa yanıt
12. Yargı Paketi, 22 Haziran 2026 tarihinde TBMM’ye sunuldu ve 25 Haziran 2026 tarihinde TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Ancak teklif henüz yasalaşmadı; Genel Kurul görüşmeleri ve Resmî Gazete’de yayım süreci bekleniyor. Bu nedenle aşağıdaki hükümlerin hiçbiri şu an yürürlükte değildir.
Paket bir af paketi değildir. Metinde genel af, infaz indirimi veya denetimli serbestlik düzenlemesi yer almıyor; 5275 sayılı İnfaz Kanunu’na dokunulmuyor. Asıl ağırlık merkezi, hukuk yargılamasının hızlandırılması, icra satış usulleri, kanuni faiz rejimi, idari yargıda kanun yolları ve belirsiz alacak davasının kaldırılmasıdır. Komisyonda en çok konuşulan ekleme ise kamuoyunda “İBAN mağdurları” olarak bilinen, TCK 158’e yarı oranında ceza indirimi getiren özel hükümdür.
12. Yargı Paketi nedir ve süreç hangi aşamada?
12. Yargı Paketi’nin resmî adı “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”dir ve TBMM’de 2/3737 esas numarasıyla görüşülmektedir. Teklif 22 Haziran 2026’da iktidar milletvekillerince Meclis Başkanlığı’na sunulmuş, esas komisyon olarak Adalet Komisyonu’na, tali komisyon olarak Anayasa Komisyonu’na havale edilmiştir. Komisyon görüşmeleri 24 Haziran’da başlamış, 25 Haziran’da teklif kabul edilmiştir.
Bir kanun teklifinin yürürlüğe girmesi için izlenmesi gereken yol bellidir: önce komisyon, sonra Genel Kurul kabulü, ardından Resmî Gazete’de yayım. Paket şu an bu zincirin ikinci halkasını geçmiş durumda. Yani komisyondan çıkan metin, henüz bağlayıcı bir kanun değil. Genel Kurul görüşmelerinde maddelerin değişmesi, çıkarılması veya yeni maddelerin eklenmesi her zaman mümkündür.
Bu içerik, teklifin Meclis’e sunulan metni ve 25 Haziran 2026’da komisyonda kabul edilen güncel hâli esas alınarak hazırlanmıştır. Kesin hukuki sonuç, ancak Genel Kurul’da kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlanacak nihai kanun metniyle doğacaktır. Devam eden bir dosyanız varsa, hak kaybı yaşamamak için süreleri ve işlemleri yürürlükteki mevzuata göre takip etmeniz gerekir.
12. Yargı Paketi ne zaman çıkacak?
Net tarih, Meclis gündemine bağlıdır. İktidar, paketin 20 Temmuz 2026’da başlayacak adli tatil öncesinde Genel Kurul’dan geçirilmesini hedefliyor. Bu hedef tutarsa paket, Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından kademeli olarak yürürlüğe girecek. Aşağıdaki kronoloji, sürecin bugün geldiği noktayı özetliyor.
- 22 Haziran 2026Teklif TBMM Başkanlığı’na sunuldu; Adalet ve Anayasa komisyonlarına havale edildi.
- 24 Haziran 2026Adalet Komisyonu’nda görüşmeler başladı; muhalefetin Anayasa’ya aykırılık önergesi reddedildi.
- 25 Haziran 2026Teklif komisyonda kabul edildi. İBAN düzenlemesi önergeyle metne eklendi. (Bugünkü aşama)
- Sıradaki adımTBMM Genel Kurulu görüşmeleri ve oylama.
- Son adımResmî Gazete’de yayım ve kademeli yürürlük.
Maddeler ne zaman yürürlüğe girecek?
Teklif yasalaşırsa hükümler aynı anda devreye girmiyor. Yürürlük takvimi şöyle planlanmış:
- Danıştay’ın daire yapısına ilişkin düzenleme (4. madde), 23 Temmuz 2026’dan geçerli olmak üzere yayım tarihinde,
- Vesayet altındaki kişilere ait malların elektronik satışına ilişkin maddeler ile e-duruşmada ıslak imza istisnasına ilişkin düzenleme, yayımdan üç ay sonra,
- Diğer tüm maddeler, yayım tarihinde yürürlüğe girecek.
