Kripto varlık ekosisteminin genişlemesiyle birlikte, özellikle Binance P2P (Eşler Arası) işlemleri üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemleri, hesap kapatmaları ve MASAK blokeleri, 2026 yılı itibarıyla hukuki uyuşmazlıkların merkezine yerleşmiştir. Temel hukuki problem; P2P işlemlerinde dolandırıcılık iddiaları neticesinde mağduriyetlerin doğması, şüpheli işlem bildirimleri üzerine hesaplara bloke konulması ve savcılık soruşturmalarında karşılaşılan delil toplama zorluklarıdır.
Bu kapsamlı analizde, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (Madde 158/1-f) kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık suçlamaları, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (Madde 160-173) uyarınca savcılıkların etkin soruşturma yükümlülükleri ve 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun (Madde 19/A) çerçevesindeki MASAK tedbirleri, güncel Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları ışığında incelenmektedir. Ayrıca, 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na 7518 Sayılı Kanun ile eklenen maddelerle yasal statüye kavuşan kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sorumlulukları değerlendirilmektedir.
P2P İşlemlerinde Nitelikli Dolandırıcılık İddialarında Savcılık Soruşturmaları ve KYOK Kararlarına İtiraz Süreçleri Nasıl İşlemektedir?
Binance P2P ve benzeri kripto para platformları üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerinde, faillerin genellikle yurt dışı kaynaklı IP adresleri veya Telegram, WhatsApp, Twitter gibi yabancı menşeli uygulamalar kullanması, savcılıkların sıklıkla Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) vermesine neden olmaktadır. Ancak Yargıtay içtihatları, 5271 Sayılı CMK Madde 160-173 uyarınca maddi gerçeğin araştırılması için “etkin soruşturma” yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 08.09.2025 tarihli, 2025/549 E. ve 2025/10818 K. sayılı kararında bu durum net bir şekilde ortaya konmuştur. Müştekinin Telegram üzerinden yüksek kar vaadiyle kandırılarak “Binance” isimli platforma 45.000 USD göndermesi ve ardından siteye girişinin yasaklanması olayında, yerel savcılık yurt dışı kaynaklı sosyal medya kullanımı nedeniyle delil elde edilemediği gerekçesiyle KYOK kararı vermiştir. Ancak Yargıtay, savcılığın etkin soruşturma yapmadığını belirterek kararı kanun yararına bozmuştur. Kararda, şikayetçinin işlem yaptığı Binance platformundan hesap hareketlerinin ve hesaba giriş yapan IP bilgilerinin temin edilmesi gerektiği, ayrıca Telegram uygulamasının şirket merkezi tespit edilerek ilgili ülkeden adli istinabe talebinde bulunulması zorunluluğu vurgulanmıştır.
Benzer şekilde, Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 03.06.2024 tarihli, 2023/5132 E. ve 2024/7356 K. sayılı kararında; WhatsApp üzerinden gelen bir mesajla sahte bir URL’ye yönlendirilen ve Binance hesabına toplam 13.118 ABD Doları (vergi dahil) yatırdıktan sonra hesabı dondurulan müştekinin dosyası incelenmiştir. Savcılığın somut delil yokluğu gerekçesiyle verdiği KYOK kararı, siber suçlar şubesinin paranın aktarıldığı Binance hesabının kime ait olduğunu tespit etmesi üzerine Yargıtay tarafından 2 / 4 bozulmuştur. Yargıtay, şüphelinin adresinin tespiti, Binance hesap hareketlerinin incelenmesi ve benzer dolandırıcılık eylemlerinin araştırılması talimatını vermiştir.
Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen oltalama (phishing) saldırılarına ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 04.12.2024 tarihli, 2024/13777 E. ve 2024/18593 K. sayılı kararı da emsal niteliğindedir. Twitter’da yayınlanan sahte bir Binance reklamına tıklayan ve ardından kendini Binance görevlisi olarak tanıtan şahıslarca aranarak 40.250 TL değerinde kripto varlığı çalınan müştekinin dosyasında, savcılık kripto transferinin izlenememesi gerekçesiyle takipsizlik vermiştir. Yargıtay, Twitter hesabı sahibinin ifadesinin alınması, IP adreslerinin tespiti ve Gürcistan bağlantılı aramalar için istinabe yoluna gidilmesi gerektiğini belirterek soruşturmanın genişletilmesine hükmetmiştir.