UYAP entegrasyonu gerektiren teknik maddelere üç aylık hazırlık süresi tanınmasının nedeni de budur. Ayrıca geçiş hükümleri sayesinde değişiklikler geriye yürütülmüyor: örneğin belirsiz alacak davasının kaldırılması, yürürlükten önce açılmış davaları etkilemeyecek; ortaklığın giderilmesi ve vesayet mallarının satışına ilişkin yeni kurallar, yürürlükten önce ilanı yapılmış açık artırmalara uygulanmayacaktır.
12. Yargı Paketi kaç maddeden oluşuyor, hangi kanunları değiştiriyor?
Meclis’e sunulan teklif 29 madde ve 1 geçici madde olmak üzere toplam 30 maddeden oluşuyor. Komisyon aşamasında bu çerçevede iki önemli değişiklik yapıldı: kamuoyunda İBAN mağdurları olarak bilinen ceza indirimi düzenlemesi metne eklendi; teklifin ilk hâlinde yer alan ve Yargıtay’ın bozma yetkisini sınırlayan düzenleme ise (HMK 371) tartışmaya açıldı. Bu nedenle nihai madde sayısı ve içerik, Genel Kurul’da netleşecek.
Sunulan metin, başta usul kanunları olmak üzere on iki ayrı kanunda değişiklik öngörüyor. İBAN düzenlemesinin eklenmesiyle birlikte artık Türk Ceza Kanunu da bu listeye girmiş durumda:
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
- 1512 sayılı Noterlik Kanunu
- 2575 sayılı Danıştay Kanunu
- 2576 sayılı Bölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemeleri Kanunu
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
- 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu
- 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (İBAN düzenlemesiyle, komisyon aşamasında)
Bu paketi bir cümleyle özetlemek gerekirse: ceza infazını değil, yargılamanın hızını ve usulünü hedefliyor. Davaların yıllarca sürmesine yol açan tıkanıklıkları açmaya, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarından doğan boşlukları doldurmaya ve dijital usulleri yaygınlaştırmaya odaklanıyor.
İcra ve iflas hukuku değişiklikleri (İİK)
İcra ve İflas Kanunu cephesinde iki düzenleme öne çıkıyor; her ikisi de pratikte çok sayıda dosyayı doğrudan etkileyecek nitelikte.
Ortaklığın giderilmesinde (izale-i şuyu) mirasçı koruması
Miras kalan ev ya da arsanın satış yoluyla ortaklığının giderildiği ihalelerde, geçmişte yaşanan suistimalleri önlemek için yeni bir kademe getiriliyor. Buna göre, üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan ve miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda ilk açık artırma yalnızca malik mirasçılar arasında ve malın muhammen kıymetinin tamamı (%100) üzerinden yapılacak. Bu ilk artırmada alıcı çıkmazsa ihale herkese açık hâle gelecek. Ayrıca ihale bedelini süresinde yatırmayan alıcının teminatı iade edilmeyecek; bu teminat, satış giderlerine ve hak sahiplerinin alacaklarına mahsup edilecek. Amaç, aile mallarının değerinin altında elden çıkmasını önlemek.
İdare aleyhine icrada “önce başvuru” şartı (İİK 34/a)
Bu, idareyle davası olan herkesi yakından ilgilendiren bir değişiklik. Yeni eklenen 34/a maddesiyle, idare aleyhine hükmedilen para alacağı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri için artık doğrudan ilamlı icra takibi başlatılamayacak. Alacaklı önce ilgili idareye yazılı başvuruda bulunup banka hesap bilgilerini bildirmek ve idareye bir aylık ödeme süresi tanımak zorunda. Bu süre içinde alacak faiz ve ferileriyle ödenmezse cebri icra yoluna gidilebilecek. Bu adımı atlamak ileride usul tartışması doğurabileceği için, idareye karşı ilamı bulunanların başvuru aşamasını planlı yürütmesi önem taşıyor.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu değişiklikleri (HMK)
Teklifin 20 ila 27. maddeleri, derdest hukuk davası olan herkesi ilgilendiriyor. Bu blok, paketin pratikte en çok hissedilecek kısmı.
Belirsiz alacak davası kaldırılıyor (HMK 107)
Teklifin 20. maddesi, HMK’nın 107. maddesindeki belirsiz alacak davası kurumunu yürürlükten kaldırıyor. Özellikle işçilik alacakları, kıdem ve ihbar tazminatı, iş kazası ve bedensel zarar davalarında yaygın kullanılan bu kurum, hangi davalarda açılabileceği konusundaki içtihat farklılıkları nedeniyle uzun süredir tartışma konusuydu.
Boşluk kısmi davayla dolduruluyor (HMK 109)
Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla doğacak hak kaybını önlemek için kısmi dava güçlendiriliyor. 21. maddeye göre kısmi dava açan taraf, ıslah hakkını kullanmaksızın, bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erinceye kadar alacağın kalan kısmını talep edebilecek. Daha da önemlisi, sonradan artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak. Böylece belirsiz alacak davasının en kritik avantajı olan “alacağın tamamı için zamanaşımını baştan kesme” imkânı, kısmi davaya taşınmış oluyor.
Duruşmalar arası en fazla üç ay (HMK 147)
Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek. Hâkim bu süreyi aşmak isterse yazılı gerekçe göstermek zorunda. Yıllarca süren yargılamalardan şikâyetçi olanlar için bu, somut bir denetim mekanizması.
E-duruşmada ıslak imza kalkıyor (HMK 149)
Ses ve görüntü nakli yoluyla katılınan duruşmalarda, kimlik doğrulama dijital yöntemlerle sağlanabilecek ve elle atılan imza zorunluluğu kaldırılacak. Ancak feragat, kabul, sulh, ikrar ve yemin gibi sonuç doğuran beyanlar bu istisnanın dışında tutuluyor. Ön inceleme duruşmaları da uzaktan yapılabilecek.
Birleştirme, ayırma ve kanun yolları (HMK 166, 168, 362)
Bu maddeler Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarına uyum sağlıyor:
- Birleştirme (166): İkinci davanın açıldığı mahkemece verilen birleştirme kararı, ancak kesinleşmesinden itibaren ilk davanın mahkemesini bağlayacak. “Doğrudan bağlar” kuralı, kanuni hâkim ilkesiyle çeliştiği gerekçesiyle kaldırıldı.
- Müstakil istinaf (168): Aynı yargı çevresindeki aynı düzey mahkemeler arasında verilen birleştirme kararına ve ilk derecenin ayırma kararlarına karşı, esas hüküm beklenmeksizin tek başına istinafa gidilebilecek.
- Temyiz yolu (362): Bölge adliye mahkemesinin, ilk derece kararını kaldırıp yeniden esas hakkında verdiği kararlar, miktar veya değeri HMK 341/2’deki parasal sınırı aşıyorsa temyiz edilebilecek.
Teklifin ilk metninde yer alan ve Yargıtay’ın ilk derece kararlarını yalnızca görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozamayacağını öngören düzenleme (HMK 371) ise komisyonda tartışılan maddelerden biri oldu. Bu hükmün son şekli, Genel Kurul ve Resmî Gazete metniyle kesinleşecek.
Ceza muhakemesi kanunu değişiklikleri (CMK)
Ceza yargılaması tarafında düzenlemelerin çoğu, Anayasa Mahkemesi’nin iptalleriyle açılan boşlukları kapatmaya ve savunma güvencelerini güçlendirmeye yönelik.
DNA ve genetik veri güvencesi (CMK 80)
Moleküler genetik inceleme sonuçları, kimlik bilgilerinden arındırılmış biçimde özel bir sisteme kaydedilecek. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen dosyalarda örnekler imha edilecek; mahkûmiyet hâlinde ise kararın kesinleşmesinden belirli bir süre sonra (yaklaşık yirmi yıl) savcı huzurunda imha edilecek.