MASAK Blokeleri, Hesap Kapatmaları ve Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının Hukuki Statüsü Nasıl Değerlendirilmelidir?
P2P işlemlerinde dolandırıcılık parasıyla temas eden hesapların bloke edilmesinin temel dayanağı 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 19/A maddesidir. Bu madde, şüpheli işlem bildirimine konu olan varlıkların MASAK tarafından 7 iş günü süreyle askıya alınmasına imkan tanır. 2024 yılında yürürlüğe giren 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (7518 Sayılı Kanun ile Eklenen Maddeler) ile kripto borsalarının faaliyetleri yasal statüye kavuşmuş olup, platformların şüpheli işlemleri bildirme yükümlülüğü pekiştirilmiştir.
Kaynak olarak sunulan yargı kararlarında görüldüğü üzere, MASAK blokelerinin uygulanmasında aracı kurumların (bankalar veya kripto borsaları) hukuki sorumluluğu sınırlıdır. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24.05.2022 tarihli, 2021/294 E. ve 2022/364 K. sayılı kararında; bir kripto para borsası üzerinden Bitcoin satışı sonrası elde edilen 791.335,87 TL’nin banka hesabına transferi sonrasında MASAK talimatıyla konulan bloke incelenmiştir. Mahkeme, blokenin 5549 sayılı Kanun m. 19/A uyarınca yasal bir zorunluluk olduğunu ve bankaya izafe edilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davacının tazminat ve faiz taleplerini reddetmiştir. Bu durum, Binance P2P işlemlerinde MASAK kaynaklı hesap dondurma vakalarında platformların doğrudan sorumlu tutulamayacağını göstermektedir.
Ayrıca, kripto varlık platformlarıyla kullanıcılar arasındaki uyuşmazlıkların çözüm yeri konusunda İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30.06.2025 tarihli, 2025/447 E. ve 2025/526 K. sayılı kararı yol göstericidir. Sahte bir siteye yönlendirilerek 6,690188378 ETH (yaklaşık 27.607 USD) varlığı çalınan kullanıcının açtığı davada mahkeme, uyuşmazlığın kripto para piyasalarındaki yatırımcı ile aracı kurum arasından kaynaklandığını belirterek Finans İhtisas Mahkemeleri’ne (İstanbul 6,7,8,9. Asliye Ticaret Mahkemeleri) görevsizlik kararı vermiştir. Kararda ayrıca, blokzincir teknolojisinin doğası gereği “başlatılmış bir transferin durdurulması ve iptali teknik olarak mümkün değildir” savunması dikkat çekmektedir.
Phishing (Oltalama) ve Yetkisiz Transferlerde Platformların Güvenlik Yükümlülükleri ve Müterafik Kusur Dağılımı Nasıldır?
Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik, aracı kurumların phishing ve yetkisiz transferlere karşı çift faktörlü doğrulama (2FA) ve anomali tespit sistemleri gibi teknik yükümlülüklerini düzenler. Kripto varlık platformlarının (Binance vb.) P2P ve cüzdan işlemlerindeki sorumlulukları, geleneksel bankacılık içtihatları üzerinden kıyasen değerlendirilmektedir.