Dijital cihazlara elkoyma usulü
Telefon, bilgisayar gibi cihazlardaki verilere elkoyma kural olarak hâkim kararıyla yapılacak. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararı 24 saat içinde hâkim onayına sunulacak, hâkim de en geç 24 saat içinde karar verecek. Elkoyma sırasında verilerin yedeği alınacak, bir kopyası şüpheliye veya müdafiine verilecek; veriler karar kesinleştikten on beş yıl sonra imha edilecek. Bu, dijital delillerin hukuka uygun elde edilmesi bakımından önemli bir güvence.
Kaçak sanık ve Yargıtay Başsavcısı itirazı (CMK 247, 308)
- Kaçak sanık (247/3): Hakkında güvenlik tedbirine karar verilen kaçak sanık, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek bizzat hazır bulunmak kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilecek.
- Başsavcı itirazı (308): Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın itiraz süresi, dosyanın teslim edilmesinden itibaren 30 günden 3 aya çıkarılıyor. Sanık lehine itirazlarda süre aranmıyor.
HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) de CMK kapsamında köklü biçimde yeniden düzenleniyor; bu konuyu ayrı başlıkta ele aldık.
Borçlar hukuku ve kanuni faiz değişiklikleri
Sabit kanuni faiz dönemi sona eriyor. Bu, alacaklı-borçlu dengesini ve tazminat dosyalarını doğrudan etkileyecek bir reform.
Kanuni faiz reeskont oranına endeksleniyor
Yıllarca sabit oranlı uygulanan kanuni faiz, Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranına bağlanıyor. Oran, bir önceki yılın 31 Aralık günündeki reeskont faizinin yüzde 80’i üzerinden belirlenecek. Yıl ortasında reeskont oranında beş puan veya daha fazla değişiklik olursa, yılın ikinci yarısı için yeni oran uygulanacak. Düzenlemenin dayanağı, Anayasa Mahkemesi’nin sabit kanuni faizin yüksek enflasyon dönemlerinde alacaklının mülkiyet hakkını zedelediği yönündeki tespiti.
Tazminat davalarında faiz başlangıcı yeniden düzenleniyor
Destekten yoksun kalma ve çalışma gücü kaybından doğan tazminatlarda faiz başlangıç tarihi ikiye ayrılıyor. Kişinin kazancının belirli olduğu döneme ilişkin tazminata haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilecek; geleceğe yönelik, dava tarihinde bilinemeyen döneme ait tazminata ise karar tarihinden itibaren faiz uygulanacak. Bu değişiklik, gelecek dönem kazancı üzerinden işletilen yüksek faiz tutarlarını dengelemeyi amaçlasa da, tam tazmin ilkesi açısından paketin en çok tartışılacak başlıklarından biri.
İdare hukuku, idari yargı ve diğer alanlardaki değişiklikler
Teklifin 4 ila 7. maddeleri idari yargıyı dört noktadan düzenliyor; bu maddelerin büyük bölümü yine Anayasa Mahkemesi iptalleriyle açılan boşlukları gidermeye yönelik.
- Danıştay (4. madde): Daire sayısını ona indirme süresi “on yıl”dan “on dört yıl”a çıkarılıyor; 23 Temmuz 2030’a kadar boşalan üyelikler için seçim yapılmasına devam edilerek üye sayısında azalma önleniyor.
- Tek hâkim (5. madde): İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülecek davaların kapsamı genişletiliyor; parasal sınır 486.000 TL’ye güncelleniyor. Öğrencilerin disiplin, not, yurt ve burs işlemleri; kamu görevlilerinin yolluk, izin ve uyarma cezaları gibi içtihadın yerleştiği uyuşmazlıklar artık tek hâkimle çözülecek.
- İstinaf (6. madde): Bölge idare mahkemeleri, ilk derece kararının sonucu doğru ama gerekçesi eksik veya yanlışsa, kararı kaldırmadan gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebilecek; usul eksikliklerini mümkün olduğunca kendisi giderecek.
- Temyiz (7. madde, İYUK 46): Bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp yeniden esas hakkında verdiği kararlar, tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilecek. Tek hâkimle görülen davalar, çiftçi mallarının korunması, taşınmaz zilyetliği, yabancılar ve uluslararası koruma ile yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar bu temyizin dışında.
Bunların yanında Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu başkan ve üyeleri için atama şartı (tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık ya da ilgili alanda doktora) ve dört yıllık görev süresi düzenleniyor. Noterlik Kanunu’nun 55. maddesi değiştirilerek, mahkeme, sulh ceza hâkimliği ve başsavcılıkların talep ettiği noterlik evrakının güvenli elektronik imzayla ve ücretsiz biçimde gönderilmesi sağlanıyor. Vesayet altındaki kısıtlılara ait taşınır ve taşınmaz malların satışı ise UYAP entegreli elektronik satış portalı üzerinden açık artırmayla yapılacak.
İBAN mağdurları için 12. Yargı Paketinde düzenleme var mı?
Evet. Bu, paketin komisyondaki en çok konuşulan eklemesi. AK Parti ve MHP’nin önergesiyle, kamuoyunda “İBAN mağdurları” olarak bilinen ve banka hesabını başkalarına kullandırarak dolandırıcılık dosyalarına karışan kişileri ilgilendiren bir hüküm Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine eklendi. Dikkat: bu, hesap kullandırmayı bağımsız bir suç hâline getiren bir düzenleme değil; TCK 158/A şeklinde müstakil suç ihdası öngören öneri kabul edilmedi. Getirilen şey, özel bir ceza indirimi hükmüdür.
Bilişim ve kripto dolandırıcılığı dosyalarını uzun süredir takip eden bir avukat olarak şunu açıkça söyleyebilirim: bu düzenleme, en alt seviyedeki yardım edenle suç örgütünü yöneten faili aynı kefeye koyan mevcut uygulamanın yarattığı orantısızlığı kırmayı hedefliyor. Mevcut sistemde, dolandırıcılığın bilişim sistemleri veya banka araçları kullanılarak işlenmesi (TCK 158/1-f) nitelikli hâllerden biridir ve cezası 4 yıldan başlar. Yeni fıkra, sıfırdan suç tipi yaratmak yerine bu maddeye özel bir indirim ekliyor.
İndirim hangi durumda uygulanacak?
Komisyonda kabul edilen metne göre; bir kişinin dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştiraki, yalnızca kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka ya da kredi kartı gibi ödeme araçlarını veya banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları ya da kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri başkasına vermekle sınırlı kalırsa, verilecek ceza yarı oranında (1/2) indirilecek.
İndirim, “sadece hesabımı verdim” savunmasının dosyadaki delillerle desteklenmesine bağlı. İndirimi güçleştiren olgular: mağdurla telefon, mesaj veya sosyal medyadan iletişim kurmak; sahte ilan ya da yatırım sürecine katılmak; parayı ATM’den çekmek veya başka hesaplara aktarmak; planı kurmak ya da yönetmek; suç gelirinin paylaşımında aktif rol almak; hesapları organize biçimde toplamak. Yani hesabın kullanılması tek başına nitelikli dolandırıcılık kastını kanıtlamaz; sonuç, her dosyanın delil durumuna göre değişir.
Cezası kesinleşmiş ve infazdaki dosyalar ne olacak?
Önergeyle birlikte bir geçici madde de getirildi. Buna göre, düzenleme yürürlüğe girmeden önce TCK 157 veya 158 uyarınca haklarında hüküm verilmiş, dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında etkin pişmanlık (TCK 168) uygulanmamış hükümlüler, mağdurun zararını mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen giderirse, TCK 168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilecek. Bu süreçte, zarar tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyecek. İstinaf ve Yargıtay aşamasındaki dosyaların yerel mahkemelere gönderilmesi, kesinleşmiş dosyaların ise lehe hükümlerden yararlanması gündemde.