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28.10.2025 tarihli (2024/712 E., 2025/782 K.) kararında, mobil bankacılık üzerinden rıza dışı yapılan 247.950 TL’lik FAST transferlerinde banka tam sorumlu tutulmuştur. Mahkeme, bankayı “güven kurumu” olarak nitelendirmiş; anomali tespit sisteminin çalışmaması, çift faktörlü doğrulama yapılmaması ve IP loglarının sunulmaması gibi sistematik kusurları BDDK yönetmelik ihlali sayarak davacının zararını tazmin etmiştir. Benzer şekilde, İstanbul BAM 12. HD’nin 15.06.2023 tarihli (2021/279 E., 2023/979 K.) kararında, sadece SMS şifrelemesi kullanıp katmanlı güvenlik altyapısı sunmayan banka, virüs içerikli linke tıklayan müşterisine karşı sorumlu bulunmuştur.
Buna karşın, mağdurun kişisel verilerini korumada ağır ihmali olduğu durumlarda aracı kurumların sorumluluğu ortadan kalkabilmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 28.05.2025 tarihli (2024/6085 E., 2025/3799 K.) kararında, 3D Secure şifresini yetkisiz kişilere kendi iradesiyle veren davacının davası reddedilmiş, bankanın kusursuz olduğu onanmıştır. Yine İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12.12.2024 tarihli (2023/626 E., 2024/763 K.) kararında, sosyal mühendislik (vishing) yöntemiyle kandırılıp şifresini tuşlayan muhasebe müdürünün eyleminde, bankanın sistemine siber saldırı olmaması nedeniyle kusur tamamen davacıya yüklenmiştir.
P2P işlemlerinde hesap paylaşımı ve robot yazılım kullanımı iddiaları da hesap kapatma gerekçesi olabilmektedir. İstanbul BAM 16. HD’nin 20.11.2024 tarihli (2023/776 E., 2024/1768 K.) kararında, SPK lisanslı bir aracı kurumun, müşterisinin robot yazılım kullanarak ve başka bir müşteriyle aynı IP/cihaz kimliğini (CID) paylaşarak haksız kazanç sağladığı iddiasıyla hesaba tedbir koyması incelenmiştir. Mahkeme, sözleşme ihlali iddialarının bilirkişi tarafından kesin olarak ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Bu durum, Binance P2P’de haksız kazanç veya dolandırıcılık şüphesiyle yapılan hesap dondurma işlemlerinde platformların somut teknik delil (IP çakışması, log kayıtları) sunma zorunluluğunu göstermektedir.
Sosyal Medyada Dolandırıcılık Suçlamaları ve Haksız Rekabet Boyutu Nedir?
Kripto para platformlarında mağduriyet yaşayan kullanıcıların sosyal medya üzerinden yürüttükleri kampanyalar hukuki yaptırımlara tabi olabilmektedir. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24.02.2022 tarihli (2021/593 E., 2022/107 K.) kararında, bir kripto para borsası, Twitter ve Instagram üzerinden kendisine “dolandırıcı” diyen kullanıcısına karşı haksız rekabet ve kişilik haklarına saldırı davası açmıştır. Kullanıcı, savcılık ifadesinde insanların mağdur olmaması için uyarı yaptığını belirtse de, mahkeme TTK md. 54-58 uyarınca bu ifadeleri ticari itibarı zedeleyici bularak borsaya manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Bu karar, P2P mağdurlarının hak arama süreçlerinde sosyal medya paylaşımlarının sınırlarına dikkat etmeleri gerektiğini göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS) Nelerdir?
Soru 1: Binance P2P üzerinden dolandırıldığımda savcılığın “yurt dışı kaynaklı” diyerek takipsizlik (KYOK) vermesi hukuka uygun mudur?
Cevap: Hayır, Yargıtay 11. Ceza Dairesi ve 2. Ceza Dairesi kararlarına göre bu durum 5271 sayılı CMK m. 160 ve 173 uyarınca eksik soruşturma niteliğindedir. Savcılık, Binance platformundan hesap hareketlerini ve IP loglarını talep etmek, yabancı menşeli uygulamalar (Telegram, Twitter vb.) için adli istinabe yoluna başvurmak zorundadır.
Soru 2: MASAK tarafından kripto varlık veya banka hesabıma konulan bloke nedeniyle platformdan tazminat talep edebilir miyim?