Somut örnekle: yalnızca İBAN’ını kullandırdığı için 4 yıl ceza alan bir hükümlünün, dolandırıcılığa iştirak etmediği belirlenirse cezası önce yarıya inebilecek; ardından mağdurun zararı giderilirse etkin pişmanlıkla ikinci kez indirim yapılabilecek. Bu indirimler otomatik değil; mahkeme, HAGB veya erteleme şartlarını ayrıca değerlendirecek. Bu düzenleme yalnızca TCK 158 kapsamındaki dosyaları ilgilendiriyor; hırsızlık (TCK 142) veya banka/kredi kartının kötüye kullanılması (TCK 245) gibi suçlardan hüküm giyenleri kapsamıyor.
12. Yargı Paketi’nde HAGB kalıyor mu, ne değişiyor?
HAGB kurumu kaldırılmıyor; ancak teklifin 16. maddesiyle (CMK 231) köklü biçimde yeniden düzenleniyor. En önemli üç değişiklik şöyle:
- İtiraz yolu kapanıyor, istinaf geliyor. Şu an HAGB kararlarına yalnızca itiraz edilebiliyor ve bu itiraz aynı adliyedeki başka bir ceza dairesince inceleniyor. Yeni düzenlemeyle HAGB kararları bölge adliye mahkemesinde istinaf denetimine tabi olacak; belirli hâllerde Yargıtay’a temyiz yolu da açılacak. Hem usul hem esas yönünden inceleme yapılacak.
- Bazı suçlarda HAGB yasaklanıyor. İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek fiiller bakımından HAGB uygulanamayacak. Dayanak, Anayasa Mahkemesi’nin 10 Temmuz 2025 tarihli kararı.
- Ayrı bir kayıt sistemi. HAGB kararları kendine özgü bir sisteme kaydedilecek; bu kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkemece istenebilecek.
Hâlihazırda hakkında HAGB kararı bulunanlar için kritik soruların (yeni kanun yolunun derdest dosyalara uygulanıp uygulanmayacağı gibi) yanıtı, geçiş hükümleri netleştiğinde ortaya çıkacak.
12. Yargı Paketinde infaz affı var mı? Süresiz nafaka değişiyor mu?
Her iki sorunun da net yanıtı: hayır. Bu başlığı özellikle vurguluyoruz, çünkü yanlış beklentiyle hareket etmek ciddi hak kaybına yol açabiliyor.
İnfaz affı ve denetimli serbestlik
Pakette genel af, kapsamlı infaz indirimi veya denetimli serbestlik düzenlemesi yer almıyor. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da değişiklik öngören tek bir madde dahi bulunmuyor. Sosyal medyada dolaşan “P infaz modeli”, “3 yıl denetimli serbestlik” veya “toplu tahliye” iddialarının teklif metninde karşılığı yok. Adli sicil kaydının silinmesine yönelik bir düzenleme de pakette mevcut değil.
Süresiz (yoksulluk) nafakası
Taslak aşamasında yoksulluk nafakasına evlilik süresine göre sınır getirilmesi konuşulmuştu. Ancak Meclis’e sunulan nihai metinde nafakaya ilişkin hiçbir düzenleme yok. Paketteki Türk Medeni Kanunu değişiklikleri yalnızca vesayet altındaki kişilerin mal satışını elektronik ortama taşıyor; nafaka hükümlerine (TMK 175 ve devamı) dokunulmuyor. Süresiz nafaka reformu bu kez ertelenmiş durumda.
12. Yargı Paketi’ne girenler ve girmeyenler
Beklentiyi gerçekle ayırmak için iki listeyi yan yana koymak en sağlıklısı:
Pakette VAR
- İBAN dosyalarında TCK 158/4 ceza indirimi (komisyonda eklendi)
- Belirsiz alacak davasının kaldırılması
- Kısmi davada zamanaşımının baştan kesilmesi
- Kanuni faizin reeskont oranına endekslenmesi
- İzale-i şuyuda mirasçı koruması
- İdareye karşı icrada önce başvuru şartı
- HAGB’nin yeniden düzenlenmesi (istinaf yolu)
- Duruşmalar arası üç ay sınırı, e-duruşma
Pakette YOK
- Genel af veya özel af
- İnfaz indirimi (5275 sayılı Kanun’a dokunulmuyor)
- Denetimli serbestlik değişikliği
- Süresiz / yoksulluk nafakası reformu
- Adli sicil kaydının silinmesi
- Çek kanunu ve ehliyet affı düzenlemeleri
- Filigranlı / karekodlu senet sistemi
- Hesap kullandırmanın bağımsız suç olması (TCK 158/A reddedildi)
12. Yargı Paketi ile hangi davalar etkileniyor?
Paket yasalaşırsa doğrudan etkilenecek başlıca kesimleri şöyle özetleyebiliriz:
- İşçilik alacağı ve tazminat davası tarafları: belirsiz alacak davasının kaldırılması, kısmi dava ve faiz başlangıcı değişiklikleri nedeniyle dava stratejisi yeniden kurulacak.
- İBAN / hesap kullandırma dosyalarında sanık ve hükümlüler: TCK 158/4 indirimi, infaz ve uyarlama yargılaması açısından lehe sonuçlar gündeme gelebilir.
- Miras ve ortak mülkiyet uyuşmazlıkları: izale-i şuyu ihalelerinde yeni satış usulü devreye girecek.
- İdareyle davası olanlar: idare aleyhine ilamlı icrada önce başvuru zorunluluğu doğacak.
- İdari ve vergi davası tarafları, öğrenciler, kamu görevlileri: tek hâkim kapsamı ve temyiz yolundaki değişikliklerden etkilenecek.
- Alacaklı ve borçlular: kanuni faizin değişken orana bağlanması, tüm para alacaklarını ve ticari uyuşmazlıkları ilgilendirecek.
12. Yargı Paketi maddeleri hakkında değerlendirmemiz
Kamuoyunun gözü af beklentisindeyken, paket aslında çok daha sessiz ama belirleyici bir alanda iş görüyor: usul. Türkiye’de milyonlarca derdest dosya varken, dava süresinin kısalması çoğu zaman yeni mahkeme açmaktan değil, mevcut tıkanıklıkları gidermekten geçiyor. Duruşma aralarının üç ayla sınırlanması, belirsiz alacak davasındaki içtihat kargaşasının kısmi davaya devredilen net bir zamanaşımı kuralıyla çözülmeye çalışılması ve idari yargıda kanun yollarının Anayasa Mahkemesi kararlarına uyumlu hâle getirilmesi, bu yönüyle yerinde adımlar.
Hukuki kanaatim odur ki paketin en tartışmalı yanı, bedensel zarar tazminatlarında gelecek dönem zararına ancak karar tarihinden faiz işletilmesi olacaktır; bu, tam tazmin ilkesiyle gerilim taşıyor. Kanuni faizin reeskont oranına bağlanması ise yüksek enflasyon ortamında alacaklıyı koruyan, gecikmiş ama doğru bir reform. İBAN düzenlemesine gelince: bu, dijitalleşen suç dünyasında “kurunun yanında yaşın da yanmasını” önleme girişimi olarak okunmalı. Ancak yasa hiçbir zaman “hesabını kiralayan herkes cezasız kalsın” demiyor. İndirimden yararlanmanın anahtarı, kişinin gerçekten sadece hesap bilgisini paylaşmakla yetindiğinin banka kayıtları, iletişim verileri ve para hareketleriyle ortaya konabilmesidir. Bu da sürecin en başında, doğru hukuki stratejiyle hareket etmeyi her zamankinden kritik hâle getiriyor.
12. Yargı Paketi ile ilgili sık sorulan sorular
12. Yargı Paketi komisyondan geçti mi?
Evet. Teklif, 25 Haziran 2026’da TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Ancak henüz yasalaşmadı; sıradaki aşamalar Genel Kurul görüşmeleri ve Resmî Gazete’de yayımdır. Yayımlanana kadar hükümler yürürlükte değildir.