Cevap: İkincil yargı kararlarına göre, 5549 sayılı Kanun m. 19/A kapsamında MASAK talimatıyla uygulanan 7 iş günlük askıya alma işlemleri yasal bir 4 / 4 zorunluluktur. Aracı kurumların bu talimatı uygulaması nedeniyle hukuki veya cezai sorumluluğu (faiz/tazminat) doğmamaktadır.
Soru 3: Oltalama (Phishing) linkine tıklayarak şifremi çaldırdığımda kripto borsasının veya bankanın sorumluluğu var mıdır?
Cevap: İçtihatlara göre bu durum somut olaya göre değişir. Eğer platform, Bankaların Bilgi Sistemleri Yönetmeliği’ne aykırı olarak çift faktörlü doğrulama (2FA) sunmuyor veya anomali tespit sistemlerini işletmiyorsa “güven kurumu” vasfıyla sorumlu tutulabilir. Ancak mağdur, gelen SMS onay kodlarını kendi iradesiyle dolandırıcılara vermişse, müterafik kusur veya tam kusur ilkesi gereği platformun sorumluluğu ortadan kalkabilmektedir.
Soru 4: Kripto para borsalarıyla yaşanan uyuşmazlıklarda hangi mahkemeler görevlidir?
Cevap: kaynak niteliğindeki güncel ilk derece mahkemesi kararlarına göre, kripto para piyasalarındaki yatırımcı ile aracı kurum (borsa) arasındaki uyuşmazlıklar Finans İhtisas Mahkemeleri’nin (belirli Asliye Ticaret Mahkemeleri) görev alanına girmektedir.
Avukatlık Deneyimi ve Yargısal Stratejiler Nelerdir?
2026 yılı hukuki dinamikleri ve incelenen yargı kararları çerçevesinde, Binance P2P dolandırıcılık mağduriyetleri ve hesap kapatma vakalarında izlenmesi gereken yargısal stratejiler şu şekilde özetlenebilir:
- KYOK Kararlarına Karşı Etkin İtiraz: Savcılıkların TCK m. 158/1-f kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık şikayetlerinde, faillerin kimliğinin tespit edilememesi veya IP adreslerinin yurt dışı kaynaklı olması gerekçesiyle verdikleri takipsizlik kararlarına derhal itiraz edilmelidir. İtiraz dilekçelerinde Yargıtay 11. ve 2. Ceza Dairelerinin güncel bozma kararları emsal gösterilerek; Binance’den IP ve cüzdan hareketlerinin celbi ile uluslararası adli istinabe taleplerinin CMK m. 160 gereği zorunlu olduğu vurgulanmalıdır.
- Bilirkişi İncelemesi ve Log Kayıtlarının Temini: tazminat davalarında görüldüğü üzere, platformların güvenlik zafiyetlerinin (2FA eksikliği, anomali tespit edilememesi) ispatı hayati önem taşır. Bu nedenle, uyuşmazlıklarda mutlaka bilişim uzmanlarından oluşan heyetlerden rapor alınmalı; platformun log kayıtları, IP çakışmaları ve cihaz kimlik numaraları (CID) mahkeme kanalıyla talep edilmelidir.
- MASAK Süreçlerinin Doğru Yönetimi: Hesaba bloke konulması durumunda, blokenin doğrudan platformun inisiyatifiyle mi yoksa 5549 sayılı Kanun m. 19/A uyarınca MASAK talimatıyla mı konulduğu tespit edilmelidir. MASAK blokelerinde kuruma doğrudan başvurularak şüpheli işlem silsilesinde mağdur sıfatı taşıdığımızın delilleriyle (savcılık suç duyurusu evrakları) sunulması, blokenin kaldırılması sürecini hızlandıracaktır.
- Görevli Mahkemenin Tespiti: Kripto varlık hizmet sağlayıcılarına karşı açılacak tazminat veya menfi tespit davalarında, zaman kaybını önlemek adına davanın doğrudan Finans İhtisas Mahkemeleri sıfatıyla görev yapan Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması stratejik bir gerekliliktir.