12. Yargı Paketi kaç maddeden oluşuyor?
Meclis’e sunulan teklif 29 madde ve 1 geçici madde olmak üzere toplam 30 maddedir. Komisyonda İBAN düzenlemesi metne eklenmiş, bazı maddeler tartışmaya açılmıştır; nihai sayı Genel Kurul’da kesinleşecektir.
Hangi kanunlarda değişiklik yapılıyor?
İcra ve İflas Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Medeni Kanunu, Kanuni Faiz Kanunu, Noterlik Kanunu, Danıştay Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Bölge İdare Mahkemeleri Kanunu, Adli Tıp Kurumu Kanunu ve Hâkimler ve Savcılar Kanunu başta olmak üzere on iki kanun değişiyor. İBAN düzenlemesiyle birlikte Türk Ceza Kanunu da kapsama girmiştir.
Belirsiz alacak davası tamamen kalktı mı?
Teklif yasalaşırsa evet; 20. maddeyle HMK 107 yürürlükten kalkıyor. Ancak bu kurumun sağladığı koruma kısmi davaya aktarılıyor: kısmi dava açan taraf ıslaha gerek kalmadan tahkikat sonuna kadar alacağını bir kez artırabilecek ve zamanaşımı alacağın tamamı için dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak. Yürürlükten önce açılmış davalarda eski hüküm uygulanmaya devam edecek.
HAGB kararına itiraz süresi nedir?
Mevcut düzenlemede HAGB kararına, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilir (CMK 268). 12. Yargı Paketi yasalaşırsa bu itiraz yolu kapanacak ve yerine istinaf gelecek; HAGB kararları bölge adliye mahkemesinde, belirli hâllerde Yargıtay’da incelenecek. İstinaf başvurusu, CMK’nın genel kuralı uyarınca yapılır. Kesin uygulama, yürürlüğe girecek nihai metne göre belirlenecektir.
TCK 158 kapsamında İBAN veren kişi ne kadar indirim alır?
Kişinin suça katkısı yalnızca banka hesabı, ödeme aracı veya hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri başkasına vermekle sınırlıysa, verilecek ceza yarı oranında (1/2) indirilir. Ayrıca mağdurun zararı, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde giderilirse, TCK 168/2 kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden ikinci bir indirim daha gündeme gelebilir. Bu indirimler dosyanın delil durumuna ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.
İdareye karşı dava kazandım, doğrudan icra açabilir miyim?
Teklif yasalaşırsa hayır. İİK 34/a uyarınca önce ilgili idareye yazılı başvuru yapmanız, banka hesap bilgilerinizi bildirmeniz ve idareye bir aylık ödeme süresi tanımanız gerekecek. Bu süre içinde alacak faiz ve ferileriyle ödenmezse ilamlı icra takibi başlatılabilir. Başvuruyu atlamak usul hatasına yol açabilir.
12. Yargı Paketi’nde denetimli serbestlik değişikliği var mı?
Hayır. Pakette denetimli serbestliğe ilişkin bir hüküm bulunmuyor; 5275 sayılı İnfaz Kanunu’na hiç dokunulmuyor. “Denetimli serbestlik üç yıla çıkıyor” türü paylaşımların teklif metninde karşılığı yoktur.
12. Yargı Paketinde infaz affı var mı?
Hayır. Genel af, özel af veya kapsamlı infaz indirimi içeren herhangi bir madde pakette yer almıyor. Adalet Bakanlığı da paketin bir af paketi olmadığını, amacın yargılamaların hızlandırılması olduğunu açıkça ifade etmiştir.
Son güncelleme: 29 Haziran 2026. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Teklif yasama sürecinde değişebilir; nihai hükümler Resmî Gazete’de yayımlanacak metinle kesinleşir.
12. Yargı Paketi’nin dosyanıza etkisini değerlendirelim.


